Ana içeriğe atla

Keçe Fırat

 Ankara Hacettepe'den Nagihan için yaptım, tek başıma, ellerimle :)
Yazıları hep Erdem yazıyordu, sanatsal ruhlu ortağım sonuçta ben yapacak değildim :)
ama bu sefer mecbur kaldım hem kesim, hem dikim hem de yazıyı ben yaptım..
nasıl olmuş ?



Yorumlar

  1. Çoook tatlı olmuş acaba kesimi maket bıçağı ile mi yapıosunuz ?

    YanıtlaSil
  2. hayır makasla yapıyoruz, ama gözlerini kesmek için maket bıçağı kullandım evet :)

    YanıtlaSil
  3. Hımm anladım :)) bende bekliyorum bloğuma bende keçden kapı süsü yaptımda fikir almak istiyorum :) teşekkürler

    YanıtlaSil
  4. yaa maşşallah valla harikalar yaratıyosun süper olmuş

    YanıtlaSil
  5. teşekkürler matrak makara .. :)seninkide hiç fena görünmüyor , fıratın kardeşleri .. :))

    YanıtlaSil
  6. hepsi çok güzeller ne kadar yaratıcı ellerinize sağlık. bana da beklerim sevgiler

    YanıtlaSil
  7. teşekkürler arkadaşlarr :)

    YanıtlaSil
  8. Ellerinize sağlık . Harika olmuş. Keçe ile çalışmayı kırlent süslemede kullanmayı düşünüyorum ama yıkandıktan sonra keçenin ne durumda olacağını kullanımını bilemediğim için kullanmadım.

    YanıtlaSil
  9. keçeden yapılmış yani süslenmiş bir kırlent vardı bende.. valla makinede bile yıkandı zavallıcık bir şey olmuyor, güzel güzel dikersen sağlam olursa sorun olmaz :)

    YanıtlaSil
  10. Çok şeker olmuş gerçekten :)
    Ne hoş ya bu tarz kıyafetlerimizi değerlendirebiliriz. tabi bunun için biraz malzeme birazda beceri gerekiyor.
    Ellerinize sağlık çok güzel :)

    YanıtlaSil
  11. evet canım, benim bir tişörtümün önünde delik açılmıştı onun üstüne diktim hem yeni gibi durdu hem delik kapandı :) pratik çözüme birebir keçe

    YanıtlaSil
  12. Merhaba angry birds lere bayildim orjinaline cok benzemisler hepsi birbirinden guzel olmus, ellerinize saglik bende keceden kizlarima toka yapmayi cok seviyorum, kece gercektende cok hos bir malzeme ins sizdende guzel fikirler alabilirim, takipteyim :))))

    YanıtlaSil
  13. hahah bayıldım yaaa ellerinize sağlık! :)

    http://www.cati-kati.net/

    YanıtlaSil
  14. teşekkür ederim duygu :)

    YanıtlaSil
  15. yazıyı ne ile yazdınız acaba?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…