Ana içeriğe atla

Aşkın Renkleri


Amelie'yi bilmeyen, duymayan kalmamıştır heralde, şahsen Audrey Tautou hayranı olarak bilmeyeniniz varsa açsın izlesin derim ben..
ilk defa vizyonda bir filmine denk geldim , izlemezsem olmazdı diyerek gittim tabiki...
Aşkın Renkleri , fransada çekilmiş filmin her karesi fransa kokuyor çünkü alt yazılı ve filmde doğal olarak fransızca konuşuluyor :) şiir gibi olmayan bir bil gayet gırtlaktan konuşuluyor amma velakin ben acaip haz alıyorum dinlemekten neden bilmem.. fransa başlı başına sanat kokan bir şehir diye düşünüyorum, hayallerimin arasında orayı da ziyaret etmek var ilerde.. hiç bir şey yapmasan alsan kameranı geçsen eyfelin karşısına akşam vakti iki sevgiliyi alsan kadrajına çok rahat bir kısa film çekersin diye düşünüyorum :)
kim izler bunu demeyin en başta ben izlerim..eyfele de demir yığını felan demeyin gece ışıltılı manzarası acaip romantik görünüyor bence..
farkettiyseniz film hakkında hiç bir şey yazmadım :))) çünkü amelie den sonra film hiç doyurucu gelmedi, sadece başrolü izledim bir de fransayı, daha da izlerdim çünkü bu kadında acaip bir çekicilik hissediyorum..
yüzü, bakışı, mimikleri çok farklı..
sizin de içinizde amelie ye karşı bir hayranlık ya da fransızca düşkünlüğünüz varsa gidin izleyin derim, 
ya da gitmeyin siz bilirsiniz :)


Yorumlar

  1. Fransızca mı :) Aman allahım. Dile doyduk biz ehehe :D

    YanıtlaSil
  2. Merak ediyorum bende bu filmi izlemeliyim :)
    http://madambfashion.blogspot.com

    YanıtlaSil
  3. fransaya gidersen bir daha buraya gelmek istemezsin, emin ol :)

    YanıtlaSil
  4. Cnım güzel yorumların için çok teşekkür ederim=)
    sevgiler

    YanıtlaSil
  5. cok guzeldir Paris :)

    http://stylishtimes.blogspot.com

    YanıtlaSil
  6. fransız filmlerini çok seviyorum ben gerçekten hoş şeyler çıkıyor ama işte bulunmuyor ki her zaman.
    heartbreaker i tavsiye ederim.
    bu filmi de merak ediyordum ama gitmek nasip olması ne diyim indireyim mi napayım :D

    YanıtlaSil
  7. biraz bekle internetten izlersen seyhan ablacım :)) tavsiyeni de izlicem mutlaka

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…