Kutsal meslek mi? Erçiş'te öğretmenlik derim.

21:32:00 Merve Sevim 4 Yorum

Beyzacık !
Annesiyle hergün 5 buçukta kalkıp ağlaya ağlaya okula gelmek zorunda kalan Beyzacık..
keşke her gün ağlasaydı da şimdi o okula devam edebilseydi..
Muharrem benden balık istemişti.. Trabzonu çok sevdiğini falan anlatırdı,
bende ilk gittiğimde neden olmasın balıklarını alırım demiştim..
Ya Ayşegül hoca , en hanımefendi öğretmen...
Ne bileyim doğunun incisi yeşil Ercişe giderken aslında buranın deprem bölgesi olduğu aklıma gelmedi değil.
Ama bir çok öğretmen gibi bizde başımıza ne gelecek, ne olacağız,
görevimizi nasıl, nerde, kimlerle yerine getireceğimizi bilmeden
büyük umutlarla gittik oraya.
Benim askerliğimi yerine getireceğim bu güzel ilçe,
çoğunun ilk görev yeriydi ve oraya atandıkları için
kendilerini çok şanslı hissediyordular.
Bende şükürler olsun diyerek, bismillahla yola çıktım,
diğer arkadaşlarım gibi.
Aslında öğretmenliğin nasıl kutsal bir meslek olduğunu
burda hissetmeye başlıyorsun.
Çünkü biletini alıp görev yerine doğru hareket etmeye başlayınca..
hangi kuvvet beni ailemden memleketimden koparıp taaa oralara gönderebilirdi diye sorgulayınca,
anlıyorsun evet hakikaten bu meslek kutsal bir meslek.
ne kalacağın yer belli, ne görüşeceğin insanlar, ne arkadaşların...
sadece google map ten baktığın okul yolu ve varsa
gittiğin okulun sitesindeki bir kaç fotoğraf.
Ama hepsinden önemlisi hayallerini alıp gidiyorsun.
Her şey güzeldi Ercişte,face gurubumuz bile vardı.
birbirimizle öyle bir arkadaşlık kurmuştuk ki
facede arkadaşalr bana temiz bir buzdolabı lazım demem yeterliydi ,
tanısa da tanımasa da o dolap bulunuyordu.
Bu şekilde birbiriyle tanışıp ev tutanlar,
evini aldığı ilk maaşlarla dayayıp döşeyenler..
hiçkimse sormadı acaba taşınacak olduğum bu ev
olası bi depremde başıma yıkılırmı diye.
sormadı çünkü zaten kısıtlı olan ev sayısı
birde bekara "henüz yeni atanmış bu öğretmen" veremeyiz sözleriyle
akıllara bile gelmedi.
bulunan evlere büyük bir mutlulukla taşınıldı.
arkadsından haftasonu kahvaltıları,
van gölü kenarındaki mangal piknikleri..
van gezileri...
akşam ziyaretleri vs. vs.
birde Buse Cafe var ki
ne bilsin 20 küsür genç öğretmen oranın
bir tabut gibi üzerlerine kapanacağını...
o gün yeni atananlara verilen
temel eğitim seminerlerinin erken biteceği tutmuşki
herkes neşe içinde havanında güzel olmasıyla gezintiye çıkmış...
kimiside buse cafede çay ve kahvelerini yudumlamaya..
