Ana içeriğe atla

i miss you my home


ilerde sahibi olacağım evim,  sana sesleniyorum..
seni şimdiden hayal etmeye başladım ve
 bir odanda bu resme benzer,
 kahvemi yudumlayacağım, dinleneceğim, keyif yapacağım bir köşen olacak.
burada çocukların sınav kağıtlarını okurken,
bir yandan da haftasonu nereye gezmeye gitsem diye plan yapacağım :)
evet hiç acımayacağım hepsini yapacağım, bu sınav haftalarının acısı fena çıkaracağım ..

Yorumlar

  1. Mervcim, harika foto,, rengi insanın içini açıyor, bir sandalye daha olsada aynisinden:/ şu öğrencilerin sınav kağıtlarını birlikte dikte edip incelesek diye düşünsem ayıp olmaz mı? ha yanlış anlama ben mustakbel enişte için konuşuyorum hi hihhii,, nasıl espri ama !?!?!

    YanıtlaSil
  2. :) güzel espri alkışlıyorum seni Nida, evet haklısın yanlız olmaz bir sandalye daha eklemek gerek kahve sohbetsiz içilmez dimi..

    YanıtlaSil
  3. Kahve yalnız vede sohbetsiz içilmez elbette, ama o Türk kahvensinin damak tadını tutturacak marifetli hanımellere ihtiyacımız olduğunu unutmayalım:) ben çok şahit oldum. "cezvemi elime aldığımda üstüme kahve yapanı tanımam" diyenleri,, valla köpüklü yapmayı dahi beceremiyorlar, neymiş efenim kahve kesilmiş-miş:P

    YanıtlaSil
  4. sınav kağıtları mı? ayy sevilesi öğretmen ya :):)

    YanıtlaSil
  5. öğrenciler benim öğrencim olmak için dua edecekler sen ne diyorsun yaaa :))

    YanıtlaSil
  6. Bayıldım fotoğraftaki renk uyumlarına.

    YanıtlaSil
  7. yine ben Merve...:)senin bu hissettiklerini ben de 14, 15 sene önce hissetmiştim ve o günler geçmez gibi geliyordu. Şimdi ise hiç yaşamamışım gibi...Sanki yıllar önce izlediğim bir film gibi. Şimdiki halimi sorarsan öğrencilerin sınav kağıtlerını okuyamıyorum ama evde bol bol (benim çocukların) ödevlerini kontrol ediyorum...:)Senelerin beraberinde neler getireceğini hayal bile edemiyor bazen insan. Mevlam görelim neyler, neylerse güzel eyler demekten başka çaremiz yok sanıyorum. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  8. aa sen de öğretmensin :) sizin filmler biraz ileri sarılmış hallerini yaşıyor tabi, az kaldı benim de o günlerim yakındır :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…