Ana içeriğe atla

Evim Sensin



Evim Sensin.. 
 sizin eviniz kim diye bir soru sormuş Özcan Deniz afişlerde  :) önce onu söyleyin bakalım sizin eviniz kim ?
Filmi izlememin tek sebebi özcan denizle fahriye evcenin gerçek hayatta da sevgili olması 
ve sevgili olmalarının filme nasıl yansıdığını merak etmem..
çok fazla beklentiyle gitmemiştim zaten..
sonuç olarak filmi beğendim mi ?
eh işte ! neden eh işte çünkü senaryo çok bilindik, bir kaç kez çekilmiş bir konuda ilerliyor..
hasta unutkan kadın ve çok aşık iki sevgili..
duygusal mı, evet beklemediğim kadar etkilendiğim gözlerimin dolduğu sahneler oldu..
romantik mi, evet çok romantik,zaten sevgili olduklarını bilmek ayrı tat kattı izlerken..
fahriye nasıldı :) çok güzeldi..
sanki makyaj yoktu yüzünde, doğal güzeldi, samimiydi ama bazı anlarda salak aşık modundaydı!
benim için filmin süpriz sahnesi, fahriyenin annem Trabzonludur,
çok da güzel türkü okurum deyip, türkan şorayın balıkçı kız filmindeki beresiyle karadeniz türküsü okumasıydı..
 bilmiyorum sesi kendi sesiydi galiba ve mükemmel okudu..
iki sevgili hayatlarını evlenerek devam ettirirse bu film onlara çok güzel bir anı olarak kalacak bence.
belki yaşlandıklarında açıp izlerler belli mi olur :) böylesi de çok romantik olmaz mı?



Yorumlar

  1. Yeni Türk filmleri beni hep hayal kırıklığına uğratıyor, eski Yeşilçam filmlerini aratıyorlar, sinemada gitmem ama tvye gelirse bakarım, normalde romantik komedi severim çünkü ama Özcan Deniz'in bence başka meslek seçmeli..New York'ta 5 Minare'sine çok övdükleri için bakmıştım bir şeye benzemiyordu çok sıkıcıydı, yani iki araba devrildi diye Hollywood filmleriyle kıyaslıyorlar ama senaryo berbat olduktan sonra dünyanın en muhteşem yönetmeni bile o filmi kurtarmaz..tanıtım için çok teşekkürler:)

    YanıtlaSil
  2. Dün gece izledik eşimle.. Aylardır vizyona girmesini bekliyordum heyecanla..
    Ama heyecanım hüsrana dönüştü :( hele filmin ilk yarısı bence çok kötüydü, çok şaşırdık.. Ama ikinci yarısı fena değildi. Yani sizin de dediğiniz gibi ikinci yarıda benim de gözlerimin dolduğu sahneler oldu..
    Sonuç, eh işte :)

    YanıtlaSil
  3. Daha film çekilmeye başlamadan izlemeyi kafama koymuştum :) kısmetse önümüzdeki haftasonu erkek arkadaşımla birlikte izlemeye gideceğiz. umarım hayal kırıklığı olmaz, film konusunda çok seçiciyimdir.

    YanıtlaSil
  4. bücürükcüm aynen katılıyorum sana, eski türkücülerin film işine el atması pek de iyi sonuçlanmadı. bi de new yorkta 5 minare mahsun kırmızıgülün filmiydi sanırım :)

    Didem, aynı yorumu film bitince yaptık , ikinci yarısı daha acıklıydı :)

    Merve, geçen sene kış gibi beni unutma diye bir sinema filmi vardı, eğer gittiysen konusu aynı bu filmdeki gibi :) yabancılık çekmezsin.

    YanıtlaSil
  5. izlemeyi hiç düşünmüyorum, bambaşka bişey söylicem. ne kadar az makyaj yapılmış fahriye evcen'e, ne kadar sade ve güzel(:

    YanıtlaSil
  6. evet semmma nerdeyse sıfır makyajdı, bütün film boyunca öyleydi.. gelinlik giydi duvağı yoktu ama o kadar güzeldi ki eksikliği hissedilmedi bile :)

    YanıtlaSil
  7. Film ne zamandır konuşuluyor hiç bilmiyorum, ben daha geçen hafta tvde ilk kez gördüm:) Sonra nasıl acaba deyip de yorumlara bakınca A Moment to Remember filminden arak olduğunu duyunca, para verip izlemeyi düşünmedim.
    Hani filmin resmi olarak uyarlanması tamam, hoş bir şey de, ilk önce araklayp sonra iş ayyuka çıkınca "bir kore filminden özcan deniz tarafından uyarlanmıştır" yazdırmak ayrı bir olay...

    Ama evet, Fahriye çok güzel!

