Ana içeriğe atla

Ortaköyde balık sefası

Yazlara döndü kışımız...biz de bu güzel havaları değerlendirelim dedik ve arkadaşımla Ortaköy kaçamağı 
yaptık :)

 

 biz de çoğu insan gibi İstanbul'un gece daha başka olduğunu düşünenlerdeniz.. ortaköye gidilir de kumpir veya waffle yenilir kuralını bozarak ara sokakta çok hoş bir balıkçı bulduk :) Alt katta balıkları satıp üst katta da sizin seçtiğiniz balıkları pişirip güzel bir ortamda sunuyorlar.. Levrek aldık ağzımızın tadını da biliriz :) eee balık memleketinden geldim olsun o kadar.... yanlız balığın yanında gelen salata sosları harika ötesiydi.. nar ekşisi ve zeytin yağı teee  Hataylardan organik olarak geliyormuş =) ben de diyorum eğer bu salataysa başka zaman yediğimiz şey acaba neydi  :D

 
                          burası da klasik ortaköy boğaz manzarasını seyrettiğimiz açık kafelerden biri..denizin kokusu, boğazın ışıkları ve karşımızda yükselen ay eşliğinde çay içtik pasta yedik :)    
      
hiç yapmadığımız birşey yaptık ve canı sıkkın olan arkadaşımın neşesini yerine getirmek için kızgın olduğu bir arkadaşına mektup gibi birşey yazdık..aslında içimizi döktük kağıda, ağzımıza geleni yazdık desek daha doğru olacak :D edep sınırlarını aşmadan biraz da argo kullanarak bir o bir ben doldurduk kağıdı..aslında  ne kadar güzel bir alışkanlık duygularını kağıda , yazıya dökmek, bence herkesin kendini rahatlatmak için denemesi gereken bir yöntem.. kısacaa =) bazen böyle geceler yaşamak hakkaten kafamızı boşaltmaya yarıyor ;)

Yorumlar

  1. Mevecim görüntü nefis, lezzetide öyle olsa gerek, afiyet olsun..Ben olsam Barbun alırdım. Malum bizde denizi olan yerde doğduk..
    Arkadaşının sitemkar mektubunu yardımcı olman sonrasında senin başını ağartmasın bu tip özel ilşkilerden en çok zarar gören üçüncü kişilerdir:))

    YanıtlaSil
  2. Merak etme canım akıllılık edip mektubu ben aldım :D zaten onu sadece içimiz rahatlasın diye döktürdük öyle.. ama ne olur ne olmaz diye ben aldım kağıdı :D

    YanıtlaSil
  3. severim böle güzel yemekli istanbul gecelerini, hele can dostların da yanındaysa değme keyfine..;)

    YanıtlaSil
  4. kötü günlerde belli olur dostluklar diye boşuna demezler..tabi Allah fazla sık yaşatmasın öyle günleri :)

    YanıtlaSil
  5. ooooh afiyet olsun !! =)

    YanıtlaSil
  6. benim eşim nefis balık yapar:)))
    ama gene de birgün de burada yiyelim olmaz mı:)

    YanıtlaSil
  7. gitmezmiyiz yaaaa ;) ama sizin evdekiler kadar lezzetli değildiler ablacım :) çok şanslı bir evlisin ve bunu sen de biliyorsun :D

    sana da teşekkür ederim Senacım ;)

    YanıtlaSil
  8. Merhaba ada$Im. yemekler sahane görunuyor :) gece gece resmen agzimin suyu akti..
    blogunda cok hos.
    Yalniz bir maruzatim olacakti. yaklasik bir bucuk yildir blog yaziyorum ve insanlarin cogunlugu beni eLLa olarak biliyor. Nick benzerligi yuzunden bizi karistiranlar oluyormus.. Daha eski oldugum icin nickimi degistirmeyi dogru bulmadim ama eger yolun basindayken bunu sen yaparsan veya ella'nin yanina baska bir ek eklersen cok mutlu olurum.. Yanlis ama bu sadece bir rica, degistirmek istemezsen de anlayisli karsilarim. sadece karisiklik olmasin istemistim.
    Aramiza hosgeldin.. sevgiler.

    YanıtlaSil
  9. Haklısın canım ..ben bu nicki Elif Şafak'ın kitabını okuyan her arkadaşımın beni o kadına benzetmesinden dolayı kullanıyorum..ama bizim aramızda geçmişi var :) blog camiasında yeniyim..küçük bi değişiklik yaptım umarım son hali karışıklığa sebep olmaz..

    YanıtlaSil
  10. cok anlayislisin, acikcasi diger bloggerlar gibi beni bi guzel cemkirirsin saniyordum :) tirsmistim hehe. benim bu nicki yaklasik 6 yildir kullaniyorum. ama elif safak'in kitabinda sonra epey bir populer olmaya basladi. önceden olsa daha orjinal bir sey bulurdum ama napalim öyle tanindik bi kere. bu arada blogun cok fena aciktiriyor beni ya. ay bakmadan cikiyim en iyisi fotolara.

    YanıtlaSil
  11. he he :) ben de yemek bloglarına bakamıyorum özellikle akşamları..ayrıca anlayışlı olmayacak bir durum da yok ben yeni geldim blog camiasına :) ve seni taklit ediyo gibi anlaşılmak istemem doğrusu çünkü kesinlik blog isimlerini araştırarak bulmadım bu ismi tamamen arkadaşlarımın bana taktığı bir ad olduğu için kullanmak istemiştim :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…