Ana içeriğe atla

Afiş tasarımım



istanbul'un en büyük artısı ismek kursları şüphesiz..
her sene yeni branşlar ekleniyor ve yeni yerler açlılıyor.
ve kurslardan hiç bi şekilde ücret alınmıyor.
amerikaya gitmeden önce ingilizce pratik olsun diye geçen sene bir yıl boyunca devam etmiştim ismeğe..
bu sene de grafik tasarım dersi alalım dedik, aidayla gittik yazıldık.
haftada iki gün perşembe ve cuma akşamlarımızı böyle değerlendiriyoruz..
kursta photoshop ve illustrator programlarını öğretiyor hocamız..
hocamız demişken, hem geçen seneki ingilizce hocam hem şimdiki grafik hocamdan bahsetmek isterim.
hiç öyle ücretsiz kurstaki hocalardan nolurmuş demeyin,
hepsi gayet donanımlı, bilgili, işinin hakkını veren insanlar.
çok seviyorum hocalarımı :)
bugün proje teslimi var , afiş tasarımı yapmamızı istedi hocamız,
elimden geldiği kadar bişiler yaptım,
yoruma açmak istedim..iki afiş arasında kararsız kaldım filtreli mi olsun düz mü olsun die..
henüz notumu almadım ama sizce nasıl olmuş ?



Yorumlar

  1. mrb cnm, görünüşü net olanı daha iyi duruyo bana göre.

    YanıtlaSil
  2. bence birincisi daha güel. sanki bir derinlik katıyor o filtreler.

    YanıtlaSil
  3. inanmıyorum müthiş bir is çıkarmışsın.sablon belli miydi yoksa sen mi tasarladın.Ellerine sağlık ben 2. resmi daha net olmasından dolayı daha cezbedici buldum :)

    hepsisatista.blogspot.com

    YanıtlaSil
  4. yorumlarınız dikkate alınıyor ;)
    teşekkür ederim pia, kızın elbisesi çok renk katıyor sanırım :)
    parçaları ben birleştirdim taslak yoktu yani..

    YanıtlaSil
  5. 2.si daha iyi olmuş bana göre..hatta naçizane o bücürüklerin olduğu arka planı beyaz bırakmasaymışsın daha iyi olurmuş sanki..hani filmden diğer bi iki karakterin de gözüktüğü bi sahne falan olsaymış sanki..anne baba ayı falan görünebilirmiş sanki:)
    filmi çok sevmiştim bu arada ben bilmem sen de izledin mi :)

    YanıtlaSil
  6. teşekkürler eylül :)
    animasyon filmleri çok seviyorum sinemada izlemiştim hem de bunu..

    YanıtlaSil
  7. Çok sevdim çok başaralı olmuş filtresiz olursa daha şahane olur bence. :)

    YanıtlaSil
  8. bir grafik tasarımıncı olarak nacizane fikrim çok güzel olmuş ama filtresiz olan daha iyi durur her zaman film afişlerinde birde bücürükler keşke bir zeminden yada filmin bir sahnesinden çıksaymış orjinal afişleri aratmazmış... ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
  9. teşekkürler hocamm :)
    bilirkişiden yorum olmak da başka keyifli oluyormuş..
    yarın ikisini de çıktı alacağım, hangisini beğenirse onu vereceğim sanırım..

    YanıtlaSil
  10. düz olan daha iyi bence bende onu beğendim :)

    YanıtlaSil
  11. Sevgili Mervecim, bence ikinci afiş daha güzel olmuş ellerine sağlık, güzel iş çıkarmışsın. Bu arada bende 3. sınıftayken İsmek kurslarına katılmıştım (Web Tasarımı) ve gerçekten çok yararı olmuştu. Ne kısmettir ki şu an bende İsmek'te Web Tasarımı öğretmeni oldum, yetişkinlere ders vermek daha rahat oluyor zannımca ;)

    YanıtlaSil
  12. hoş haberler.

    ikisini de aynı beğendim.
    :)

    YanıtlaSil
  13. Leylacımm ya senden daha sık haber almak istiyoruz bizzz :)
    seneye seninle aynı yollardan geçeceğiz, biraz yol göstericilik yap bize tatlım..
    çok sevindim, ismek bence de tam senlik bir yer..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…