Ana içeriğe atla

Güzel şeyler olsun artık!


Bir şeyler yazmaya, söylemeye, paylaşmaya korkar olduk ..
Arkadaşlarımız ikiye bölündü; facebookta , twitterda olayları destekleyenler ve desteklemeyenler karşı karşıya geldi.. Ağzı olan konuşuyor, yorum yapıyor, destek veriyor, eleştiriyor bazen de biraz daha ağırı sövüyor, sayıyor.. ilk başlarda hepimiz -yeter artık, bir avm için park yok edilir mi? nin kavgasını veriyorduk.. nasıl oldu da işler böyle çığrından çıktı ! yeşil sevgisiyle başladı herşey ve bambaşka yerlere sürüklendi.. ak partili olanlar ve olmayanlar karşı karşıya geldi, siyasi bir boyuta dönüştü olaylar.. aslında bunların hepsi son zamanlarda çıkan kısıtlayıcı yasaların birikmesiyle oldu.. her ne kadar yeşil sevdasıyla başlasa da olaylar, -yettin artık be ak parti  başlığı altında birleşti.. Siyaset konuşmayı hiç ama hiç sevmiyorum :( her gelen hükumetin, yanlışları da oluyor doğruları da.. Herkesi memnun etmesi imkansız muhakkak, seçimle gelen seçimle gider zaten.. böyle olaylar büyütülerek, esnafa zarar verilerek, polisle halkı karşı karşıya getirerek olaylar çözülmez.. Seneyeki seçimlerde neler olacak hepimiz göreceğiz, gelen gideni aratmaz umarım.. Sonuçta kim gelse bazıları sevinecek bazıları üzülecek..


***



Tabiki bunca olaylar olurken güzel şeyler da yaşanıyor ülkemizde :) biraz konuyu değiştirelim ve 1 milyonluk soruyu gördünüz mü diyelim..


SORU: Heredot'un yazdığı Mısır firavunun dilin köken deneyinde, doğunca çobana verilerek kapatılan, o dahil kimseyle konuşturulmayan çocuğun ilk konuştuğu cümle nedir. 

 A) VER B) ANNE C) EKMEK D) SU

Yıllardır beklenen 1 milyonluk soruyu, gencecik bir kızın yani Şeyma'nın açtırmasıyla gurur duydum.. Harika bir yarışma çıkardı ve deli dolu hareketleriyle sorularla kavga ede ede doğruları buldu.. "Bu soruyu ben hazırlasam, bu şıkkı koymak aklımın ucundan geçmezdi !"  mantığı kendine hayran bıraktı.. Gönül isterdi ki 1 milyonu alsın ama Şeyma bu soruyu yanıtlama cesaretini gösterecek karar cesur bir kızmış.. Ben de 250 bini al, zaten 1 milyonluk soruyu gördük yanıtlamasan da olur diyordum, ama o yine herkesi şaşırttı ve yanıtladı..Daha çok genç zaten daha fazlasını kazanır o paranın, ama hiç kimsenin unutamayacağı birisi oldu kendisi :) 
Tebrikler Şeyma..


*foto by: vi.sualize.us

Yorumlar

  1. iki gündür aynı fikirden olmayanların takipçi olmaktan çıktıklarını, üsluplarından gayet anlaşılabilir şekilde adsız yorumlarla saldırdıklarını, sorduğum soruya cevap vermekten aciz olup çareyi eleştirmekte bulduklarını hayretle izliyorum. özgürlüğün tanımını çok yanlış öğretmişler, ya da onlar özgürlüğün sadece kişisel sınırlar içinde olduğunu sanmışlar, akşamları gezmeye çıkar gibi tencere kaşık ikilisiyle trio oluşturarak yürümek yerine bu zamana kadar akıllıca hareket edip amaçlarına ulaşmayı hiç düşünememişler, çok yazık. yazdım silsem mi diye düşündüm, amacım tartışmak değil o kadar doluyum ve o kadar şaşırıyorum ki bu bilinçsizliğe..

    şeyma'ya da bayıldım, o ne tatlı bi kızdı öyle (:

    YanıtlaSil
  2. Merhabalar.

    Toplumun hakkı olan ve haklı tepki üzerinden başka bir tezgah örülüyor bu ülkenin başına ve "Türk baharı" diyorlar adına. Herkes dikkatli olmalı. BOP haritasını bize çizdirmeye kalkışanlara kendimizi kullandırtmayalım.

