Ana içeriğe atla

bunlar da benim arama sorgularım :)


bloglarda en sevdiğim postlardan biri de arama sorgularının bizimle paylaşıldığı postlar :) yani insanlar hazreti google'a ne yazarak beni bulmuşlar bundan bahsediyorum.. içlerinden en komiklerini seçmeye çalıştım..

dünyanın en güzel yemeği; aradığını bulduysan arkadaşım bana da söye o en güzel yemeği yapayım :)

babam bilgisayardan kalk deyince ben; ben bilgisayar bölümü okuduğum halde bu lafı annemden
binlerce kez duydum, sana söylemiş baban çok mu :)

hocam şimdi suyu ağzımıza aldık; :D bu nasıl bir arama onu anlamadım.. abdest almaya çalışıyorsun sanırım doğru yoldasın devam et..

canım sıkılıyor; canı sıkılan beni okusun dermişim :)) benim de canım sıkılıyor kardeş sen de bi blog aç dök içini oraya ne diyim..

doksanlar bakkalın oğlu; napçan bakkalın oğlunu kızıımm :) kimi görseniz aşık oluyonuz hee..

iftara ne kadar kaldı; ben nerden biliyim :))

alper tunga öldü mü; valla öldü diye bir söylenti dolaşıyor ama gözümle görmeden inanmam :)

merve oflaz varmısın yokmusunda ne kadar kazandı; napçan? borç mu isteyecen :)

ben aslında herşeyi bırakıp tatile gitmek istiyorum; yok öyle bi dünya , yatmaya mı geldik buraya!

bu akşam nişanlanabilirim; :D bu nasıl bir kararsızlık yareppim..

beren saat kaşlarını neden almıyor; ara telefonla sor nerden bileyim ben :)

ünlülerin makyajsız halleri sakın korkmayın; :D peki korkmayız.

yoruldum patron; :D bunu yazarak beni nasıl buldun ben de şaşırdım kardeş

apartman karar defteri nasıl tutulur; ayy :D hiç güleceğim yoktu amca

benim hakkımda ne düşünüyorsan allah sana iki katını versin, amin tatlım sana da :)

gerçek deniz kızı ölüsü; :D ölüsü mü? gerçeği var da ölüsü kaldı yani.

bu şehirde oruç birde trabzonspor tutulur; evet son noktayı bununla koymak istedim :D TRABZONSPORLU KARDEŞİM HELAL !


Yorumlar

  1. :) çok komik aramalarla gelmişler...okurken çok eğlendim

    YanıtlaSil
  2. Kızımla okuduk çok güldük
    Google böyle bir paylaşımı mı varmış

    YanıtlaSil
  3. bu akşam nişanlanabilirim
    bu şaka mı :D :D

    YanıtlaSil
  4. tokideki ses, ben de yazarken çok güldüm inan :)

    güllerle dikiş, canım senin de blogun var, sen de öğrenebilirsin.. insanlar google'a ne yazarak senin sitene ulaşmışlar diye.. buradan giriyorsun: http://www.google.com/analytics/ . blogunun linkini buraya yaz kaydet, blogunla ilgili herşeyi sana gösteriyor.

    Esra,ben de en çok buna güldüm :D

    YanıtlaSil
  5. gulmekten kirildim cok iyi etmissin yazmakla merak ettim ben de bakiyim neler yazmislar da bulmuslar beni

    YanıtlaSil
  6. "bu akşam nişanlanabilirim" ahahah güzelmiş. ben de yazmalıyım böyle bir yazı =)

    YanıtlaSil
  7. 'Hocam şimdi suyu ağzımıza aldık" bir karikatürdü yanılmıyorsam. Orucu bozar mı diye sorup duruyordu:-) Buldum buldum, bak burada:-)
    http://www.anlasana.com/wp-content/uploads/2013/07/oruc_bozulur_mu.jpg

    YanıtlaSil
  8. seynill, yaz bakalım sen de neler varmış :))

    Handan, karikatürmüüü :D valla senden öğrendim dur bakiim hemen..

    YanıtlaSil
  9. gerçek deniz kızı ölüsü mü?
    merveeee?!!!
    :)))

    YanıtlaSil
  10. :)) çok güzelmiş:) bazen bende şaşırıyorum, nası yönlendiriyor diye:)

    YanıtlaSil
  11. Seyhan Abla, korkma korkma o vatandaşın kafası karışmış.. :))

    Yeşimdüşova, yani bu aramalardan sonra napıyorsun sen merve ne yazıyorsun böyle diye kendimi sorguladım :D

    Sonsuz, :))

    YanıtlaSil
  12. hehe iyi güldürdüm ama yorumlarınla.
    :)

    YanıtlaSil
  13. Bayıldım :))) ve ayıldım hemen bende kendi arama motorcuğuma bakıyorum ne aramışlarda gelmiişler :)))

    YanıtlaSil
  14. deeptone, herşey sizin içinn :D

    Siyah kuğu, bak bakalım sonra da seninkileri okuyup gülelim :)

    YanıtlaSil
  15. ne güzel yazı olmuş çok beyendim, çok güldüm

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…