Bezmişlik halidir

11:59:00 Merve Sevim 4 Yorum


sıvı sabunun lavaboya dökülen kısmının, eline dökülen kısmından çok olmasıdır.
bugünün, dünden ve yarından farklı olmayacağını bilerek yaşamak..
(u)mutsuzluğun içinde saklı zaten..
yılın ilk karı yağarken uyuyor olmak, sebebidir.
gizlenebilen lakin ertelenemeyen ruh hali.
görmezden gelerek başetmesi mümkün olsa da,
belli etmemesi neredeyse imkansız olan bir duygu.
çalışalım, çalışınca unutuyor insan bir süreliğine.
makarna suyunu tencerenin kapağıyla süzerken bütün makarnanın lavoboya dökülmesidir.
bir tür farkındalık halidir.
çok fazla sorgulamayınız yani..

4 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Trabzon yolcusu kalmasın..

16:41:00 Merve Sevim 2 Yorum


maçka yollari taşli geliyor kalem kaşlı, ahey ahey aheyyy..
bi karadenizliye de yakışan bi giriş oldu bu be , ahey kısmı hariç tabiki :) ahh ahh ne bitmez çilesi vardır bu öğrencilerin kardeşim.. ömrümüzü yedi bu sınavlar ömrümüzü..
evet bu bir tatil postudur, daha doğrusu tüm derslerini vermiş , üstünden büyük bir yük kalkmış bir gencin yani benim tatil öncesi son postumdur..
sonunda Php açıklandı, büte kalmadan geçmişim dün gece sevinçten uyuyamadım, erkenden evime gidesim vardı çünkü..bir ay tatil yapıcam, ohh bu kış gününde iyi oldu bu yatış işi..
valizimi toplamaya başladım ama bir haftadır durmadan alışveriş yaptığım için 6 çift ayakkabıyı nasıl nereye sığdıracağım bilmiyorum :( yanlış anlaşılmasın çoğu hediyedir ve büyük indirimlerden alınmıştır..haberi olmayanlara duyduk duymadık demeyin İstanbul İndirim zamanı başlamıştır diye haykırmak istiyorum.. acaip uygunlukta kaliteli ciciler, pabuçlar alabilirsiniz..
gel gelelim uçak bileti fiyatlarına.. anlamadım arkadaş herkes mi php den geçmeyi bekliyormuş böyle :) bu ne kalabalık, bu ne pahalılık..neyseki annematik kartımla 150 Tl ye sadece gidiş biletimi alabildim..dönmeye bilet parası bulurum inş,  zira ikinci dönem tam 10 dersim var , çalışmaya erken başlamak gerek..
herkeslere iyi sömestr tatilleri diliyorum, bol kavuşmalı, ayrılmalı bir aydan çıkıp aşk dolu, sevgi dolu bir de doğum günü dolu şubat ayında aklımı İstanbulda bırakarak gidiyorum orası da ayrı sümüklü bi durum tabi hadi Allaha emanet olun..

2 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Büyüksün Acunn Baba :)

