Ana içeriğe atla

Karadeniz için fındık vakti !

Ramazanın son haftasına girdik, keyifleriniz nasıl arkadaşlar :)
benim keyfim kpss'den sonra biraz kaçtı ama çabuk toparladım kendimi..
orta halli geçen sınavın sonucu da orta halli gelince, atanma hayalleri seneye uzadı anlayacağınız..
şimdilik tek bildiğim seneye daha fazla çalışarak rekor bi puan almak :)
gelişmelerden yine haberdar ederim sizleri..

***
koca karı, mincane, boyhane, file, kadın parmağı ?
bunların ne olduğu hakkında bir fikri olan var mı :)
karadenizliler ne demek istediğimi anlamıştır çoktan..
bunlar çeşitli fındıklara verilen isimlerdir..
misal koca karı fındığı hiç sevilmez :)
aynı yaşlı insanlar gibi üzeri buruş buruştur ! 
bir dalda çook fazla fındık verir ve fındıkları çok sert zor kopar..
mincane güzel fındıktır, yuvarlak lezzetli, kolay kopar..
yani fındık deyip geçmemek lazım, her şeyin olduğu gibi fındığın da türlü türlü çeşitleri vardır.
ramazan ayının her yıl 10 gün geri gelmesi biz fındık üreticilerini biraz zorda bıraktı 3 yıldır..
ramazanın son haftası fındık ayının başlamasıyla birleşti ve oruç oruç herkes fındıklıklara döküldü..
inşallah seneye ramazan bitecek fındık ayı ondan sonra başlayacak..
Allahtan bizim çok fındığımız yok 4-5 gün toplarız ve biter, 1 ay toplayanlara Allah sabır versin..
fındığı daldan koparmakla da iş bitmiyor çünkü..
yaş fındığı toplamak , çuvallamak, çuvalları fındık harmanına taşımak,
 fındığı her gün çevire çevire kurutmak, kuruyan fındığı patos makinesi ile ayıklamak,
sonra tane fındığı tekrar harmanda kurutmak derken yazın çok yoruyor insanları bu fındık..
ama yapacak bişey yok, her yörenin kendine özgü tarımsal işleri vardır bu da bizim yöremizin ürünü..
sizin yörenizde neler yetişir söyleyin bakalım :)









*Not: Görseller alıntıdır.

Yorumlar

  1. Findik bir yasamdir karadenizde...ohhh mis gibi kokusunu hissediyorum yesil yapraklari icerisinden...

    YanıtlaSil
  2. şu an orda olmayı çok isterdim,hep içimdedir karadenizi görme isteği ..=)
    dedemler buğday ekiyor sanırım,onunda makineler yapıyor artık,fındık kadar uğraştırmıyor o da =)

    YanıtlaSil
  3. farkettim de uzun zamandir findik yememisim

    YanıtlaSil
  4. Allah kolaylık versin. ben İstanbul'dayım bağ bahçe yok malesef.

    YanıtlaSil
  5. Allah kolaylık versin, çok zordur tabii..
    Biz hazırca alıp yiyoruz, hiç nasıl o hale geldiklerini araştırmıyoruz..

    Merveeee, fotoğraflar çoook güzel, ah içim kıpır-kıpır oldu :)
    Birden oraya gelmek istedim, ama çalışıp yardım eder miyim ona garanti veremiyorum bak :)
    Daha çok fotoğraflar eklesene, mest olalım bizde o muhteşem yeşilliklere baka-baka :)

    YanıtlaSil
  6. cok severim karadenizi ve findigi :D nasip olursa seneye karadeniz turu yapacagiz

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…