Ana içeriğe atla

Kim Şık Kim Rüküş

Yapılan bir ankette dünyanın en şık ve rüküş turistlerinin hangi ülkelerden geldikleri araştırılmış :)
*Rüküşlükte ilk sırayı Hollanda ve Rus turistler alıyor. Hollandalı pek görmedim ama hem Trabzonda hem İstanbulda Laleli'de gördüğüm kadarıyla fazlasıyla abartıyı seven Ruslar, sadece gösteriş ve dikkat çekici giyiniyor ama kesinlikle şık değiller, hatta ıyy denilecek kadar karışık giyiniyorlar..Açık, dar ve pırıltılı giyinmeyi şıklık sayıyorlar büyük ihtimal..



*Malesef canımm ülkemiz Türkiye listenin 3. sırasında  yer alıyor :) moda bloglarını gezinirken hayran kaldığım o kadar blog var ki, sanırım onların daha da kenetlenerek yayılması ve iş birliği içinde ülkemize yol göstermesi gerekiyor :)




*bu sıralamayı Almanya, İsviçre takip ediyor ve gelelim şık ülkelere..
*En şık ülkeler listesinde ilk sırada İtalya geliyor. İtalyan filmlerine boşuna hayran kalmıyoruz, makarnaları, erkekleri, ve şıklığıyla herkese kendini sevdiriyor italya helal olsun :)
*en şık ikinci ülke ise Fransa , şaşırmadım doğrusu ben de hayranım onların o hanımefendi duruşlarına ne giyseler yakışır :) bir de Fransızca konuşunca heh tam leblebi şekeri gibi oluyorlar vesselam..












*fotolar alıntıdır.
http://www.elmaelma.com/
http://www.ezberim.org/guzellik-and-moda/
http://merral.blogspot.com/2012/01/sokak-modas.html

Yorumlar

  1. kesinlikle Ruslar konusuna katılıyorum.Çok rüküşler.Taşlı tuşlu kadife eşofmanlar geldi gözümün önüne :))

    hepsisatista.blogspot.com

    YanıtlaSil
  2. birde taşlanmış kot meraklarını unutmamak lazım rüküşlükte:))

    wwww.latigul.blogspot.com

    YanıtlaSil
  3. birincinin italya olmasına hiç şaşırmadım ve pek tabi rusların sonuncu olmasına da:)) ama türklere şaşırdım. Saçma yani. Günlük hayatta pek çoğumuz rahat takılıyor olabiliriz ama turistik eventlarda gayet muntazam seçimler yaparız. Kötü giyinmiş olduğumuzu varsaysak bile Ruslarla yarışacak kadar değil yani lütfen rica ediyorum:)

    YanıtlaSil
  4. Sevdiğim bir söz var:
    “Sadece çok akıllı kadınlar, sade bir stile sahip olmayı başarabilirler.” Stendal

    YanıtlaSil
  5. vay , güzel lafmış Meliha ;)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…