belkide mutlu bir yuvanın ilk buluşması olacaktı buse kafe
saat 13:40..
hiç akıllarda olmayan o deprem..
ve sonrasındaki can pazarı..
bizim 4 arkadaşla bekar evinde kahvaltıda menemen yerken vurdu bizi..
neden bilmiyorum ama şen şakrak kahvaltımızı yaparken yediğimiz ve yarıda kalan o menemen belkide hayatımızın en lezzetli menemeniydi..
tek bir cümle geçti o an aklımızdan ve dört arkadaş aynı başladık söylemeye
" eşhedüellailahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resuluhu"
evet bunu diyebildik şükürler olsun.
sarsıntı yavaşlayıncada 5. kattan korkulukları olmayan merdivenlerden kaç saniyede indiğimizi söylesem şaşarsınız
7-8 saniye..
her taraf toz duman insanlar telaşla kaçışıyor
arabalar duvalarlara insanlara çarpışıyor..
kimisi kaçma derdinde kimisi ailelerinden haber alma peşinde..
bizde öğretmenler olarak belki yardımımız dokunur diye ercişe dağılıp
insanları sakinleştirmeye enkaz altında kalan arkadalarımıza ulaşmaya
yardım getirmeye çalışıyorz..
görebildiğimiz arkadaşlarımızla şükürler olsun sağsın yaşıyorsun deyip sevinince bir yandan göremediğimiz arkadaşlarımızı arıyor gözümüz..
Muharrem.
25 yaşında henüz mesleğinin ilk yılını yeni dolduracak..
ailesi arkadaşları yardımıyla enkaz altında
3-4 saat sonra sağ çıkardığımız kardeşimiz...
sevinç çığlıkları attık ama yetmedi hastaneye getirilirken kalp krizi geçirmiş
ve malesef kaybetmişiz...
Ayşegül hocamız... tanıdığımız en hanımefendi öğretmenlerimizden biri...
oda genç yaşta kaybettiklerimizden..
Gülşen hocamız ve 6 yaşındaki kendi öğrencisi olan kızı Beyza..
oda annesiyle beraber kaybettiklerimizden...
ne denilirki...
ALLAH (C.C.) hepsine rahmet eylesin 76 öğretmen arkadaşımız
ve yerli vatandaşımız..
şunu belirtmeden geçmek istemiyorum tv kanallarında çok acımasız
ve haksız iftiralar atıldı..
erciş halkının yağmacı olduğundan hırsız olduğundan bahsedilmiş
ve büyük bir genelleme yapıldı..
hiç İstanbulda pazar veya hallerin akşam hava kararınca olduğu gibi bırakılıp evlere gidildiği, yarın tekrar gelinip kalındığı yerden
hiçbir şey olmadan devam edildiği görülmüş mü?
zannetmem..
ama erciş böyleydi işte..
bir kaç hırsız yüzünden tvlerde büyük bir genelleme yapılmış..
sözün kısası,
şimdi erciş ölen 76 öğretmenine ağlıyor...
muharremler, gülşenler, ayşegüllere...
Bunca acı varken böyle kötü haberlerle zaten zorda olan
halkı gereksiz üzmek ayıptır..
İmza  Erçişli depremzede öğretmen..


