Ana içeriğe atla

Adını Emir'in Yolu Koydum


Bunca senelik  tv izleyicisiyim ben böyle saçma bişi duymadım,
Adını Feriha Koydum dizisinden bahsediyorum, twitterda gördüm şaka sandım meğer doğruymuş filmin ismi Emir'in Yolu olarak değiştirilmiş :D
Eve Düşen Yıldırım'ı duyunca yok artık bu ne biçim dizi adı demiştim de Emir'in Yolu solladı onu..
Yani tamam anladık dizi tuttu iyi para kazanıyorsunuz da gerçi nasıl sevildiğini hala anlamış değilim bu kadar zorlama senaryodan sonra ya neyse, heh Çağatay Ulusoy'un namı aldı yürüdü belli ki hangi filme geçse tutulacak film, eee siz daha ne zorlayıp ferihayı devam ettirmeye çalışıyorsunuz ki ! Hadi devam ettirdiniz bu nasıl isimdir, samanyolundaki sır kapısı isimlerine benzemiş, Emiri'in Yolu !
bi de yıl olmuş 2012 milletimize neyi versek onu izliyor! biraz seçici olmayı, her şeyi tadında bırakmayı hala öğrenemedik.hala kız güzel oğlan yakışıklı diye yapışıyoruz ekranlara, bakmıyoruz ki ne yapıyorlar bu adamlar :S seneye de Emir'in Yolunu Ferihanın Dönüşü olarak görürsem hiç şaşırmayacağım şimdiden söyliyim..
Leyla ile Mecnun'dan hayranı olduğum Zeynep Çamcı ferihanın yerine transfer olmuş bi de buna şaşırdım..Ben onu Leyla olarak çok sevmiştim şimdi filmi izlemiyorum diye onu da izleyemeceğim :(

Yorumlar

  1. Türk dizilerini izlemeyen birisiyim ama tabi ki haberdarım hepsinden :) seçici olmamak konusunda ki fikrinize de katılıyorum, seçici olunmadıkça kalitesiz yapımlar çoğalıyor. ismi çok çok komik buldum.. sır kapısı ismi benzetmenize bayıldım :)))

    YanıtlaSil
  2. Komedi ya Yabancı filmlerden sahne 'esinleniyolar' bari sacını hakikatten kazıt

    YanıtlaSil
  3. kuzey güneye özenmişler sanki, saç kazıtma bi piskopatlık görüntüsü vermişler sanki :)

    YanıtlaSil
  4. aa zeynep Çamcı Leyla ile Mecnun 'dan ayrıldı mı??

    YanıtlaSil
  5. Şaka gibi olmuş cidden. Zeynep Çamcı da senaryo gereği bu sezon Leyla ile mi Mecnun'da olmayacağını açıklamıştı zaten. "Emir'in Yolu" korkunç olmuş. Gerçi "Sudan bıkmış balıklar" diye de bir saçmalık var ama..

    YanıtlaSil
  6. Evet Mariposa malesef ayrılmış şirine :(
    Gizemim Sudan bıkmış balıklara bi bölüm baktım meğer oradaki müzik grubunun adıymış bu :)

    YanıtlaSil
  7. Tamamen saçmalık yahu birde o sert bakışlar yokmu sanki aynayı yumruklayacak gibi :D Benim bildiğim aşk dizileri evlenince biter yada ölürler biter bunlar iyice sapıttı.Bir de Feriha değişmiş ya ben böyle şeyler oldu mu adapte olamıyorum hoş zaten izlediğim yokta :D Bu dizi doktorlar dizisine döner benden söylemesi :D

    herteldenhepberaber.blogspot.com

    YanıtlaSil
  8. gercekten böyle bir şey yapmıslar mı hahahagüldüm okurken.yok artık.
    leyla ile mecnundan o kızın ayrılmasına da üzüldüm.seviyordum onu ya.
    neyse.
    cok sacmalamıslar tabii.dizi devam etmemeliydi

    YanıtlaSil
  9. saçmadan da öte :) artık ne yapacaklarını kendileri bile bilmiyorlar :) Allah akıl fikir versin :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…