Ana içeriğe atla

Hafızanız mı zayıf, havuç suyu için !


havuç suyunun hafızayı kuvvetlendirdiğini, bir kaç sene önce babam bir yerlerden öğrenmiş..
ben de o sıralar össye hazırlanıyordum ve sürekli bir şeyler ezberliyordum..
babam üşenmemiş gitmiş meyve sıkma makinesiyle bir kilo havuç almış gelmişti hatırlıyorum.
bi heves makineyi kurmuş, bir sürahi havuç suyunu sıkıp bana içirmişti..
size de olur arasıra çok fazla işle uğraşıyorsanız ve kafanız da bir sürü yapılacak iş varsa,
bir zaman sonra ay şunu yapmış mıydım, ay aklımda bir iş vardı diye küçük hafıza sorunları yaşarsınız.
ben havuç suyunu düzenli olarak her gün içtim nerdeyse..
inanın ezber yapmam gereken yeri sadece bir ya da iki kere okumak yetiyordu..
özellikle tarihler, önemli kişi isimleri hiç aklımda kalmazdı ama sonrasında baya hafızamda yer etmişti.
şimdi kpssye hazırlanıyorum ya, babam 4 senedir saklı duran makineyi geçenlerde yine kurdu :)
uçaktan inip eve geldiğim gece de elinde bir bardak havuç suyu beni bekliyordu :)
size de tavsiye ediyorum, çok faydası oluyor.
şimdi diğer faydalarını da araştırayım dedim, bir çok faydasının arasından en önemlisi Alzheimer hastalığını engellemesi dikkatimi çekti..
biliyorsunuz beynin küçülmeye başlaması ve kişinin bugünki hafızasını kaybetmesi, geçmişteki olayları hatırlaması Alzhemir olarak biliniyor.
beynimizin hafıza bölümünü teyp gibi düşünün, her gün o teybe bir kaset atarız ve yaşadıklarımızı o kasede kaydederiz. Kasetlerin bittiğini ve yenilerini kaydedemediğini düşünün, eski kasetleri oynatmaya başlar beynimiz.
Alzheimer öyle dınk diye oluvermez , en erken 15 yıl önce belirtileri görülmeye başlarmış. Ancak ilk evresinde önlem alınan Alzheimerın önüne geçilebilir, ikinci evresine geçmişseniz tedavisi mümkün değildir.
neden bu konuyu bu kadar açıkladım onu da söyleyim, bir ay kadar önce ananeme Alzhemir teşhisi konuldu! zaten kendisi sinir hastası olduğu için , unutkanlıklarını, olur olmaz ileri geri konuşmalarını sinir diyerek es geçtik ve şimdi son evresinde ancak anladık :S
bir ay önce bizi hatırlayan ananem şimdi bugünden kopuk, tamamen geçmişteki hayatında yaşıyor. erken teşhisin çok çok faydası var özellikle de böyle çaresi bulunmayan hastalıklarda. Beynin en büyük besin kaynağı neşe imiş.  depresyon ve stresle geçen hayatlar beyni yavaş yavaş öldürüyormuş.. Aman siz de şimdiden önleminizi alın beyninize iyi bakın. bir bardak havuç suyu birinci seviyedeki Alzheimerı ortadan kaldırıyormuş bunu da unutmayın..
sağlıklı günler..

Yorumlar

  1. Ben de havucun hafif zeytinyağıyla tatlandırılarak yenilmesi gerektiğini yıllar önce okumuş, beynime de kazımışım. Ama hiç yapmadım. Sana faydası olduğuna göre, bir adet canlı şahit edindiğime göre, bol bol içmem gerek. :)

    YanıtlaSil
  2. ufak ufak bende de unutkanlık başladı :)
    paylaşım için tşk cnm.

    YanıtlaSil
  3. Bitli Turist; bilmem hiç içtin mi ama tadını ben çok seviyorum, rengi bile iç beni diyor sanki :)


    Selam; teşekkür ederim tatlım :) aman ilerlemeden önlemini al sen de..

    YanıtlaSil
  4. Ben havucu kırt kırt ısırarak yiyorum, üşeniyorum suyunu sıkmaya :(
    Paylaşım için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  5. ciddi misin? harikaymış hemen ben de havuca sarılayım :)

    YanıtlaSil
  6. ister ısırın ister için , ama tüketin kızlar :)

    YanıtlaSil
  7. heyoooo içeriz tabiii zaten nefis bişi ki.
    yeşil elma ile karıştırıyorum oh.
    :)

    YanıtlaSil
  8. Bayılırımmm :)

    Benim babam küçükken greyfurt, elma ve havucu karştırıp zorla ağlata ağlata içiriyyodu şimdiki kafam olcak diklerim valla :)

    YanıtlaSil
  9. çokgüzel bir konu başlığı açmışsınız. bloğunuz çok şirin ki takipteyim ben de beklerim ;) kolay gelsin...

    YanıtlaSil
  10. teşekkür ederim Emine :) hoşgeldin tatlım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende buraya üye olmak istiyorum ama nasıl olunuyor bilmiyorum yardımcınolabikirmisiniz ben yabancıyımda

      Sil
  11. Süper süper süper! Portakalın yanına ekliyorum kendisini. :)

    YanıtlaSil
  12. Mervecim bende hiç eksik olmaz havuç suyu, hemde bal katkılı :)
    buna rağmen biraz unutkanım:D

    YanıtlaSil
  13. Gvhr.Klyva , hoşgeldin öncelikle canım.. bloguma üye olmak için sağ üst köşedeki "bu siteye katıla" tıklayarak üye olabilirsin ;)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…