23:30:00 Merve Sevim 8 Yorum


Son yılların en mübarek insanı hiç kuşkusuz ki Acun Ilıcalı diye düşünüyorum.
Show Tv yi ele geçirdikten sonra elini attığı bütün yabancı formattaki yarışmalarla,
Türk halkının kurtarıcısı oldu adeta..
izleyenlerin değil tabi, yarışmacılarının ve ailelerinin kurtarıcısı oldu..
Halkın içinden birisi olarak konu hakkında yorum yapmak istedim..
ülkemizde işsizlik almış başını yürürken, çoğumuz kıtkanaat geçinirken, nasıl daha fazla kazanırım diye düşünürken ekranlardaki yarışmalarda insanların bir anda nasıl köşeyi döndüklerini görüyoruz..
bir anda demek doğru değil tabi, ortada bi yetenek, kendi çapında uğraş,emek var tabi buna lafımız yok..
söylemek istediğim Türkiye'de yarışmalar sayesinde para kazanmak daha kolay sanki..bu olayı kolay hale getiren, insanların ayaklarına kadar getiren isim de Acun mutlaka..
doğru formatlar seçiyor, Türk halkını iyi tanıyor ve hangi yarışmanın patlayacağını izleneceğini iyi biliyor..
haftanın hemen hemen 7 günü onun programlarını izliyoruz, tamam bazen gına geliyor her akşam acunn her akşam acunn izlenir mi yarebbm diyoruz ama çoğu insanın ekmek kapısını araladı acun bence..
bakın mesela bir kaç örnek..
Merve Oflaz, önce var mısın,yok musun? yarışmasından 81 tl, Survivor birinciliği ile 500 bin ve sonrasında oynadığı molped reklamı ile 300 bin tl kazandı .. genç yaşta bu servet herkese nasip olmaz doğrusu.
Sefa Doğanay var hemşerim,Trabzonlu kendisini çok seviyorum, çok samimi ve yetenekli bir arkadaş..onun da şansı bir anda parlayanlardan. Yetenek sizsiniz birinciliği ile 250 bin tl kazandı ve sonrasında çocuklar duymasında oynamaya başladı..
bu iki isim sadece en ön planda olanlar.. Acun hem set arkasındaki çalışanlarına, hem yarışmacılarına etrafındaki herkese ekmek kapısı oldu resmen..inşallah diğer yapımcılardan da böyle atılımlar olur da insanlara faydalı işler yaparlar..iş yok, işsizlik çok diye yakınıp durmazlar da gençlerimize çalışabilecekleri iş sahaları açarlar..potansiyelin alası var biz de ama imkanlar kısıtlı ne yazıkki :S

8 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Hobi blogları 1.si Fotografium hediye veriyor !

22:28:00 Merve Sevim 0 Yorum

Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarak Canon 600D , Manfrotto tripod ve Kata sırt çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Tahirle Zühre Meselesi

23:25:00 Merve Sevim 0 Yorum


Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

çok seviyorum Nazım Hikmet'in bu şiirini.. "sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı " :)
ama kusura bakmasın usta şairimiz bu zamanda herşey gibi sevgi anlayışımız da çok değişti..
yeni nesil bencillikle suçlanıyor, eee ben de yeni nesilim üstüme alındım..
konuya bi aydınlık getirmek istemem normal değil mi :)
diğer meseleleri bilemeyeceğim ama sevgide gayet benciliz arkadaş !
bir seviyoruz on sevilmek istiyoruz..
bir veriyoruz on almak istiyoruz..
bir sabrediyoruz on sabredilmesini bekliyoruz..
yani kısacası bencilliğin hadsafhasını yaşıyoruz..
seni seviyorum diye senin de beni sevmen şart. Elma değilsin sen :) çağında yaşıyoruz..
sonumuz hayırlı olsun vesselam :)

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Hindistan'dan gelen 4 kural

00:49:00 Merve Sevim 0 Yorum

İlk kural : “ Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretir.”

İkinci kural : “ Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. "Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı" gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir.”

Üçüncü kural : “ İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır.”

Dördüncü kural: “ Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir.”

