Ana içeriğe atla

Yaz sonu alışverişim

Yaz biterken çok güzel ciciler aldım, görmeden ellemeden hem de :)
izleyenler bilirler Posh Butik kullanmadığı kıyafet, çanta vs eşyalarını blogunda çok uygun fiyatlara satıyor.
fotolarda gördüğünüz iki mini yandan askılı çantayı aldım, severek de kullanmaya başladım :)



bir de Style Butik 'ten bu senenin gözdesi maxi eteklerden aldım.
biri çizgili biri düz siyah..
mevsim geçişlerinde alış veriş yapmak daha uygun oluyor özellikle biz öğrenciler için :)




 

Yorumlar

  1. Hayırlı olsun yeni cicileriin:) Siyah çanta dışında aldıklarını çok beğendim :)

    YanıtlaSil
  2. hepsi birbirinden güzeller iyi günlerde giyin ama etek gerçekden çok değişikmiş

    YanıtlaSil
  3. haha teşekkürler hanımlar :)

    YanıtlaSil
  4. canım benim güzel günlerde kullan;) beni onore etmişsin çok teşekkür ederim;) ikisini de beğenmene çok sevindim, güle güle kullan cicilerini! Ben de eteği çok beğendim süpermiş!!!!

    YanıtlaSil
  5. Adı lazım değil2 Ekim 2012 22:02

    O nasıl etek öyle bakanın gözleri bozulur kesin :)

    YanıtlaSil
  6. önce posh butiğe ordan da buraya geldim direkt buranın linkini vereydin ya güzel kuzum :)

    YanıtlaSil
  7. :) amacım kesinlikle o değildi. biraz çizgiler yoğun haklısın.

    YanıtlaSil
  8. bu yazımı yazalı linkini twitterda paylaşalı çok oluyo Seyhan Ablacımm :) sen göremedin.

    YanıtlaSil
  9. özellikleri etekleri çok beğendim, her daim kullanılabilecek çok iyi basic parçalar.. güle güle kullan hepsini ^^

    bana da beklerim seni, sevgilerr :)
    edankb.blogspot.com

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…