Ana içeriğe atla

Susam Sokağı


Gün güneşli, insanlar neşeli.. 
Sen de gel oyna, 
Susam Sokağı'nda. 
Dostluk ve sevgi sarıyor her yeri , 
Gel katıl bize, el elele.. 
Sev dünyayı, açılır her kapı , 
İşte Susam Sokağı... 
Sev dünyayı, açılır her kapı , 
İşte Susam Sokağı...





Bu jenerik varya, oradaki çocuklar, şemsiyeler, oyunlar tek tek her karesinin öyle çok anısı varki anlatamam..
tekrar tekrar izliyorum, bir anda on yıl gerilere çocukluğuma gidiyorum..
bir kaç  fazladan bişi hatırlamak için uğraşıyorum, olmuyor..
çocukluğum, dünyanın etrafımda döndüğünü , herşeyin oyundan ibaret olduğunu düşündüğüm zamanlar..
biraz daha bilinçli olmayı isterdim, en güzel yıllarımı doya doya yaşarken hiç bir şeyin farkında olmadan geçirmek çok fena şimdi düşünüyorum..
neden hafızamız 5 yaşından itibaren adam akıllı tutmuyor  yaşadıklarımızı :)
Susam Sokağı...
zamanına damgasını vurmuş, harika bir yapımdın sen...



Yorumlar

  1. ne güzeldi di mi ya.
    bi de filmi var çok tatlı.
    :)
    yorumunu yanıtlamıştım.
    yüzme korkusu için bir eft'ciye gitsene, aşarsın.
    :)

    YanıtlaSil
  2. inan anlamadım deep :)
    eft ne ki ?

    YanıtlaSil
  3. eft bir çeşit terapi.
    nette incele.
    kesin çözüm getirdiğini biliyorum bu tür durumlarda.
    :)
    emotional feelings transfer gibi bişi.
    :)

    YanıtlaSil
  4. teşekkür ediyorum canım, aydınlattın valla beni :)

    YanıtlaSil
  5. :) gece gece ne güzel oldu bu, yüreğine sağlık canım..

    YanıtlaSil
  6. teşekkür ederim Meryemcim :)

    YanıtlaSil
  7. Çok hoştu yaa.. :) Duygulandım şimdi. :)

    YanıtlaSil
  8. susam sokağı ve edi ile büdü; ne kadar çok insan için bu yakıştırmayı yapmışızdır veyahut da yapmışımdır :)

    YanıtlaSil
  9. susam sokağı bildiğim kadarıyla hala dewam ediyor etmese bile 4000 aşkın bölümü var,
    öyleyse şimdiki çocuklar niçin susam sokağıyla büyümüyor :(

    YanıtlaSil
  10. katılıyorum Seyhan abla :)
    internetten açıp çocuna izletir isteyen anneler ;) yayınlasalar çok daha güzel olur orası ayrı..

    YanıtlaSil
  11. Ah ne günlerdi ya benimle oynar mısın vardı ben izlerdim ama bunlar kolay yaa derdim :D Şarkıları ama çok hoşuma gidiyordu. :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…