Ana içeriğe atla

Helal olsun Angelina Jolie !


* Hollywood'un gözbebeği Angelina Jolie, memelerini aldırdı. 'Mastektomi' operasyonu geçiren 6 çocuk annesi aktris, 10 yıl boyunca kanserle savaşan annesini 56 yaşında kaybetmişti. Doktorunun, "Yüzde 87 meme, yüzde 50 yumurtalık kanserine yakalanma riskiniz var" sözleri üzerine Jolie, riski azaltmak için ve çocuklarını annesiz bırakmak istemediği için ameliyatı kabul etti.

Tedavi sürecini, New York Times gazetesi için 'Benim tıbbi seçimim' başlığıyla kaleme aldı. Jolie'nin yazıda, 'Memelerimi aldırmakla başlama sebebim riskinin fazla olmasıydı' sözleri sırada yumurtalıklar var şeklinde yorumlandı. İşte o yazı: "Her şey bir bilimkurgu film sahnesi gibiydi. Kendimi daha az kadın hissetmiyorum. Tersine dişiliğimi azaltmayan bir seçim yaptığım için güçlenmiş gibiyim.."

Brad Pitt, İngiliz "Evening Standard" gazetesine verdiği demeçte, "onun durumundaki diğer birçok kadınınki gibi Angie'nin seçimini de kesinlikle kahramanca bulduğunu" belirtti.
Tedavi ve dikkati için tüm sağlık ekibine teşekkür eden Brad Pitt, "dünyada en çok istediğim şey onun benimle ve çocuklarıyla sağlıklı ve uzun yaşaması. Tüm ailemiz için mutlu bir gün" ifadesini kullandı.

***
Sağlık mı güzellik mi ?
tabi ki sağlık.. kadın = göğüs mantığını hiç bir zaman anlayamamışımdır zaten..
bir et parçasına bu kadar değer yüklememek gerekir !
zaten artık estetik operasyonları o kadar ilerlemiş durumdaki, göğsünü aldıran gitsin silikon taktırsın hiç..
iki ünlü ismin bir arada yaşaması, mutlu bir evlilik sürdürmesi pek görülür bir durum değildir, o yüzden Angelina&Brad ailesine hep "valla bravo" diye bakmışımdır.. Demek ki ünlü olunca insan gibi aileni kurabiliyormuşsun.. Ben kendisinin kanser olduğunu dahi bilmiyordum o yüzden şaşırdım ama yaptığı bu hareketle kanser riskini de neredeyse yok etmesi çok bilinçli bir davranış olmuş..
Geçmiş olsun ne diyelim..



*haber alıntıdır.

Yorumlar

  1. vuuu şaşırdım valla büyük cesaret ama çoğunlukta bu operasyonu risk taşıyan herkez yaptırıyor artık. yernede silikon taktırıyor ki bebek için bile sakıncas yok çünkü yerinde süt bezleri durmaya devam ediyor. hemşire kuzenim anlatmıştı banada (^-^)

    YanıtlaSil
  2. çok zor ve doğru bi karar. Allah kimsenin başına vermesin.

    YanıtlaSil
  3. Son derece cesaret isteyen birşey. Tebrik etmek gerek kendisini. Tamam sıkıntısı olan aldırıyor ama risk yüksekliğini duymasıyla tereddüt etmeden aldırması önemli. Kendisi zaten ekstra kararların insanı aslında, belki normal karşılamak gerek.

    YanıtlaSil
  4. Annem ve iki teyzemde gogus kanseri hatta teyzemi bu yuzden kaybettik...kanser ameliyati ve kemoterapi sureci gercekten cok zor...yasayan biliyor...isabetli bir karar almis bende her alti ayda bir rutin kontrol yaptiriyorum genetik olasiligina karsi....sonuc kadin olmak zor...

    YanıtlaSil
  5. HER BABAYİĞİDİN HARCI DEĞİL
    HAKİKATEN CESUR KADINMIŞ

    YanıtlaSil
  6. tüylerim diken diken oldu..

    YanıtlaSil
  7. mecbur kalırsam bende düşünüyorum.annem kanser meme CA yani metaztaz.angelinayı takdir ettim tabiki sağlık.canın yanıyorsa gözün bişey görmüyorki!etin daha bol olsa ne olacak.

    YanıtlaSil
  8. çok şaşırdım, üzüldüm de. Allah şifa versin hem ona, hem tüm hastalara..

    YanıtlaSil
  9. Kanser artık hayatımızın bir parçası malesef.. okuyunca haberi Angelina için çok ütopik gibi gelse de çok cesaretlendirici bir karar olmuş ünlü biri için.

    YanıtlaSil
  10. çok şaşırdım, ama düşününce doğru bir karar vermiş aslında, sağlık söz konusu olunca duygusal olmanın pek bir anlamı kalmıypr bence. blogunu çok sevdim sevgiler:)

    YanıtlaSil
  11. resim cok guzel ve gercekci:)
    bende beklerim bloguma =)

    YanıtlaSil
  12. gerçekten cesurca bir davranış..İnsan hayatı basit birşey değil, güzellik çok arka planda kalıyor..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…