Ana içeriğe atla

Hamsiköy

Bayramın 2. günü Hamsiköy sütlaç festivaline gittik..
Maçkaya yakın bizim köyümüz, Hamsiköy ve Sümela Manastırı da yarım saat bi saatlik mesafede.
her sene bir kere de olsa gidip hava alırız, her ne kadar köyde de otursak daha yukarlar bizim için de kaçıp nefes alınacak yerler..
yağmursuz günümüz yok diyebilirim, daha yükseklerde yaz nedir bilinmiyor zaten..
dün de yağmur vardı ama herkes alışkın olduğu için baya kalabalıktı festival alanı..
yöresel sanatçılar, yöresel kanal kameraları horon oynayan kalabalık..
Hamsiköyün sütlacı meşhurdur, her giden de mutlaka yer..
3 tl gibi uygun fiyata da satılıyor ama tadına diyecek söz yok..
Karadeniz turu yapanlar bi duraklarını da Hamsiköye çevirseler çok memnun kalırlar benden söylemesi;)




Yorumlar

  1. Mervecim doğanın güzelliğine gıpta ettim,her taraf yemyeşil engebeli ve panoroma harikulade..

    hamsiköy kendi başına yayla görüntüsü versede horoncuların olduğu yerin maçka yaylası olduğunu tahmim ediyorum :)

    Sütlaç'ında ne kadar lezzetli olduğunu yiyenlere sormak lazım, tadı nasıldı? :)

    YanıtlaSil
  2. Trabzon yaa havası kokusu bir başka memleketim benim. Ohhhhh Hayat sana güzel :) Sende Horon oynasaydın biraz iyi olurdu :) Neyse kısa sürelikte olsa bir ay sonra oradayım inş. .. Fotolari görünce heycanlandum daaa :)

    YanıtlaSil
  3. gerçekten sütlaç çok iyiydi :) imrenin gelin yiyin.
    Yarem kardeşim kuzenim durmadı hemen oynamaya başladı ama ben pek sevmem :) oynarım ama tanıdıklarımla oynarım sadece :)

    YanıtlaSil
  4. Bizde 1ay once gitmistik sutlacinin tadina nefis manzarasina bayimistik...

    YanıtlaSil
  5. I’m not that much of a internet reader to be honest but your blogs really nice,
    keep it up! I'll go ahead and bookmark your site to come back later on. Cheers
    my webpage - Oyunu

    YanıtlaSil
  6. Merhaba, blog unuzu çok beğendim ve "bu siteye katıl" butonundan takipçi olmak istiyorum. Sizi de kendi blog umda takipçi olmaya beklerim :)

    http://momsblognote.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  7. Müthiştir Karadeniz ve sizde çok güzel taşımışsınız blogunuza tebrik ederim.

    YanıtlaSil
  8. biz bayramdan bir gün önce döndük ama sütlacını yeme şansına eriştimm :)) eğer o yediğim sütlaçsa İzmirde yediğimin sütlaç olmadığını düşünüyorumm :) nefiss bir lezzet bayıldımmm

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…