Ana içeriğe atla

Kimsin sen ?


tikkat tikkat wireless sahibi aranıyor ! :)
şuan evimin yakınlarda bir wireless var, malum ara tatil için Trabzona geldim netim yok burda..
babam neden bağlanmıyorsun  diyor wirelesse..
baba şifresi var herhalde, nerden bileyim şifreyi diyorum, sen bilgisayarcı değil misin kırsana şifreyi diyor :)
şimdi şu 4 yılın hakkını vermek için şifreyi sahibinden isteyip , al işte kırdım şifreyi diyesim var yeminle..
kimsin sen TD854W_1 , insan adını soyadını yazar ki birileri gelir de şifremi ister diye..
haksız mıyım ama :)


Yorumlar

  1. baba kizini hacker sanmis :D

    YanıtlaSil
  2. bilgisayarcı değil misin, her türlü şifreyi kırabilmen gerekiyor :P seni çok iyi anlıyorum. ayrıca ben de kablosuz kullanıyorum ve hiç birinin isimden gelip isteyeceğini düşünmemiştim. ahanda burdan duyurmuş olayım, "inspiron" ağına bağlanmak için benimle irtibata geçebilirsiniz :D

    YanıtlaSil
  3. Ahmet Yüksel24 Ocak 2013 00:12

    baban haklı kökten çözmüş olayı bence ne biçim bilgisayarcısın sen :)

    YanıtlaSil
  4. Baba doğru söylemiş :) Fakat bu isteğin sonu nereye gider bilemedim. hehe.

    Ayrıca ben de sinir oluyorum, bazıları şifreyi vermiyor bile, sanki yiyeceğiz internetlerini.

    YanıtlaSil
  5. :)) Tebbessüm ettirdi sevgili babanız, benimkiler de öyle insanın elinen altında bilgisayar olunca herşeyi yapmaya muktedir zannediyorlar gerçekten:))!

    YanıtlaSil
  6. ehe bu babalar amerikan filmlerindeki hacker lara fazla takılmışlar.Benimkide böle birisi tc sini alacak tüm hesabını boşaltacak sanır görende bankada milyonları var sanır:)

    YanıtlaSil
  7. Yurdumdan ebeveyn manzaraları. Benimkiler de en ufak bir bilgisayar probleminde, neden yapamadın, biz de seni anlıyor sanıyorduk demezler mi....

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…