Şimdi arkadaşları ölen, enkazdan yaralı kurtulan, psikolojisi bozulan o öğretmenlerin , -15 derecede ve 5.0, 4.6 .. gibi artçı depremlerle evsiz barksız geçirilecek zor günlerde 5 Aralıkta mesleklerini yapmalarını istiyorlar! Nasıl olacak bu sormak istiyorum? Bence ne mi olacak, o kutsal mesleğe hiç düşünülmeden, büyük özverilerle devam edilecek..öğretmen olmak ne demek , biz de ilerde gidip bu meslektaşlarımızdan yaşayarak öğreneceğiz belki de..

4 yorum:

sizi sevi_yorum :)

61 öyle mübarek bir sayıdır ki..

19:32:00 Merve Sevim 8 Yorum

ister milliyetçi desinler, ister bu  nasıl kendini, insanını seven bir şehir desinler, ister bıktık bunların plaka sevdasından desinler .. desinler de desinler :) bunu diyenler Trabzonlu olmayanlardır, Trabzonlu olamayacak olanlardır çünkü, bırakın desinler, reklamın iyisi kötü olmaz misali :)
Tabi bu söylediklerim işin esprisi , okuyanların ne ukala kızmış demesine gerek yok bunu yazan da bir Trabzonluysa bilmeniz gerekir ki Karadeniz insanı şaka yapmayı , laf sokmayı çok sever sürekli de yapar bunu ama kalp kırmadan laf sokarlar öle kötü çocuk da değillerdir:) bazen en son söylemesi gerektiğini en önce PAT diye söylerler bi durup "ne oluyor lan!" diyebilirsiniz..bu bizim samimi tavrımızdan gelir, severiz sıcak ortamları, ondan sizLİ değil senLİ konuşuruz hep..bizim için yabancılık kavramı tanışıncaya kadar geçerlidir, ismini söylediği anda bağrımıza basarız insanları :)
Bu yazıyı yazmak içimden geldi izleyici sayımın mübarekliğini görünce :) valla bu 61 sevdası çok başka bi sevdadır eğer Trabzonluysanız tabi .. mesela tüm Trabzonda plakada yazması yetmez, diğer tabelalarda, işyerlerinin içinde,önünde,arkadasında herhangi bir yerinde, kıyafetlerin üzerinde, ayakkabılarda, banyoda havluda, yatakta yorganda, telefon numaralarının son hanelerinde,bankamatik ve kredi kartlarının dört haneleri şifrelerinde :D hep 61 hep 61 vardır..samimi söylüyorum bir Trabzonlu bankamatiğini kaybetse akıllı bir diğer Trabzonlu şifresini bilmese de tahmin edeceği ilk sayıdır 61 :) sonracığıma internet wireless şifreleri ya sonu ya başı 61 dir..mail adreslerinin hemen hepsi merve61@hotmail.com  kopyasıdır :)
bilmiyorum başka illerimizde de bu durum böyle midir? hoş tabi böyle sahiplenmeyi sevmesi felan güzel yani bana göre :) ama bazen de gına geliyor , olayı abartanlarımız da yok değil yani..sadece plakamız değil tabi, daha çook bağımlı olduğumuz şeylerimiz var,  onları da yazarım bi gün inş.. 

8 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Mc Coys Çifliği

18:18:00 Merve Sevim 3 Yorum

En çok eğlendiğim yerlerden birisi de bu çiflik olmuştu.. Red Kit'in kasabasında gibi hissetmiştim kendimi.. Arka fon müziği, etraftaki mezarlar,çamaşır ipindeki tulumlar,elbiseler :) her an karşıma tabutçu çıkacakmış gibi merakla geziyordum bahçede..içine girmeyi düşünmemiştik ama dışı kadar içi de eğlenceli bi yermiş.. Atış talimi yaptık serjiomla , çok eğlenceliydi..mucittinin labaratuarı gibi içerdençalışan, garip sesler çıkaran makineler de vardı..güzel bi gündü, hatırlayınca mutlu olduğum bi gün :)

 
 
 
 
 

3 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Wordpress ve Blogger arasındaki farklar :)

