Ana içeriğe atla

1. Böte Şenliği

haftalar öncesinden başladı bizim şenlik planlarımız :) öncelikle daha güzel organize olabilmek için facebookta bir grup açıldı ve görev dağılımını oradan takip etmeye başladık..Biz yani Böte_2 ler bu sene ilki düzenlenen Böte Şenliğinin ev sahipliğini yaptık :) pastalar , börekler, kurabiyeler, kısırlar,sarmalar arkadaşlarım arasında paylaşılırken 20 kişiyi geçmez diyen şenlik kösteklerlerine kapak bir sayıyla cevap verdik :) 70 kişiyi bulduk Hocalarımızla beraber...biletler tasarlandı,basıldı ve 12 TL ye satıldı..Esracımın emeklerine sağlık..Ve nihayet bugün saat 10 gibi Florya Atatürk Ormanına giriş yaptık.. günümüzün güzel geçeceğini daha otobüse binince anladık Şoför Nebahat gibi bir ablamız takmış gözlükleri , son gaz uçurdu bizi ormana Ankara müzikleri eşliğinde =)
 Mekan süper, tam bizlikti...geniş yayla gibi yer...ağaçlar yeşiller içinde , ister top oyna, ister ip atla, ister voleybol maçı yap , ister futbol oyna ister uyu ... yani seçenek çookk :) biz önce kahvaltı niyetine getirdiklerimizi , kurduğumuz minik yemek standında arkadaşlarımıza paylaştırdık ve sonraaaa doğru herkes oyuna sınırsız eğlenceye ..
Güne dair aklımda kalan bir kaç bişi  daha var : kanımın son damlasına kadar , kazanma azmiyle oynadığım ve neredeyse maçın yarı sayısını sevisten aldığım voleybol maçının sonuna doğru Umut'un kafama attığı servis =) neyse ki acımadı... toplu fotoğraf çekildikten sonra ne olduğunu anlamadan Ekrem'in kafamdan aşağı boşalttığı bir şişe su =) buna çok kızdım, korktum,ıslandım.. ama öcümü de aldım :) ve en keyiflisi  çuval yarışı.. Esracım harikaydı, o kadar erkeğe karşı yarıştı 1. olamasada bacak boyundan 2. olarak kaybetsede gönüllerin birincisi oldu.. son olarak da bölüm başkanımız dahil el ele tutuşup oluşturduğumuz kocaman çemberle beraber yapılan horon =) hepsi çok güzeldi , seneyi iple çekiyoruz hepimiz eminim ...

Yorumlar

  1. Mrb. mervecim valla iyi eğlenmişe benziyorsunuz, sana göre ufak tefek tatsızlıklara rağmen... o müzipliklerde olmasa kişinin hatırlayacağı lezzetler azalır.
    BÖTE nin açılmı ne oluyor?
    WordPress hesabımı oluşturdum, profil aldım, yorum sağlayıcım oldu..
    sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. sorunu halletmene sevindim Nida..Böte bizim bölümün kısaltması Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği ysni :)

    YanıtlaSil
  3. o hoo pek keyifliymiş ;)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…