Ana içeriğe atla

Wordpress ve Blogger arasındaki farklar :)

Wordpressle blogger arasındaki farkları araştırırken rastladım bu eğlenceli yazıya, paylaşmak istedim..
  • wordpress 2000 dolarlık bir takım elbise giyerken blogger motorunun sırtından inmez..
  • wordpress internete daha yakınken.. blogger daha çok yastık altında sakladığımız günlüğe benzer
  • wordpress hizmeti ücretsizdir… blogger bedavadır,beleştir…
  • wordpress gönüllüleri ile bilinir.. blogger google güvencesi altındadır…
  • wordpress daha çok mantıklıdır.. blogger duygularına kapılan bi adamdır…
  • wordpress için çeşit çeşit tema bulunmaktadır… blogger için de çeşit çeşit wordpress teması bulunmaktadır…
  • wordpress kolaydır ama bunu çaktırmaz… blogger’ın içi dışı birdir..
  • wordpress’in nimetlerinden faydalanmanız için öncelikle bi hostunuzun olması lazım.. blogger için, dedim ya; google arkasındadır..
  • wordpress sahipleri bi tane wordpress açar… bir tanesiyle uğraşır.. her şeyi ordadır.. düzenlidir.. blogger kullanıcıları çeşit çeşit blog açar.. heryerdedir.. zaman mekan yoktur… “profilimin tamamını görüntüle” dışında..
  • wordpress herşeyi bilir.. ağır adamdır… internetle iligili ne varsa nerdeyse ondan sorulur… blogger hafif adam değildir elbet..ama çocuksudur.. meraklıdır, durmadan soru sorar…
  • wordpress ofisinde çalışır.. her sabah kahvesi hazırdır… blogger sabah ağzına bir parmak bal çalar, ilk minibüse atlayıp gider…
  • wordpress mesafeledir.. ne dediğini bilir.. gerekirse birilerine haddini bildirir.. blogger ne dediğini bilmez.. “lanlı lunlu” da konuşabilir..anlık yaşar.. bununla da gayet övünür..
  • wordpress değiştiğin de sizi hiç uğraştırmaz.. yeni bir sürümü geldiyse, üstüne kurmanız.. gerekli parçayı koymanız eklemeniz yeterlidir.. blogger değiştiği zaman naz yapar.. kem küm eder… hooop!! hiç bi şey olmamış gibi devam eder..
  • wordpress windows gibidir … blogger da linux gibi..
  • wordpress dijital bir saate benzer.. blogger ise analog saate…
  • wordpressçiler ikiye ayrılır.. kendi hostu olanlar ve nimetlerinden yararlananlar.. hostu olmayıpta nimetinden yararlananlar.. bloggercılar hiç bi yere ayrılmaz.. olduğu yerdedir..
  • wordpress bloggera yön gösterir.. ona sahip çıkar… blogger arkasından nanik yapar
  • wordpress tam gaz gider bir bakar blogger yanında el sallayarak geçiyor..
  • wordpress tam gaz gider bir bakar blogger kaza yapmış.. el sallar gider…
  • bu sonsuza dek sürer…
  • wordpress tek başına ayakta kalabilen bugünlere tek başına gelmiş bir bireydir… blogger topluluktur,çoğunluktur..
  • wordpress marketler zinciridir.. blogger bakkal şeklinde bakıp kalmıştır…
  • wordpressçiler wordpress’i için “harika.. kullanışlı.. sorunsuz.. basit.. seviyeli” der, bloggercılar blogger’ı için ” ama abisi şu güzelliğe baksana yav.. ne şirin.. canım canım uyyy!!” der..

Yorumlar

  1. Seneye Wordpress ile alakalı bir dersiniz var. Orada İrfan hocaya da bunları söylersin artık :))

    YanıtlaSil
  2. hadi yha :D ciddi misin Hasan. Şimdiden çalışmaya başlayalım o zaman, güldük eğlendik yeter bu kadar :)

    YanıtlaSil
  3. Netice itbariyle... Eee... Merve?
    Blogspot? Blogspot'a devam mı yani:))

    YanıtlaSil
  4. abisi baksana şunun şirinliğine ya , nasıl terkedilir bu güzellik :D ben de garip bi hastalık var ilklerime başka türlü bağlanırım, bloggerdan ayrılmam da zor olur gibi gibi :)

    YanıtlaSil
  5. kim başlattı seni blogger'a yauuu..izleyici sayının güzelliği nedir öyle:)

    zeyneppppppppppppppppppppppppp

    YanıtlaSil
  6. senin hakkını nasıl öderim beeennn :) Ablacım biliyorsun ki en büyük idolüm sensin bu hayatta ;)

    YanıtlaSil
  7. tamamen bir wordpress kullanıcısı olarak güldüm okurken, komik olmuş da adam neyi gözlemeyerek yazmış bilemedim. hiç bu şekilde benzetene de rastlamadım ne bilim birşeye benzetecem diye kasmış hissi de vermiyor. hoş yani.

    YanıtlaSil
  8. adam kesinlikle profesyonel kullanıcı ya da çok zeki :) bu biim ödevimizdi o vesileyle rastlamıştım ben de.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…