Ana içeriğe atla

Tennessee_Pigeon Forge

Uzun bi aradan sonra patrondan bir günlük off day alabildik ve cherokee'ye 1 buçuk saat uzaktaki Pigeon Forge' a gidebildik... en kalite markaların outleti ve alışverişin en uygun adresi Pigeon Forge =)
O kadar uzun zamandır alışveriş yapmıyoruz ki burası bize cennetten bir köşe gibi göründü..  Aç susuz, aralıksız 8 saat o dükkan senin bu dükkan da hem senin hem benim diyerekten didik didik ettik heryeri ..
ben büyük bir alışveriş merkezi bekliyordum, büyük bir bina ve içinde dükkanlar.. ama öyle değilmiş.. belli bir alan sadece alışveriş dükkanlarına ayrılmış , her bir markanın ayrı ayrı dükkanları var , adımını at içeri gir, oradan çık yan dükkana geç.. ve öyle bir düzenleme yapmışlar ki her yer yemyeşil, sanki parkın içinde geziniyorsun bir dükkandan ötekine geçerken.. mağazaları rahat bulabilmek için de o bölgenin haritalarını koymuşlar her yere.. sadece giyecek değil, güzel restoranlar da vardı, çevre düzenlemeleri de her zamanki gibi harikaydı..
güya bişiler alıp buranın ünlü bir kaç yerini gezecektik :( ama zaman yetmedi , tek araç var bizi cherokeeye geri getirecek, onun saati de yaklaşınca gezip görme işini sonraya bıraktık, sadece yanımızdaki bu eski su değirmenini ve harika şelale manzarsını seyredebildik.. gerçekten harika bir güzellik, bakmalara doyamadık.. tekrar gidip iyice gezmek için sözleştik ve sağsalim evimize aç kurtlar gibi düşüp iftarımızı açtık :)

 











Yorumlar

  1. mrb 8 saat oruçlu gezebilmek her yiğidin karı değil, ne vargı gelmiş olduğunuz beldenin güzellikleri size yorgunluğunzu unutturmuş. şelale, değirmen ve devasa mor renkli tütün çiçekleri, yemyeşil ortam, üstüne de alışveriş tutkunluğuda eklendiğinde haliyle kişi kendini moralman hafif hissedecektir:)
    Sevdiklerine kavuşmana bir ay kalmış hayırlısıyle 30 gün sonra tr deki bekleyenlerin le hasret gidereceksin.:)

    YanıtlaSil
  2. evet çoğu gitti azı kaldı artık , işin keyifli kısmına yaklaşıyoruz :)

    YanıtlaSil
  3. yazınızı çok beğendim hergün sizin yazınızı sabırsızlıkla bekliyoruz merve hanım iyi eğlencelerrr

    YanıtlaSil
  4. teşekkür ederim serjio, umarım sizin de böyle eğlenceli geçiyordur tatiliniz..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…