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Geri döndüm

23:43:00 Merve Sevim 0 Yorum

merhaba dünya ya da Muhittin'in dediği gibi ne yaptın müdür :)
bir süredir yurt dışındaydım, soğuklar bastırınca şöyle uçağa atlayıp güneylere sıcaklara kaçayım demiştim de...
şaka be şaka ne güneyi ne sıcağı her öğrencinin senede bir kaç kez yaşadığı özel günlerdeydik malum final haftaları yani ;)
final haftalarını üç bölüme ayırıyorum ben.. 
kısaca F.Ö(finalden önce), F.H(final haftası),F.S(finalden sonra)
Final öncesinde ne mi oluyo...
önce sınav kritiği yapıyorum :) ilk hafta hangi sınavlar varmış, hımm iyi bütün zor sınavlar ilk hafta yani bunları atlatırsak rahatız, en zoru php ona bir iki gün önceden çalışmaya başlamak gerek diğerlerine akşamdan bir iki saat baksam yeter! final haftası evden de çıkamayacağım önce alışverişe çıkıp dolabı doldurayım..çikolata, cips, pisküüt abur cubur zihin açar :) henüz çalışmaya oturamadım, zaten bilim adamları da söylüyor herşey o masanın başına oturana kadar, oturunca tamam çalışmaya başlarsın zaten.. ama ayağım gitmiyor ne masaya ne kitaba..neyseki bunları düşüne düşüne final öncesi bitiyo ve..
final haftası geliyo, iti an çomağı hazırla varya hani aynen o hızda geliyor hem de.. neyseki final öncesi çok iyi bir plan yapmıştım ona uyarak devam ediyorum, php ye ağırlık ver diğerlerine göz gezdir yeter..birdir ikidir üçtür günler su gibi geçiyor ve şükür bitiyor sınavlar..geliyor final sonrası :S
acaba geçtim mi, erken bilet alsam mı, ya büte kalırsam, puf eve gitmek istiyorum falan filan işte.. şuanda tam da bu zaman diliminde yaşıyorum işte..birer ikişer açıklanmaya başladı sınavlar çok şükür bu dönemim beni çok mutlu etti, başarılarımın devamını bekliyorum ama bir de php açıklansa !
final sonrası farkedilen bir diğer konu da 15 gündür girip çıktığın evin, mutfağın, gardolabın hali :) neyse beklerken sıkılmayacağım anlaşılan bir sürü iş beni bekliyor, kendimi formatlanmış gibi hissediyorum sınavlar bittiğinde bu duyguyu çok seviyorum, bir de evime güzel bi format atarsam o da beni sevecek sanırım..herkeslere iyi tatiller diliyorum, aile yanları da formatlar için en doğru zamanlardır unutmayın :) kullanın onları şey yani zamanı iyi kullanın :)

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Öğrenciye yarı yıl tatilinde UMRE

15:30:00 Merve Sevim 0 Yorum

Diyanet İşleri Başkanlığı, yarıyıl tatilinde ilköğretim ve lise öğrencileri için 10 günlük özel umre programı hazırlamış. ülke genelinde öğrencilerin bilgi, görgü ve deneyimlerinin artırılması ve pekiştirilmesine katkıda bulunmak, kutsal topraklarda bulunan ve İslam tarihi açısından önem arz eden mekanların ziyaret edilmesini sağlamak amacıyla öğretmenleri nezaretinde öğrenciler için özel umre turu planlandığı belirtilmiş.
Yarıyıl tatili dönemindeki program 5 gün Mekke, 5 gün Medine’de konaklayacak şekilde 10 günlük olarak tasarlanmış.Öğrenciler için 2 kişilik oda 795 Euro, 3 kişilik oda 760 Euro, öğretmenler için 2 kişilik oda 875 Euro, 3 kişilik oda 850 Euro olarak belirlenen umre ücretlerinin 13 Ocak’a kadar ilgili banka hesaplarına yatırılması, başvuruların il ve ilçe müftülüklerine yapılabileceği belirtilmiş.
 Böyle bir uygulama ilk kez oluyor değil mi,  şaşırdım görünce biraz da kıskandım :) üniversiteleri de içine alsaydı bu uygulama keşke.. şaşırdım dedim çünkü bizim ülkemiz garip bir ülke :S
%99u Müslüman bir ülkede eğitim-öğretim ve din aynı cümlede kullanılsa bile olay oluyor..
Her müslüman çocuğun ilim bilim öğrenirken inandığı dini de öğrenmesi gerekmez mi, elbette gerekir.
Nasıl ki tarih dersinde Osmanlı Devletini işledikten sonra çocukları Topkapı'ya ziyarete götürüp, dersle ilgili bir etkinlik yapılabiliyorsa, Kutsal topraklara da götürüp gezdirmek normal geliyo bana..
Bu olayı da kullanıp, eşeltirecek olanları şimdiden duyuyor gibi olsam da çok güzel bir uygulama diye düşünüyorum, yeniliklere açık olmak gerekir.. inş her sene tekrarlanır, fiyatları da düşürülür hatta...

