Ana içeriğe atla

Fındıkzade pazarından..

işte karşınızda, odamın yeni üyesi , telefonumun en yakın koruması pamuk şeker :)
ne alaka telefon koruması diyebilirsiniz , ilk başta ben de aynı tepkiyi vermiştim..
meğer bu pamuğun üstünde telefonu yerleştirmek için, bir bölmesi varmış..
telefonu oraya buraya koyup çizmeyelim diye tasarlanmış zaar :)
ama bu kadar sevimli, pembe yanaklı bir koruma alınmaz mı siz söyleyin :)
şimdi odamda yalnız başına kalmış beni bekliyor, buralarda ziyan olmasın diye kıyamadım getirmeye..
şimdilik fotolarına bakarak nazlatıyorum yavrumu :)




fındıkzade pazarından aldım hem pamuk şekerimi hem bu minik cüzdanları..
asıl amaç 3 tanesi 10 lira olan bu cüzdanlardan almaktı ama son dakka pamuk da eklendi aralarına..
cüzdanların morunu kendime, kırmızısını kardeşime, pembesini de tuana'ya aldım :)
ben kaybetmekten korktuğum takılarımı doldurdum içine, tabi bozuk para kesesi olarak da kullanılabilir.



Yorumlar

  1. hepsiii birbirinden tatlii :)

    YanıtlaSil
  2. O pamuk şeker fazla tatlıymış cidden :)

    YanıtlaSil
  3. yaaa çok güzeeelllerrr!!!

    YanıtlaSil
  4. cok guzeller hepsi de. gulerek kullanin

    YanıtlaSil
  5. Merhabaaaa :) Fındıkzade nam-ı diğer sosyete pazarını keşfetmeyen kalması sanırsam ^.^ Bende çok sık giderim, ee öğrenci olunca nerde ucuzluk orda biz. Blogunu çok sevdim, Amelie'yi seven herkesi çok severim zaten ^.^

    YanıtlaSil
  6. teşekkürler hanımlar :)
    daha güzelleri sizlerin olsun inşallahhh..

    RomanlardakiPrenses, sen de hoşgeldin sefa getirdin.. Amelie seven biri olduğun bir bakışta belli oluyor zaten :) dediklerinde çok haklısın, ben de öğrenciyim ve gerçekten nerde ucuzluk orda biz :)

    YanıtlaSil
  7. Merhabalar,

    Efendim, çok güzel şirin ve şık tasarımlı bir blog sayfanız var. Fındıkzade pazarından paylaştığınız ürünler de çok güzel görünüyorlar. Bu güzel paylaşımınız için teşekkür ederim.

    Güzel ve yararlı paylaşımlarda olmak üzere selam ve dualarımla kalın ve en Güzel'e emanet olun efendim, saygılarımla.

    YanıtlaSil
  8. Merhaba Recep Bey :)
    güzel yorumunuz için ben teşekkür ederim asıl..
    siz de hoşgeldiniz..

    YanıtlaSil
  9. Hepsi çok cicymiş:)
    şu telefonluktan rastlasamda alsam, dekoratif ve şirin:)
    Trabzonluları çok severim:)

    YanıtlaSil
  10. Teşekkürler Sema :)
    sen nerelisin ben de sizin oralıları seviyorumdur belki :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…