Ana içeriğe atla

WAT macerasında 2. raund job fair


Aylardır hazırlandığım, büyük bir özveriyle hem ismek ingilizce kursunu hem de şirketimizin bizim için yaptığı conversation derslerini düzenli takip etme sebebim job fair bugün gerçekleşti :) Amerikadan gelen sponsorlarla bugün taksim Titanik Otelde işimizin belirleneceği görüşmemizi yaptık.Yarın bütüm olmasına rağmen ve ben hiç çalışmama rağmen bu işe daha çok önem verdim sanırım , yarın sınavda ne yapacağımı hiç bilmiyorum :( neyse onu unutarak güzel geçen görüşmemden bahsediyim.bir erkek ve bir bayan geldi bizimle görüşmek için, yanlarına da 4 kişilik gruplar halinde alındık.onun öncesinde de hepimize toplu halde 1 saatlik bir konuşma yapıldı, tabiki konuşma dili İngilizce idi :D bu soruyu sanırım her arkadaşımız sordu şirketttekilere ve her seferinde de gülerek evet tabiki İngilizce denildi. Konuşmanın % 70 ini anladım bunda en büyük etkisi olan şirketimizin conversation derslerini söylemeden geçemicem çünkü çok faydası oldu ingilizce konuşan birisinden direk korkarak kendi içime kapanma halim kayboldu gitti :) neyse grubuma döneyim :) grubum 3 kişilik ben kuzenim ve TS den bir arkadaşım. 2 kız 1 erkek, hepimiz Trabzonlu , orada yaşayacağımız ilginç anları hayal edemiyorum :) sponsorların karşısında oturduk hepimiz ve bize ait bazı formları yine bize sordukları sorularla doldurdular. Yaşın kaç, baban ne iş yapıyor, kardeşin var mı,erkek arkadaşın var mı :) hangi işlerde çalışmak istersin kaç ay orda kalmak istersin felan :) burada ilgincime giden erkek arkadaşın var mı sorusu oldu.hayır dedim adam gülümsedi ve ekledi o zaman senin telefonla sürekli konuşmak gibi bir sorunun olmaz diye, evet şanslıyım dedim .sonuç şu ki yer olarak Nort Carolina iş olarak da Otelde çalışmayı seçtik :) işimizin kesinleşip sözleşmemizin yapılması için bir kaç gün bekleyeceğiz bakalım sonuç ne olacak :) şunu da ekliyim adamla el sıkışırken çok keyifli oluşundan ve gülerek  " Nice to meet you teacher. " demesinden işi aldık gibi bir his oluştu içimde.

Yorumlar

  1. Erkek arkadaşın olmaması bütüm'ünde olmmasına işaret sayıyordum velakin insanlar yanılabiliyormuş:)
    Gurubunuzda,bitane erkek olması yeterli USA da kızların korunmaya ihtiyacı herzaman olabilir?
    Hayırlı olsun, bütümünüde saf dışı bırakırsın inş.

    YanıtlaSil
  2. ben biraz ters bi kızım sanırım :) ders bırakmak için arkadaşa ihtiyacım kalmıyo ...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…