17:01:00 Merve Sevim 8 Yorum

Wordpressle blogger arasındaki farkları araştırırken rastladım bu eğlenceli yazıya, paylaşmak istedim..
  • wordpress 2000 dolarlık bir takım elbise giyerken blogger motorunun sırtından inmez..
  • wordpress internete daha yakınken.. blogger daha çok yastık altında sakladığımız günlüğe benzer
  • wordpress hizmeti ücretsizdir… blogger bedavadır,beleştir…
  • wordpress gönüllüleri ile bilinir.. blogger google güvencesi altındadır…
  • wordpress daha çok mantıklıdır.. blogger duygularına kapılan bi adamdır…
  • wordpress için çeşit çeşit tema bulunmaktadır… blogger için de çeşit çeşit wordpress teması bulunmaktadır…
  • wordpress kolaydır ama bunu çaktırmaz… blogger’ın içi dışı birdir..
  • wordpress’in nimetlerinden faydalanmanız için öncelikle bi hostunuzun olması lazım.. blogger için, dedim ya; google arkasındadır..
  • wordpress sahipleri bi tane wordpress açar… bir tanesiyle uğraşır.. her şeyi ordadır.. düzenlidir.. blogger kullanıcıları çeşit çeşit blog açar.. heryerdedir.. zaman mekan yoktur… “profilimin tamamını görüntüle” dışında..
  • wordpress herşeyi bilir.. ağır adamdır… internetle iligili ne varsa nerdeyse ondan sorulur… blogger hafif adam değildir elbet..ama çocuksudur.. meraklıdır, durmadan soru sorar…
  • wordpress ofisinde çalışır.. her sabah kahvesi hazırdır… blogger sabah ağzına bir parmak bal çalar, ilk minibüse atlayıp gider…
  • wordpress mesafeledir.. ne dediğini bilir.. gerekirse birilerine haddini bildirir.. blogger ne dediğini bilmez.. “lanlı lunlu” da konuşabilir..anlık yaşar.. bununla da gayet övünür..
  • wordpress değiştiğin de sizi hiç uğraştırmaz.. yeni bir sürümü geldiyse, üstüne kurmanız.. gerekli parçayı koymanız eklemeniz yeterlidir.. blogger değiştiği zaman naz yapar.. kem küm eder… hooop!! hiç bi şey olmamış gibi devam eder..
  • wordpress windows gibidir … blogger da linux gibi..
  • wordpress dijital bir saate benzer.. blogger ise analog saate…
  • wordpressçiler ikiye ayrılır.. kendi hostu olanlar ve nimetlerinden yararlananlar.. hostu olmayıpta nimetinden yararlananlar.. bloggercılar hiç bi yere ayrılmaz.. olduğu yerdedir..
  • wordpress bloggera yön gösterir.. ona sahip çıkar… blogger arkasından nanik yapar
  • wordpress tam gaz gider bir bakar blogger yanında el sallayarak geçiyor..
  • wordpress tam gaz gider bir bakar blogger kaza yapmış.. el sallar gider…
  • bu sonsuza dek sürer…
  • wordpress tek başına ayakta kalabilen bugünlere tek başına gelmiş bir bireydir… blogger topluluktur,çoğunluktur..
  • wordpress marketler zinciridir.. blogger bakkal şeklinde bakıp kalmıştır…
  • wordpressçiler wordpress’i için “harika.. kullanışlı.. sorunsuz.. basit.. seviyeli” der, bloggercılar blogger’ı için ” ama abisi şu güzelliğe baksana yav.. ne şirin.. canım canım uyyy!!” der..

8 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Öğretmen demek çocukluk anıları demektir.

23:39:00 Merve Sevim 5 Yorum


Sanırım genç, taze beyinler , çocukluk zamanı yaşadığımız herşeyi silinmemek üzere kaydediyor hafızamıza.. 
Okula ilk yazıldığım günden tutun, okuma kurdelemin takıldığı ana kadar herşeyi çok iyi hatırlıyorum..
Çocukluk, ergenlik çağımızın da çoğu anısını okullarımızda yaşamışızdır..her öğretmende ayrı hikayelerimiz vardır..
Hepsinin de adını soyadını bize sorulduğunda tak diye söyleyiveririz :) aynı asker gibi..
Öğretmen olmaya yaklaştıkça eski hikayelerimi hatırlayıp , benim de anılarında başrol olacağım çocuklarla tanışmak için sabırsızlanıyorum ..
Ortaokulda matematik öğretmenimin bi gün bize okuduğu şu hikayeyi hatırladım bugün :) 
nerden çıktı bunu hatırlamak derseniz 4 gün üst üste tatilimiz var bu hafta, zamansız gelen her tatilde bu hikayeyi hatırlarım o yüzden..

