Şafak Kaç ?

21:54:00 Merve Sevim 1 Yorum


             
          İstanbul_Vapur_Martı

   bu üçlüyü dünyanın başka hiç bir yerinde bulamazsınız sanırım :) bulsanızda aynı tadı vermez eminim..yeni yıl dedik 2011 geldi hoş geldi dedik ve ben 2011 in ilk vapur seferini paylaşmak istedim..İstanbul'a geldiğimden beri en çok zevk alarak yaptığım iş bu diyebilirim.


 
 
 
Hani askerler gün sayarlar şafağı beklerler ya ben İstanbul'a geldiğimden beri şafak sayıyorum işte.Tek bir farkla tabi..Ben burada geçen her günüm için üzülerek çeltik atıyorum takvimime..Bunun için her günümü anımı Kendi çapımda verimli ve eğlenceli geçirmeye çalışıyorum.. 


Bu gün de o güzel günlerimden birisiydi benim için ..Vapura bindim hem de bu soğukta dışarda oturdum :) taktım kulaklığı ve vapurda dinlenmesini ısrarla tavsiye ettiğim 45 lik şarkılardan birisi olan Semiramis Pekkan'ın bu harika şarkısını dinledim tekrar tekrar...



1 yorum:

  1. Haklısın mervecim! Benimde sevdiğim yolculuklardan önde geleni Vapur yolculuğu.
    Denizdeki dalga sesi, martı sesi ve içimdeki İstanbulun sesi hepsi bir birlerini tamamlıyor.)
    Sen Ortaköyden- Kadıköye, bense Eminönünden- Kadıköye. Değişen salt güzergah..dugularımız ayni...Sevgiler...

    YanıtlaSil

sizi sevi_yorum :)