Ana içeriğe atla

Green Gate Aşkına

Sunum önemli sunum!
ama şu ramazan gününde her güne ayrı yemek, ayrı sunum derken milletin canı çıkıyordur :)
GreenGate , maaşım olduğunda ilk uğrayacağım mağazalardan..
bulabilirsem mağazasına giderim, bulamazsam online mağazaları araştırırım..
gerçi istanbulda alternatif bir çok mağazada çok cici şeyler bulmak mümkün..
bazı bloglarda o kadar güzel evler görüyorum ki,
tam benim hayal ettiğim gibi dekore etmişler :)
sağolsunlar bana da çok yardımcı oluyorlar fikir anlamında..
countr trend mobilyalar, ikeadan aksesuarlar, english home gibi yerlerden çeşitli eşyalar..
genelde beyaz ağırlıklı evlerde aralara atılmış pastel renkler :)
hayal kurmak da parayla değil ya :)










Yorumlar

  1. Ah bende bayılıyorum şu GreenGate ürünlerine, özellikle ev tekstili bölümünde çok hoş şeyler oluyor, oradan bir çok model çalıyorum kendim dikiyorum :)
    İlk maaş ve ardından güzel bir ev :) Ah Merve, her şey istediğin gibi planladığın gibi olur inşallah :)

    YanıtlaSil
  2. Ah Zeynep , ben de dikiş dikmeyi çok isterdim işte :) ilerde öğrenirsem yardımlaşırız ;)

    YanıtlaSil
  3. Ama bunların hepsi harika! Bayıldım!
    Pastel tonlar herşeye çok yakışıyor..
    Çok sevgiler :)

    YanıtlaSil
  4. Evet ya bende çok beğeniyorum bunlara :) Dikiş dikmeyi bende yapabiliyoruum :)

    YanıtlaSil
  5. Didem, benden de sana çoook sevgiler :)

    Ezgi, ben de derken :D yani dışlandım bi anda aşk olsun. öğrenicem eninde sonunda göstericem size de :)

    YanıtlaSil
  6. sende vintage seviyorsun galiba =) ve şu sevi-yorum'a bayıldım hahaha seni gibi, cidden yorum gelmesi çok gzl bir duygu

    YanıtlaSil
  7. Ben de çok seviyorum green gate ürünlerini:)

    YanıtlaSil
  8. ilk fotodaki mozaik pasta mııı.
    :)

    esse ve english home.
    ev için yeterli.
    :)

    YanıtlaSil
  9. sonsuz, evet vintage hastasıyım, dekorasyondan giyime kadar :) ayrıca sevi_yorum'u ilk farkeden ve bana söyleyen sen oldun <3

    maviye iz süren, sevmeyen var mıdır acaba :)

    deeptone, mozaik pastaya benziyor bilmem ki :) esse'den hiç bişi almadım bakmam lazım :)

    YanıtlaSil
  10. Çok ciciler gerçekten..
    :)

    Ben yastıkları alabilir miyim..
    :)

    YanıtlaSil
  11. Blogun ne kadar güzel yenı keşfettım ve hemen takıbe aldım.sevgıler :)

    YanıtlaSil
  12. pe hito, yastıkları sen al bana da bir iki tabak yolla :)

    Shimizu Zen, teşekkür ederim :) hoşgeldin canım..

    YanıtlaSil
  13. Green Gate ürünlerini bende çok severek takip ediyorum özellikle yapılası dikilesi ürünlerini...
    Blogun izleyicin oldum bile
    Bende beklerim
    www.gullerledikis.blogspot.com

    YanıtlaSil
  14. Merhabalar,
    Severek takip ettiğiniz Green Gate markasının ürünlerini resmi satış noktası olarak Türkiye'de Tepe Home mağazalarında bulabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  15. Teşekkürler Tepe Homee :) en kısa zamanda mağazanıza uğrayacağım zaten :)

    YanıtlaSil
  16. Cath Kidson markasını da es geçmeyin derim;)

    YanıtlaSil
  17. Beyza, unuturmuyum hiç onun yeri de apayrı :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…