Ana içeriğe atla

Yangın Var!


Trabzonlu bir itfaiyeci kendini Diyarbakır'da bulur...

Unutulmaz bir yol komedisi.

Diyarbakır Trabzon'un Çayırbağı beldesine bir itfaiye kamyonu hediye eder. İtfaiyeci Koşman kamyonu Trabzon'a getirmek icin görevlendirilir ve kendini bir yaz günü Diyarbakır'da bulur. İstemeye istemeye gittiği Diyarbakır'dan geri dönüşü sırasında yanında gizemli bir misafir, dışarıda olağanüstü bir doğa, önünde uzun bir yol ve sıradışı bir macera vardır.

Aşk, heyecan, hüzün ve kahkaha dolu Trabzon dönüş yolculuğu Koşman'ın ve yol arkadaşı Asya'nın bütün hayatını değiştirecektir.
Filmin hikayesini bile okumadım sadece fragmanını izlemiştim.Baktım Trabzondan felan bahsediyorlar, espriler,görseller bizim oralardan hah dedim ben bunu izlerim.Ders çıkışı Aida ile gittik,
Türkcelin bana verdiği yetkiyle 8 liraya iki biletimi de alarak nefes nefese yetiştik seyansa..
salon boştu neredeyse, önümüzdeki yiyişen çifti saymazsak arkamızda bir sıra kadar insan vardı..
Koşman karakterini nerden bulmuşlar bilmiyorum ama tam bir Trabzonlu;
tipi, konuşması,hareketleri,mimikleri her neyi varsa öyleydi yani iyi seçmişler..
Taklitten daha doğrusu bizi taklit eden karadenizli olmayıp laz insan taklidi yapaMAyanları izlemekten
nefret ederim çünkü..iyiydi yani adam has karadenizliydi,güldürdü beni baya..
Filmin büyük bölümü yolda İtfaiye arabasıyla Trabzona gelmeye çalışan Koşman ile Diyarbakırlı Asya arasında geçiyo..Ben sadece güleceğim diye beklerken filmin hikayesinde bile bahsedilmeyen Doğu Sorununun filmin en can alıcı noktası olduğunu çok geçmeden anladım..Yani gülüyordum sahne değiştikçe ama çok pis de koyuyordu insana bu şey!
-Nereden geliyor bu araba, nerelisiniz siz?
-Diyarbakır belediyesi bize hediye itfaiye arabası verdi onu aldım dönüyod..
-Ne Diyarbakır mı? Kaldırın ellerinizi. Arayın oğlum,nerde sizin kimlikleriniz nerde !
-Komutanım ne oluyor..Trabzonluyum ben,hem Diyarbakırlı olsam ne olacak..
-Sus nereden bileceğim Trabzonlu taklidi yapmadığını, Temel!
 gel bakalım konuş bu adamla taklit mi yapıyo, yoksa yetiştirilmiş mi?
diyalogun devamını yazmama gerek yok, anlatmak istediğimi anlamış olmanız gerekiyor sanırım!
Yani hay ben sizin diyesim geldi..
Adı çıkmış bir kere diye bir laf vardır ya, maalesef bu doğu sorunu da öyle olmuş artık..
Orada yaşayan herkesi aynı kefeye koymak da o kadar yayılmışki..
şehrini söyle sana kim olduğunu söyleyim , o derece!
sonuç olarak güzeldi beğendim filmi, ana fikri de anlayana baya birşey anlatıyor yani,
merak edenler gitsin izlesin derim..bu siteyi de çok beğendim,filmin sitesi, merak edenler için tık tık Yangın Var

Yorumlar

  1. Sayende türk insanını tanıdım. en onemlisi de Has Trabzonluyu. film de seninle ayrı bi guzeldi:)

    YanıtlaSil
  2. yoruma karşılık sana bakışımın anlamını şak diye anlayacak kadar Türk hissediyorum seni canım benim :) teşekkür ederim seninle izlemek de ayrı güzeldi aynen.

    YanıtlaSil
  3. link var mı der mişim :) izleyecez bakalım bizim uşaklar ne yapmışlar yine :))

    YanıtlaSil
  4. ne linki mesut :) link sinemada. sinema için tık tık yani :)

    YanıtlaSil
  5. selam canim.. asik olunmazda ne olunur ? :))
    takipteyim yazilarini okuyacagim ileride insallah :)
    sevgiler

    YanıtlaSil
  6. selam Petrolmavilim :) ben de seni takipteyim blog adına yakışan yazılar yazdığına da eminim.. sana da sevgiler :)

    YanıtlaSil
  7. peki sen bu filmdeki olayların geçrekten hayal hikayesi olduğunu biliyor muydun?
    geçen gazete röportajını okudum.
    hatta filmin sonunda ne oluyor bilmiyorum ama birinin karadenizli birinin doğulu olması münasebetiyle ayrılmışlar birbirlerinden.
    ne acı di mi?
    aynı ülkenin insanları arasında ayrımın olması...
    bende çok merak ediyorum filmi.
    ama erkan can yine mi imam yaa! :/

    YanıtlaSil
  8. hayal ürünü olduğunu senden öğrendim Seyhan ablacım..filme gidişim çok ani oldu,fragmanda Trabzondan bahsettiğini görünce gidicem dedim..
    O ayrımı okadar fazla gördüm ki özellikle İstanbul'a geldikten sonra,filme de çok doğru yansıtmışlar..
    Erkan Can çok kısa bir sahnede oynamış :) itici gelmesin yani bence sen beğenirsin bu filmi..

    YanıtlaSil
  9. Karadenizli olarak bu filmin dvd sini bulmalıyım. Merak ettim :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…