Ana içeriğe atla

Mimlendim !

Uzun zamandır merak ettiğim, Nedir ki bu Mim ? dediğim konuyu şuanda yaşayarak öğreniyorum sevgili izleyicilerim.. huyumkurusun blogger arkadaşım beni mimlemiş, şimdi onun postunu takip ederek kendi mimimi oluşturuyorum :D bu arada mimimi ne demek ya.. neyse başlayalım bakalım:

1) Yemek olsam ne yemeği olurdum?


o kadar fazla olmak isteyeceğim yemek var ki ama bir karadenizli olarak balık olmayı , her sofrayı mis kokulara boğmayı isterdim :)

2) Müzik aleti olsam hangisi olurdum?



ufff tabi ki çello olmak isterdimmm :) bir kadına bu kadar yakışan bir müzik aleti gördünüz mü siz..
çello çalmayı da çok isterdim bu arada ama bizden geçti artık gibi ..

3) Araba olsam hangisi olurdum?


eski model arabalar daha çok ilgimi çekiyor..
chevrolet olmak isterdim en tatlısından hemdee :)


5) Ayakkabı olsam hangisi olurdum?



beni tanıyanlar bilirler nasıl oxford hayranı olduğumu :)hem şık hem rahat ohh mis..

7) Renk olsam hangisi olurdum?

en sevdiğim renk Mavi.. gece mavisinin gizemini deniz mavisinin ferahlığına bayılırım..


8) Hayvan olsam hangisi olurdum?
hayvan demeyelim onlaraaaa :) yerim yerim ben o ballarını bunlarınn.. karada kuzu denizde yunus olmak isterdim , bu kadar sevimli olunur mu ey yarebbimmm :)




9) Şu an okuduğum kitabın 137. sayfasında neler var?
Şuanda Elif Şafak İskenderi okuyorum ama o kadar sıkıldım ki bir aydır kapağını açmıyorum :) 137. sayfaya da gelemedim sanırım ki..

şimdi sıra bir kaç arkadaşımı seçip mimlemek sanırım :) aklıma ilk gelenleri mimliyorum hayırlı uğurlu olsun diyelim...

delibu
kübranın günlüğü
küçük şeyler
lolipu
mylifebook
takıntımbu
tubacan
by mutu
kızıl mariposa

şimdilik bu kadar aklıma geldi :) ilerki mimlerde görüşmek üzere esen kalın :))

Yorumlar

  1. Mim ne demek gerçekten ben de merak ediyorum özellikle de nereden geldiğini .. Amam henüz bana da bir açıklama yapan olmadı :)

    YanıtlaSil
  2. canım mimini en kısa sürede cevaplayacağım:))
    hatta bu hafta içi cevaplayım:)
    çok teşekkür ediyorum,
    ayyy mimleri çok seviyorum:))

    YanıtlaSil
  3. ben de senin gibiydim Mariposa :) bak şimdi ben mimi düzenliyorum seni de ekliyorum bunun altına.. tek yapman gereken benim gibi sorulara cevap vermek :) bu bir kaynaşma etkinliğiymiş bu arada..

    YanıtlaSil
  4. tamam kübracım mimini merakla bekliyorum ben de :)

    YanıtlaSil
  5. Mimle ilgili yaptığım açıklama yetmezse diye birde mimlemek lazımki yaşayarak öğrensinler işe yaramış:P:)Cevaplar çok samimi ve güzel olmuş.

    YanıtlaSil
  6. teşekkür ederim huyumkurusunn, çok samimiyimdir :)))

    YanıtlaSil
  7. düşündürücü bi mim olmuş manidar ;)
    görseldeki oxforda bitiyorum şuvandaaa :D

    YanıtlaSil
  8. herşey siz sevgili izleyicilerim için seyhan ablacım :) teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  9. merve teşekkür ederim mim yazmıyorum ama senin mimini okudum.Çello konusunda ciddi misin :)

    YanıtlaSil
  10. evet ciddiyim mutu ne olmuş ki :)

    YanıtlaSil
  11. hiç bende çok yakışıyor dicektim :p

    YanıtlaSil
  12. ayy çelloo! ne tatlı yanıtlar bunlar :)

    YanıtlaSil
  13. 4 ile 6 numara yok muymuş meğersem?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…