***
Patronundan 1 günlük izin isteyen adama , patronun verdiği cevap şu olmuştur:
Demek bir gün izin istiyorsun. Gel ne istediğine beraberce bir göz atalım.
Bir yılda 365 gün var.
Bir yılda 52 hafta olduğuna ve sen her hafta 2 gün izinli olduğuna göre geriye 261 gün kalıyor.
Her gün 16 saati işyeri dışında geçirdiğine göre ki bu 170 gün ediyor, geriye 91 gün kalıyor.
Her gün 30 dakika kahve molası yıllık 23 güne tekabül ediyor, böylece kaldı 68 gün.
Yine her gün 1 saat yemek  molası ile geçiyor.
Bu da bir yıl içinde 46 gün eder.
Geriye çalışacağın 22 gün kalıyor.
Zaten her yıl 2 gün hastalık nedeniyle işe gelmiyorsun, kaldı 20 gün.
Yılda 5 günde resmi tatiller nedeniyle gitti.
 Kaldı sadece 15 gün;
Her senede 14 gün yıllık izin kullandığına göre,
Geriye sadece 1 gün kalıyor ve eğer ben seni o bir günde izinli gönderirsem; ALLAH beni cezalandırır..
***

Bu hikayenin  Türkiye'den başka bi yerde yaşanmayacağına da adım gibi eminim :) bu kadar tatil seven bi millet bizden başkası olamaz çünkü..

5 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Sen

19:05:00 Merve Sevim 2 Yorum

video 
Yazar: Ayşe Ecem Arol
Seslendiren: Erdem Onay
Evet yazarı Can Yücel veya başka ünlü bir şairimiz değil,senin benim gibi öğrenci bir arkadaşım :) aslında senin benim gibi dediysem benim şiirle uzaktan yakından alakam yoktur , öyle herkes de yapamaz bu işi.. yani Ecem bana göre profosyonel olma yolunda ilerleyen çok kabiliyetli bir şaire :) Tebrik ediyorum kendisini , ben ki çok az beğenirim amatör şiirse hele okuyamıyorum bile, ama onun kalemini çok sevdim.. duru bir dil, anlamlı , duygu dolu cümleler.. tabi şiiri sesiyle güzelleştiren Erdem'i de unutmamak lazım :) herşeyi beklerdim de ondan bu kadar iyi şiir okuyabileceği aklıma gelmezdi :)

2 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Beni Unutma :S

22:53:00 Merve Sevim 2 Yorum

 Benim tercihim değildi bu filme gitmek, ama gittik bi kere birini kıramayıp :)
Beni Unutma hakkındaki tek yorumum unutun bu filmi, aman he yanlışlıkla bile gitmeyin..Bu nedir abi ya! onca saat film çekiyorsun, emek ediyorsun , oyuncular da iyi oynuyor tamam da şunun senaryosuna biraz bişiler yazar adam..Klasik duymaya alıştığımız diyaloglar, barda tanışmalar, çapkın erkek, doğal güzel bi kız.. tek ilginç konu kadının beyninde unutkanlığın başlamasıyla en son tanıdığı kişilerden başlayıp geçmişe doğru herkesi unutması ! ilk önce de oğlunu ve kocasını tabi..üzüldüğüm bi sahneydi.. kıssadan hisse zevk vermedi, bi Aşk Tesadüfleri Sever tadını alamadım yani..

2 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Remind Me

19:07:00 Merve Sevim 0 Yorum


Remind me USA :)
Red Kit müziğini hatırlatıyo bana bu tarz "Country Singer" dedikleri sanatçılar..Abd'de neredeyse  her arabada cdleri bulunuyo sanki, hangi araca bindiysem gördüm çünkü..Kenny Chesney başta olmak üzere diğer şarkıcıları da unutmadım.. hala dinliyorum..sanki Kızılay dağıtmış gibi hepsinde olan cow boy şapkalarına da hayranım :)