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Sevgi Neydi ?

17:18:00 Merve Sevim 0 Yorum

sevgi neydi?
coşkun akan dere,
sonbahar rüzgarı ile ürperen yapraklar,
cama vurup dağılan yağmur damlaları, bir yürek çarpıntısı...
sonunda coşkun akan dereler durulur, yapraklar kurur dökülür, yağmurlar diner, güneş çıkardı...

sevgi neydi?
sahip çıkan dost, sıcak insan eli, insan emeği, iyilikti sevgi...
sevgi emekti...

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Efendim bişi mi dedin!

16:03:00 Merve Sevim 0 Yorum

şair der ki:
"tahammül et" dediler…hangi bir zamana kadar?
ne bitmez olsa tahammül, onun da bir sonu var.

geldi mi herşey üstüste gelir derler de ne doğru derlermiş meğer..yoruyor, tüketiyor, yıkıyor, kırıyor. olmaz olası.tahammül sınırlarımı zorluyor herşey, ya da sabır diyelim! bir bakıma hoşuma da gidiyor bu durum, gıdım gıdım gelip sürekli sinir,stres yaşamaktansa bir anda hepsi gelsin ve ne kadar kalacaksa kalsın defolsun gitsin!
dönem tatilim hepsinin ilacı olacak biliyorum, dört gözle bekliyorum aile yanını ve uykuyu..

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Hiç böyle bir mektup okudunuz mu ?

21:17:00 Merve Sevim 0 Yorum

Sözü doğru anlamak isteyen herkes içindir, ama ille de senin için, dinle "Ey Çocuk"..

