Ana içeriğe atla

Akordiyon


bazı enstrümanların sesleri içimize dokunur, klarnet, ud , keman bi de akordiyon var..
her pazar bizim sokağa elinde akordiyonuyla birisi gelir ve dolaşa dolaşa müzik yapar ..
sanat sokağında oturmuyorum o yüzden ilk duyduğumda ben de şaşırmıştım :)
şimdi bahar gelince tekrar gelmeye başladı, kahvaltımı müzik eşliğinde yaptım çok güzeldi :)
körüklü , klavyeli, görüntüsü garip bir alet ama çıkardığı ses çok naif , yumuşacık..
normalde tango enstrümanı olarak bilinsede her parçaya çok yakışıyor bence..
hava kapalı olunca böyle durgun bi müzik eklemek istedim,
mutlu haftalar dilerim hepinize :)


Yorumlar

  1. şarkıya bayıldım, paylaşım için çook teşekkürler.. balkan havalarında var hep akordeon ve ben oynak havalara da yakıştırıyorum en az hüzünlü havalara yakıştırdığım kadar, ne de güzel sesi var :)

    YanıtlaSil
  2. aynen balkan havalarını ben de çok seviyorum Bengü :)
    kına gecelerinde özellikle çok iyi gidiyor, eğlenceli oluyor..

    YanıtlaSil
  3. evimizde akordiyon var yıllardır (annemlerde) ve çalamıyorum. küçükken alırdım elime küçük olan akordiyonu denerdim birşeyler çalmaya ama hiç üstünde durmadım. çok pişmanım:( çok severim oysa. keşke bizim sokaktanda geçse, ne güzel olurdu:) müzik çok güzelmiş, teşekkürler merve'vim paylaşım için...

    YanıtlaSil
  4. Merhaba Merve, yine ben :) Şunu fark ettim ki, bu temada "yanıtla" seçeneğini ben bir türlü kullanamıyorum. Bu yüzden temamı değiştirdim, fontları nereden değiştireceğimi de buldum çok şükür :) yine fark ettim ki, senin blogda da "yanıtla" diyemiyorum, "blog hocam"ın blogunda bir kişi daha aynı şeyi söylemiş, genel bir sıkıntı olabilir belki, bilemiyorum. işin özü, sana cevaplar yazdım ama göremeyebilirsin, o nedenle buraya da yazayım dedim. çok çok öptüm, ve geri bildirimin için tekrardan teşekkürler.

    YanıtlaSil
  5. selam Bengü :)
    ben de şöyle biliyorum, blogger kendi temasının dışında bir tema kullanıyorsan, yanıtla seçeneğini çalıştırmıyor. Ben de olmuyor mesela blogger teması değil bu ;)

    YanıtlaSil
  6. This is my first time visit at here and i am actually pleassant to read
    everthing at one place.

    Here is my blog :: smart circle

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…