Ana içeriğe atla

Ögrenci Evi

şimdi size öyle bir öğrenci evi göstereceğim ki,
'lan bunun ki öğrenci eviyse biz nerede yaşıyorduk' diyeceksiniz !
hem de tek odalı,hem mutfakla birleşik bi de üstelik küçücük bir yer..
dekorasyondaki inceliklere, duvar diplerine, evin köşelerine bakın hele..
yalnız bu kadar düzen biraz fazla değil mi! :)
ev sahibinin erkek olduğunu düşünüyorum çünkü bir kız bu kadarcık  odaya asla sığamaz :S
kıyafetler, ayakkabılar, çantalar, incik boncuk derken kapıdan içeri giremezdi.
ama erkeklerin de bu kadar düzenli bi evde 5 dakkadan fazla yaşayabileceğini  sanmıyorum :)
uff kafam karıştı :) kim yaşıyor bilmem ama eve bayıldımmm..
dekore edenin eline gözüne dizine sağlık valla :)













*fotoğraflar: http://freshome.com/

Yorumlar

  1. paralel evren de öğrenci evleri, toplama eşyalardan ziyade bu kadar güzel ve düzenli oluyor sanırım :)

    YanıtlaSil
  2. Biz de öğrenci olduk ama hiç böyle evimiz olmadı :( şanslıymış :)

    YanıtlaSil
  3. valla bu evrende ben göremedim, paralel maralel nerdeyse oraya taşınacağım :)

    YanıtlaSil
  4. Bu evi döşeyecek kadar zengin değiliz :)

    YanıtlaSil
  5. evlilik hazırlıkları yapan birisi uçan kuşa bile borçlandığından haklısın mesut :) sen hiç bulaşma bu işe.

    YanıtlaSil
  6. ben, benim evim tabii benim ev işte hay allah nasıl geçti bu resim eline :D

    hakkaten mükemmelmiş yaa ama böyle öğrencilik olmaz arkadaşım azcık rezillik çekceksin, 2 parça eşyayla hayat sürdürceksin öğrencilik budur:D

    sigara paketlerinden yapılmış sehpa olacak o paketlerin içinde ibretlik bi bond paketi olacak (yokluğu bil daima unutma , noldum deme nolacam de mesajı versin diye) o masalar nedir öyle :D
    ankastre set nedir yaa fırın bile çoğu eve lüks kaçarken :D
    çokkk hoşuma gitti o günlerime gittim teşekkürler paylaşım için

    YanıtlaSil
  7. senin evin mi :D
    pardon ya istemeden çalıverdim, böylesi güzel bir öğrenci evinin herkese açık olması lazım. ne de olsa müzelik bişi başka benzerini bulmak zor :)

    YanıtlaSil
  8. ayy yok böyle öğrenci evi mi olur, Yeni evli insanların bile bu kadar muhteşem evleri olmuyor :) ama varya ben o öğrencinin yerinde olsam ömür boyu öğrenci kalırım :)

    YanıtlaSil
  9. katılıyorum uur böcee :) öğrencilik bu evde başka yaşanırdı.

    YanıtlaSil
  10. Güzelmiş, sade...ben de sade evleri çok severim, eşya az olacak, biblo az olacak, gereksiz hiçbir şey olmayacak:)yalnız bu evde perdeler yok perdesiz pencereleri hiç sevmem..tül ve perde de olsaydı bu evde bence daha şirin ve romantik olurdu, dışarıdan nehir mi gözüküyor çok güzel?

    YanıtlaSil
  11. öğrenciliğin ruhuna aykırı bu bi kere:) bana düzenli bir kız öğrenci evi gibi geldi gizli bölmelere tıkmıştır belki incik boncuklarını, yatağın üstündeki hırka ve çizmeyi görünce kız olabilir dedim ondan yani:)kıymetini bilsin ne diyelim!

    YanıtlaSil
  12. evet perdeler yok :)
    çok dikkatlisin ilk farkeden sen oldun. gündüz nehir manzarası var perdeye gerek yok da gece böyle ormanlık bir yerde perdesiz bir gece kalamazdım ben de :)

    YanıtlaSil
  13. ben burda evlenince bile yaşarım be. perdeler kısmına ben de takıldım, kesin erkek öğrenci evidir. zira böyle camı penceresi açık evde kız öğrenci barındırmazlar kolay kolay. dünya erkekleri hödüktür.

    YanıtlaSil
  14. erkekleri bırak kızın kendisi de rahatsız olur burda :)

    YanıtlaSil
  15. odaların renk tonu iç açıcı olsada, eşya dizyanı basitliği göz boşluğunu doldurmuyor, tül perdesiz evmi olurmuş öğrenci barınağından ziyade, pratik bekar evini andırıyor...

    YanıtlaSil
  16. barınak mı :) aşk olsun Nida o da ne demek. biz insan değil miyiz.

    YanıtlaSil
  17. yaşadığım evden soğudum :D şahaneymiş valla

    YanıtlaSil
  18. mervecim özür dilerim,, ifade arzım o değil biliyorsun ! barınma kalma ve ikamet esvabında algılanırsa üzülmeyiz dimi ?

    YanıtlaSil
  19. :) anladım nida takılıyordum ben o kadar ;)

    YanıtlaSil
  20. ben 3 cocuk babasiyim böyle bir evimiz yok.birde naylan cadirlarda yasayanlari,evsiz barksizlari görünce ürperiyorum.herseye ragmen genclerimiz özelliklede ögrencilerimiz herseyin en iyisine layiktirlar.

    YanıtlaSil
  21. ben bu eve bayıldım
    yanlız yaşasaydım evim böyle olurdu:))

    YanıtlaSil
  22. Bir öğrenci evinde 8-10 taneden daha fazla kitap olmalıydı?

    YanıtlaSil
  23. dikkatli bakarsak kıyafet dolabı bile yok evde, eksikleri çok yani :)

    YanıtlaSil
  24. oooooooooo ınanmak zor gercekten :))) yazık bızım ogrencılerımıze de dıyebılırız:)

    YanıtlaSil
  25. Yaşadığım tecrübelere dayanarak yazıyorum,anne ve babalar böyle evleri,ortamları hazırlıyorlar da,öğrenciler ne kadar hak ediyorlar?Bu evlerin hakkını veriyorlar mı?Sevgiler.

    YanıtlaSil
  26. hani derler ya emekle alına şeyin kıymeti başka olur diye aynıhesap bu senin dediğin, eğer öğrenci ek işte çalışıp evini kendi donatırsa kıymetini ayrı bilir, anne babadan hazır alanlar daha hor kullanır. her konuda bu iş böyle :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…