Zira sen benim talebemsin. Ben de senin… Zira sana bakıyorum, sana kıymet veriyorum. Hoşuna gitse de gitmese de, ağır gelse de gelmese de dinle ki, hayırlara sebep olacağına dair bir dopdolu ümit taşıyorum.
***
A benim güzel gönüllüm! Sen sen ol, “seviyorum” dediği halde sana zarar verene inanma. O nasıl sevgidir ki sevenini incitir, zarara sokar? Yok yok! Ne aşk o kadar ucuz, ne maşukluk öyle kolay… Yine de, “seviyorum” diyene merhametle yaklaş ve sabır ile hakkı hatırlat ki bu söz de öyle herkese nasip olmaz. Öyle veya böyle, sevmeye meyyal bir kalp, kıymetlidir.
***
A benim nimetim! Seni benim için nimet yapan, bana duyduğun sevgidir. Zira sevilmek nimeti, şükrü mümkün olmayan bir nasiptir. Hangi gönül vardır ki sevilsin de sevinmesin? Hangi varlık vardır ki sevgi karşısında kayıtsız kalabilsin? Kim ki sevilir, sevenine doğru akar. O halde, sevdiğin sürece, “sevilmediğin” duygusuna kapılma. Vallahi, eğer sevilmediğine inanmışsan, bu senin kendi sevemeyişindir.
***
A benim kıymetlim! Bazen seni yerden yere vuruşuma takılma. Sağında solunda birikmeye kalkışan tozlar, başka türlü nasıl dökülecek? Vuruş var temizler, vuruş var görmeyen gözü açar.
***
A benim nasiplim! Senin aşktan yana nasibin varsa, dokunsan da, dokunmasan da yanacaksın. İyi bil ki, bazıları hasrette de vuslatta da yanar. Zira onlar, aşk ateşinin sürekli temizleyen tesirine muhatap ve bu vesileyle sürekli ve pek hızlı Hakk’a yaklaşan, bahtı güzel kullardır. Allah aşkına, aşkı zayi etme! Allah aşkına, aşk gibi aziz bir duyguyu, nefsinin arzularına kurban etme.
***
A benim kırılganım! Her vakit okşanma bekliyorsun ama sendeki bazı hastalıkların ilacı canının yanmasıdır. Şöyle bir bak, ne ki şifadır, az ya da çok yakıcıdır. Bir bal vardır, hem tatlı hem şifalı olan, onu da biraz fazla yesen, için yanar “su!” diye… Etme. Merhameti sadece tebessümden ibaret zannetme. Kaşlarımı çatışımdaki tebessümü göremezsen, başkalarından ne farkın kalır?
***
A benim anlayışlım! Bak işte söylüyorum, anla. Buz gibi durduğum nice zaman, içimde koca bir volkan kaynar da sezdirmek istemem. Tebessüm ettiğim nice zaman, içimdeki çocuğun dudakları büzülmüş, çoktan ağlamaya başlamıştır da, belli etmem. Sana batar gibi dururum ya, senden çok canım acır. Bazen, senden kaçar gibi dururum ya, bilirsen, hayrınadır.
***
A benim canım! Sevgiyi dar kalıpların içine hapsetme. Kimi dokunarak, kimi bakarak sever. Bazısı kaçarak, bazısı yakalanarak sever. Nicesi susarak, nicesi de konuşarak sever. Seninkine uymadı diye, bir başkasını sevgisiz ilan etme! Fakat şunu da unutma: Şer’i ölçülerin dışına taşan her türlü yakınlık, maazallah ayak kaydırır. Halbuki “sevgi”, ayakları kaydıran değil, Hakk’a yaklaştıran duygunun adıdır.
***
A benim açık sözlüm! Ayrılıklardan şikayet ediyorsun. Diyorsun ki, “ayrı kalınca derinleşiyor, daha da büyüyor yaram”. Ne güzel işte, ayrılığı tat ki aşkın büyüyüp arşa ulaşsın. Ne olacak böyle kenarda, sığda, yüzeyde kalıp… Hadi, ayrılığın bereketine de talip ol da, derinlerden inci topla…
***
A benim sabırsızım! Çiçeğinin açma vakti gelene kadar, kaktüs dikenden ibarettir. Kim ki sabreder, çiçeğin açacağı güne erer. Ne vakit çiçeği açar, işte kaktüs o vakit, rahmet saçar. Lakin zahmetteki rahmeti sezip de sabredemeyene haramdır safâ…
***
A benim çocuk ruhlum! İçindeki çocuk yanının diri kalması ne de güzel ve yaptığın çocukça yaramazlıklar, ne de sevimli. Fakat takdir edersin ki bir günahı, “çocukluk yapmak” diye tanımlamak da, çocukluğun saflığına hakaret…
***
A benim sevenim! Hani sorarlar, “kula kul olmak mı kolay, yoksa Allah’a kul olmak mı?” Bu sorunun cevabını kendimce düşünürken bir gün, bir de baktım ki en yüksek kulluğun ucunu, bir insanın eteğine tutuşturmuş Allah. O eteğe tutundukça kul olmayı öğreniyorsun. Velev ki bu, bir kardeş olsun… Hatta velev ki eteğine tutunduğun ben olayım.
***
A benim dertlim! Gönül var deryalar gibi, gönül var bir küçük avuç. Sevda var isimde kalmış, sevda var cisimde kalmış. Öyle de sevdalar var ki öze çıkmış ölmemiş, her dâim diri kalmış.
***
A benim dert ortağım! Biz başımıza belayı, “bela!” dediğimiz gün aldık. Bu dünyada da zaten, aynı dertten muzdarip talihliler olarak, birbirimize teselli verelim diye karşılaştık. Farkında mısın, başımızdaki ne tatlı belâdır.

***
A benim şefkatlim! Bilirim, üşüyene kol kanat gerip ısıtmak dilersin. Lakin dikkat et de, ısıtayım derken, kimseyi ateşe verme.
***
Bir de hiç unutma ki, göğsüne kuvvet vermesi için kâh yanında, kâh ardında; kâh yakınında, kâh uzağında duacınım.… De ki: Amin.

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)