    YanıtlaSil
  8. bizim millette hep oluyor böyle şeyler, ilk değil yani şaşırmadım !
    müzik çalarlar, klip çalarlar, milletin tarzını bile çalar giyerler :)

    YanıtlaSil
  9. a moment to remember filminin türkiye çakması.
    sadece senaryoyu değil güney koreli kadınların o doğal güzelliğini de kopyalamışlar filmde.
    ki fahriye zaten güzeldi bir şey demiyorum. ama makyajsız değil ;)
    öpücük ;)

    YanıtlaSil
  10. Ben hiç beğenmedim bu filmi.Çok büyük umutla gitmiştim ama sıkılarak çıktım ...

    YanıtlaSil
  11. çok duygusal biri olduğum için gitmek istiyorum ben hala aşka inancım var çünki

    YanıtlaSil
  12. Benim bir evim bile yok
    İçimi dökecek
    Omzuna yaslanıp ağlayacak
    Ve onunla yaşlanacak bir evim bile yok ...

    YanıtlaSil
  13. Seyhan abla; haklısın ama fahriye evceni önceki sinema filmlerinde hep makyajlı, kıvırcık saçlı, sexi halde görmeye alışmıştım, o yüzden bana makyajsız gibi geldi :) ama tabiki film çekiyorlar makyajsız film mi olurmuş :)

    Merrapunzel; ben fragmanı bile izlememiştim, sonuçta türk filmlerinin kalitesi belli fazla ümitlenmemek gerek :)

    Tosbağanın Dünyası ; filmin sonunda aynı cümle geçiyor, hala aşka inananlara gelsin gibi final cümlesi koymuşlar :) ikinci yarısı kesin ağlarsın sen o zaman hazırlıklı git :)

    Roseone; :( üzülme bence, gerçek hayattaki aşk pek hayal ettiğimiz gibi olmuyor, aşk filmlerde gösterildiği gibi olmadığı için çoğu insan aşkı bulamıyorum diye ağlıyor.. sabret elbet birisi çıkacaktır karşına :)

    YanıtlaSil
  14. Benim bildiğime göre şuan sevgili değiller, ve filmi de ayrı iken çektiler.. özcan deniz başka biri ile beraber..

    YanıtlaSil
  15. aaa gerçekten mi :S
    çok şaşırdımmm.. ayrıldıkları halde bu kadar medenice başrolü paylaşmaları hayret verici..

    YanıtlaSil
  16. Merve, sana bir sürprizim var , blogumu ziyaret eder misin?

    hepsisatista.blogspot.com

    YanıtlaSil
  17. ayy bayılırım sürprizlere hemen geliyorumm :)

    YanıtlaSil
  18. arkadasım gıtmıs ve yorumu suydu bu tıp erkekler yalnızca fılmlerde olur :)) ozcan denızı sevmıyorum gıtmem :) paylasım ıcın tesekkurklerrrrrrrrrrrrrrrrrrr

    YanıtlaSil
  19. heeeey hoşgeldin blogumaaa.
    :)
    bi de bu filmi yazıcaktım ben de bu hafta izleyip.
    :)
    önceki filmi ya sonra da güzeldi yaw.
    :)

    YanıtlaSil
  20. blogunda ne çok iyi arkadaşım var.
    :)

    YanıtlaSil
  21. gergedan mevsimi iran filmi.
    ghobadi yönetmeni.
    sarhoş atlar zamanı ve kaplumbağalar da uçar adlı iki müthiş filmin yönetmeni. iki film de blogumda film başlığında var. onlar kaçırma.
    :)
    yılmaz erdoğanı hiç tanımam bilmem ben.

    YanıtlaSil
  22. sen de hoşgeldin blogumaaa :)
    senden önce davranmışım desene, ama olsun git izle paylaş bir de senin yorumunu okuyalım..
    ya sonra filmini izlemedim herkes çok kötü diye diye soğuttu beni filmden , o yüzden bu film çıkar çıkmaz gideyim dedim, yorum yaparlarsa vazgeçmeyim diye :)

    YanıtlaSil
  23. henüz gidemedim ama giden tüm arkadaşlarım ağlayarak dönüyor,hatta sürünerek gelenler bile var :)merak etmiyor değilim,bakalım gidebilecek miyim?:)

    YanıtlaSil
  24. :D sürünerek gelen derken.. baya duygusal arkadaşların varmış ne diyim :)

    YanıtlaSil
  25. seside çok güzel fahriye evcen kendiside özcan denizle de çok yakışıyolar filmı çok merak ediyorumm

    YanıtlaSil
  26. yaa evet gerçek sesiydi dimi ?
    ben bi an başkasınındır dedim ama yok değil sanırım,
    ilk kez türkü söyledi çok yakıştı ona :)

    YanıtlaSil
  27. görmedin miii.
    yazdıım.
    :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…