    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil
  3. Bu bardağın taşması olayı, 10 yıldır doldu, doldu, doldu insanlar artık daha fazlasını bardak almıyor! Özgürlüklere karışılmasını bıraktım, 2002 de göreve geldiğinde terör örgütü elebaşı yakalanmış, korkudan titriyordu ve TSK dağlarda pkk'yı silip süpürdüğünden pkk kendini feshetmiş çok minik bir grup bırakmıştı o da Kuzey Irak'taydı sınırdan içeri giremiyorlardı. 2002 yılındaki şehit sayısı tüm yıl için 6 istatistiklerden de bellidir. Osman Pamukoğlu paşa, Erdal Sarızeybek albayın kitaplarında da bellidir, prof. Dr. Ümit Özdağ'ın 'Türk ordusu pkk'yı nasıl yendi? Türkiye pkk'ya nasıl teslim oluyor? Askeri galibiyetten siyasi mağlubiyete' isimli kitabında da...

    akp başa gelince pkk'yı bıraktı, önce ufak ufak (mesela doğuda pkk'lı birine ait kitapevini baskınında TSK mensubu askerler tutuklandı!) sonra Amerikan casuslarının (cia) desteğiyle sahte sanal / dijital uyduruk belgeler ve yine pkk lı gizli tanıklarla 400'ü aşkın TSK mensubunu tutukladı! ve nihayet pkk'lıları cinayet silahlarıyla SALIVERİP bunu halka barış süreci olarak kakaladı. Atatürk'e iki ayyaş demeler! 19 mayıs 29 ekimleri kutlayanlara biber gazı sıktırmalar! daha çok şey...tüm bunlar etki = tepki vatanını, bayrağını, askerini, Atatürk'ünü seven insanlarda birikti birikti ve nihayet gezi parkı vesile oldu PATLADI. Depremler de öyle olur, enerji fay hattında birikir birikir birikir sonra patlar..kimse durduramaz... BOP eş başkanı olduğunu ağzıla itiraf edene ve kendi askerini hapsedip, pkk lı uyuşturucudan beslenen teröristleri salıveren birisinin yaptığı vatana ihanet suçudur başka bir şey değildir. (oğluna gemiler alacak kadar aniden servet sahibi olmasını saymıyorum bile vatana ihanetin YANINDA hırsızlık daha masum bir suç!)

    e bu durumda böyle biri konusunda insanların ikiye bölünmesi çok doğal.
    Zaten kendisi insanları ikiye böldü: Türbanlı - türbansız Türk alt kimliktir dedi, Türkiyelilik olmalıdır dedi! bunlar çok az örnekler...başınızı ağrıttım..

    Kenan Işık'ın yarışmasını çok seviyorum o kıza da helal olsun ama çok ilginç ki ilk basit sorulara cevap bile verememişti:))ben ay bu ne bilgisiz ne cahil demiştim hatta:))))
    1 milyonluk soru güzeldi:)

    sağlıcakla kal

    YanıtlaSil
  4. Umarım halkın çığlığı duyulmuştur ve cevabı seçimde verir. Eğer bunca şey rağmen sonuç değişmezse asıl o zaman bütün umudumu yitiririm..

    YanıtlaSil
  5. bende güzel seyler olsun ıstıyorum :D

    YanıtlaSil
  6. yazdıklarına aynen katılıyorum.cümle kurmaktan çekinir oldum,herkes en uç noktalara savruldu.ben insanca ve elimden geldiğince objektif bakmaya çalışıyorum bu olaya lakin çevremdekiler fazlasıyla galeyana gelmiş bulunmakta!haklıyken haksız duruma düşülünce üzülüyorum.her şeyin en kısa zamanda düzene girmesini umut ediyorum.zor gözüküyor evet,bunu da biliyorum.

    YanıtlaSil
  7. herkes barış isterken, olayları çarpıtanlara kulak asmamak lazım. Hep daha yeşil, daha berışçıl daha mutlu bir dünya için çabalanıyor.. buarada yarışmadan haberim yoktu,1 milyonluk soruya kadar gelebildiği için tebrik ederim..

    YanıtlaSil
  8. iyi oldu iyi oldu. İnsanları daha iyi tanıdık böylece. Hayatımızda elemeler yapmak gerek işte böyle zamanlarda. Asla kayıp değil kazanç sağlayacaktır.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…