Ana içeriğe atla

Kırıp geçiriyorlar






Türk insanı gülmeyi sevmez, Türk insanı acıklı, ağlamaklı , zırlamaklı filmlerden hoşlanır,
Türk insanı töre cinayeti,  doğu filmleri, kadına şiddetli filmleri izler...
doğru mudur evet doğrudur efendim !
içinde yaşadığımız koşullardan mıdır nedir, ağlamayı , dram sahneleri çok sever olduk..
bunu fırsat bilen yapımcılar da yıllardır, temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp önümüze aynı filmleri koymuyorlar mı?
evet koyuyorlar, en baş örneği de sevgili Mahsun Kırmızıgül'ün bitmek bilmeyen doğu filmleri..
ama artık yeter, gerçekten her sahnede ağlayan insanlar görmek istemiyoruz !
bizim gibi düşünen yeni kafalar çıktı son zamanlarda , şükür kurtulduk..
Komedi Dükkanı, Çok Güzel Hareketler Bunlar, 5'er 5'er, 1 Kadın 1 Erkek en ünlü olanları..
ve son zamanlarda , ortalık durulmuşken bir anda Star'da ce eee diye karşımıza çıkan İnsanlar Alemi :)
hepsi seçilmiş insanlar, hepsi ayrı filmlerden, reklamlardan hayranı olduğum komedyenler,
ben bu kadar güldüğüm bir program hayatımda izlemedim !
Fasülye diye avea reklamlarından hayranı kaldığım müthiş insan, Erdem Yener..
harikasın abicim, çok zekisin, çok başarılısın ayrıca bir küpe bir insana bu kadar mı yakışır :)
kendilerini daha önce filmlerde gördüğüm Aylin Kontente ve Okan Çabalar...
sözün bittiği yer ! doğaçlamanın zirve yaptığı, akıl dolu esprilerle gözlerimden yaşlar getiren isimler..
Aylincim yaa , sende ne cevherler varmış böyle, pes dedim.. 
kadın komedyen zor çıkar derler, olsun ya çıkınca da demek senin gibi en iyileri çıkıyormuş.
ve son oyuncular da Alper Kul, irem Sak..
İrem Sak sana bakınca Tülayı görüyorum :) Selahattini arıyor gözlerim..
çok başarılısınız hepiniz ayrı ayrı başarılı..
inşallah daha uzunca süre Tv'da kalırsınız da bizler de izlemeye değer birşeyler buluruz..

Yorumlar

  1. kesinlikle katılıyorum sana..sonra bide türk insanın ömrü azaldı azalır tabi sürekli bi stres bi üzüntü tv'de:)
    bende bakardım hepsi çok başarılılardı cnm...

    YanıtlaSil
  2. doğru söyledin valla :) ömür kısaltıyor bu acıklı filmler..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…