Ana içeriğe atla

Kokina Yılbaşı Çiçeğim

Blog bağımlılığını blogu olmayan anlayamaz , 
 nasıl ki anne olmadan çocuk sevgisinin ne demek olduğunu anlayamıyoruz bu da aynı şey.. 
internetsiz öğrenci evi , seyircisiz futbol maçı gibiymiş :(
 sessiz, sakin.. sadece oyuncuların sesi duyuluyordu..
neyseki sonunda internetime kavuştum da, ev biraz hareketlendi :)


Şimdiii size benim için ilk dünya tarihini araştırmadığım bir olayı söyleyeceğim :)
Fotoğraflarda gördüğünüz, yılbaşı çiçeği kokina, çoğunuzun bildiği bir çiçek..
Geçen sene tanıştım ben kokinayla..
sokakta görünce ne güzel şey bunlar diye aldım,
başımın yanına koyunca gece elimin dikenlerine batmasıyla uyandım..
aldım vazoya yerleştirdim, köşe bucak yer aradım kokinama..
üstündeki çiçekleri ilk başta gerçek sanıyordum, meğer iple bağlıymış duyunca pek bi üzüldüm..
ama kokinayla ilgili rivayeti bildiğimden çiçeğim çürümeye başlasa da atmaya kıyamadım..
neymiş efendim kokinanız, bir daha ki yılbaşına sağ salim kavuşursa,
dökülmezse ev sahibi oluyormuşsunuz kıh kıh :)
ya işte her evi süpürdüğümde atmaya niyetlenip de atamadığım kokinam 2012 yi bırakın 2013 ü görecek..
tabiki o kırmızı çiçekler çürüdü ama , sapasağlam o dikenlerin üstünde duruyorlar gördüğünüz gibi..
bu sene kokina almadım, ben tok gözlü bir insanım , bir ev bana yeter :D
benim hakkımı da siz alın :)
bu arada evi alıncaya kadar saklamak gerekmiyordur kokinayı umarım ! :)
biraz daha durursa kokmaya başlayacak diye korkuyorum da..


Yorumlar

  1. Çiçeklerin anısını saklayınca olmuyor muymuş:)
    Çok hoşuma gider bu dikenler, ama o kırmızı kısmının çürüdüğünü bilmiyordum:(

    YanıtlaSil
  2. ben işimi garantiye aldım, direk çiçekleri sakladım Nesrin :)

    YanıtlaSil
  3. hihi çok sevimli.
    kokona koket gibi.
    :)

    YanıtlaSil
  4. bizim buralarda ormanda çok var onlardan gidip toplasak mı ne ;)

    YanıtlaSil
  5. aman dikkatli olun :) zehirli diyenleri var ama ben inanmıyorum ..

    YanıtlaSil
  6. Aaa ben bu olayını bilmiyodum bak. Hatta neden herkes yılbaşında alıyo ki bu çiçekten diye kendime çok sormuşluğum da vardır ama bi internette araştırmaya elim gitmemiş :))
    Evin şimdiden hayırlı olsun o zaman. İnanırsak olur bence :)

    YanıtlaSil
  7. Bana da bi oda ayırırsın artık:))

    YanıtlaSil
  8. bütün ev senin olsun abla :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…