Ana içeriğe atla

yayaya şaşaşa , başkanımız çok yaşa !


müjdeler olsun sonunda güzel haberler almaya başladık :)
bilgisayar öğretmeni atamaları ihtiyaç mı yokmuş neymiş , ya da çok az sayıda yapılacakmış diye haberler almıştık yılın başında..
biz bu kadar okuyalım, az kaldı mezuniyete diyelim ama böyle bir haberle hevesimiz kursağımızda kalsın!
her şeye rağmen biz çalışmaya devam ediyoruz orası ayrı tabii..
Meb'in öğretmen açıkları listesinde Teknoloji-Tasarım 4600 diyor..
sanırım biz de bu gruba giriyoruz, biraz sevindirdi beni bu haber..

İşte MEB'in açıkladığı rakamlara göre en güncel haliyle Öğretmen açıkları;

  • Rehberlik 16 bin 900
  • Din Kültürü 15 bin 684
  • İngilizce 12 bin 857
  • İlköğretim Matematik 7 bin 601
  • Türkçe 7 bin 163
  • Fen ve Teknoloji  6 bin 820,
  • Okul öncesi öğretmenliği 6 bin 848 
  • Zihinsel engelliler sınıf öğretmenliği  6 bin 379,
  • Sınıf öğretmenliğinde 6 bin 411
  • Beden Eğitimi 6 bin 171
  • Edebiyat 5840
  • Teknoloji -Tasarım 4600
  • Sosyal Bilgiler 3 bin 600
  • Lise Matematik 3 bin 600

bugün de başbakanımız yılda bir kereye indirilen atamaları tekrar ikiye çıkardığını açıkladı..
Şubat eş durumu atamaları eskisi gibi tekrar uygulanacak..
bu uygulamanın tamamen 2013'deki seçimlere yönelik yapıldığını düşünüyorum..
öğretmenlerin gönlünü almak adına atılmış bir adım işte..
seviniyorum bir yandan üzülüyorum bir yandan..
zaten bizim hakkımız olan bir durumu , hediye gibi bize sunmalarına kızıyorum..
hakkımızda hayırlısı diyelim..


Yorumlar

  1. Boşuna üzülmüşsünüz demek teknoloji çağındayız Bilgisayarsız öğretmensiz olur mu :) hadi iyisiniz yine

    YanıtlaSil
  2. gözünüz aydın :)

    YanıtlaSil
  3. hadi hayırlısı inşaallah :)

    YanıtlaSil
  4. Hayırlısı olsun, inşallah olur.
    Son dediğinde öyle haklısın ki..
    Kendileri eşek yüküyle para alarak 2 senecik çalışsın, sonra emekli olsunlar öğretmene, akademisyene gelince gıdım gıdım bir şeyler yapıp bakın neler yaptık sizin için diye böbürlensinler. Offf offf.

    YanıtlaSil
  5. Çok sevindirici bir haber. Dilerim öğretmenler için güzel haberlerin devamı gelir.

    YanıtlaSil
  6. cankuşum üzgünüm ama bizim branşımız teknoloji tasarım değil. bilişim teknolojileri. üzgünüm :(

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…