Ana içeriğe atla

Trabzon yolcusu kalmasın..


maçka yollari taşli geliyor kalem kaşlı, ahey ahey aheyyy..
bi karadenizliye de yakışan bi giriş oldu bu be , ahey kısmı hariç tabiki :) ahh ahh ne bitmez çilesi vardır bu öğrencilerin kardeşim.. ömrümüzü yedi bu sınavlar ömrümüzü..
evet bu bir tatil postudur, daha doğrusu tüm derslerini vermiş , üstünden büyük bir yük kalkmış bir gencin yani benim tatil öncesi son postumdur..
sonunda Php açıklandı, büte kalmadan geçmişim dün gece sevinçten uyuyamadım, erkenden evime gidesim vardı çünkü..bir ay tatil yapıcam, ohh bu kış gününde iyi oldu bu yatış işi..
valizimi toplamaya başladım ama bir haftadır durmadan alışveriş yaptığım için 6 çift ayakkabıyı nasıl nereye sığdıracağım bilmiyorum :( yanlış anlaşılmasın çoğu hediyedir ve büyük indirimlerden alınmıştır..haberi olmayanlara duyduk duymadık demeyin İstanbul İndirim zamanı başlamıştır diye haykırmak istiyorum.. acaip uygunlukta kaliteli ciciler, pabuçlar alabilirsiniz..
gel gelelim uçak bileti fiyatlarına.. anlamadım arkadaş herkes mi php den geçmeyi bekliyormuş böyle :) bu ne kalabalık, bu ne pahalılık..neyseki annematik kartımla 150 Tl ye sadece gidiş biletimi alabildim..dönmeye bilet parası bulurum inş,  zira ikinci dönem tam 10 dersim var , çalışmaya erken başlamak gerek..
herkeslere iyi sömestr tatilleri diliyorum, bol kavuşmalı, ayrılmalı bir aydan çıkıp aşk dolu, sevgi dolu bir de doğum günü dolu şubat ayında aklımı İstanbulda bırakarak gidiyorum orası da ayrı sümüklü bi durum tabi hadi Allaha emanet olun..

Yorumlar

  1. baktın mutlu olacaksın o zaman mutlu olacağını yapmalısın iyi yolculuklar..

    YanıtlaSil
  2. sağol sevgili mesut :) sana da iyi tatiller

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…