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Kova kızıyım ben

00:46:00 Merve Sevim 1 Yorum

Haftalık Kova burcu ruh halimi arz ederim:
Dört gün olan tatili memleket sevdasına on güne çıkarmanın verdiği rehaveti bir süre üstünüzden atamayacaksınız.. hele iyi beklediğiniz vizelerinizin sonuçlarını Daha Çok Beklersiniz diyerek geçiştirmek istiyorum.. Özlemeyi seviyorsunuz ama o da bi yere kadar modundasınız.. Sağlığınız pek yerinde anneniz fırsattan istifade iyi beslemiş sizi.. Para konularında bu aralar cebiniz rahatlasa da yakında ödeyeceğiniz faturalar iliğinizi kurutacak gibi görünüyo.. 24 saat internet kullanıcısı olan sana mı kalmış sınırsız interneti kotalı yapmak! oh olsun.
Ayy içim darlandı yeminle deme bunlar gelir geçer önemli olan her zaman ilk önce okuduğunuz aşk yorumu dimi ama.. yolunda giden en önemli şey yolunda çok şükür.. seviyorsunuz , seviliyorsunuz..özlüyorsunuz bir o kadar da özleniyorsunuz.. sanırım bundan sonraki tüm aşk yorumlarınızda da sürekli iyileşen bi aşk hayatı yazmaya devam edeceğiz; çok sıkıcısınız insana şöyle egzantrik yorumlar yazdırmıyorsunuz..hep iyi hep güzel , hıh!
saygılar..

1 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Şimdiden iyi bayramlar :)

13:39:00 Merve Sevim 4 Yorum

 
 

4 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Anadolu Kartalları

19:48:00 Merve Sevim 0 Yorum

Çok güzel bir zamanda vizyona girdi film.. Bitip tükenmeyen terör saldırılarının devam ettiği bu dönemde, vatan, bayrak,birlik beraberlik duygularının alevlenmesinde bi parça etkisi olacağını düşünüyorum..
Film hakkında da biraz yorum yapmak istiyorum..ikinci yarısı birincisine göre daha keyifli izlettirdi kendini..hem düğüm noktalarının çözülmeye başlaması hem de bu yarıda filmde kullanılan müziklerin etkileyiciliği daha bi keyifle seyrettirdi kendini sanki..
Uçakların görkemli uçuşlarına, hava manzaralarına bayıldım..Gökyüzünü yeryüzüne bağlayan, kopup,dağılmasını engelleyen aşk bağının kuvvetliliğini öğrenmiş oldum..ne olursak olalım eğer bizi gönülden yer yüzüne bağlayan, hayatı anlamlı kılan aile olmadıktan sonra insanın bir hiç olabileceğini hatırladım..
gelelim oyunculara :) Özge Özpirinçci seni tebrik ediyorum.. hangi filmde oynarsan oyna kendini izlettiriyorsun, samimisin, oynamıyorsun yaşıyorsun rolünü..ve kız olduğum halde güzelliğine hayranım, işinin hakkını o kadar iyi veriyorsun ki.. Çağatay Ulusoy ben ferihanın emiri olarak tanıyorum onu..çok şaşırttı beni, ferihadaki oyunculuğu çok basit,görüntü var ses yok gibi geliyordu bana, bu filmde de dışardan bakınca fiziki olarak rolüne çok yakıştığını düşünmüştüm ama rolünü bu kadar güzel oynayacağını düşünmemiştim..o da rolünün hakkını verenlerden oldu bence..Hande Subaşı :S ya keşke başkası olaydı başrolün Çağatayın sevgilisi.. ben ikinizi hiç yakıştıramadım, başka dizilerde izlemiştim beğeniyordum ama bu filmde o sevgili rolünde senin yerine başkası olmalıydı kesinlikle..son olarak Engin Altan :) izlerken vay be dedirttiren başka gerçek oyuncu.. beyefendi kişilik..sert yüzbaşı rolü sana çok yakışmış, üniforma başka yakışmış...
filmin hakedeceği başarıya kısa zamanda ulaşacağına da gönülden inanıyorum.. bu vatanın evladı olduğum için tekrar Allah'a şükrediyorum..

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)