Ana içeriğe atla

öğretmenler günümüz kutlu olsun :)


Her ne kadar atanamasak da, çocukluktan beri öğretmenlik hayali kuran tüm arkadaşlarımın ve kendimin, bu mesleği seçmemize sebep olan canım öğretmenlerimizin güzel gününü kutlarımm..
1. sınıfta öğretmenime verdiğim gül plastik yapma bir çiçekti çok iyi hatırlıyorum.. önemli olan niyet tabi, günün farkında olmak.. hediye olayını pek sevmem aslında, durumu olan var olamayan var.. hatırlıyorum kocaman bir buket çiçekle öğretmenine vermesi için okula gönderilen bir çocuk vardı sınıfta.. tüm sınıfça imrenmiştik ona.. bir öğretmeni gülden çok iyi notlar ve tabiki de iyi bir insan olarak mutlu edebiliriz yanılıyor muyum ?



foto: pinterest


Yorumlar

  1. hayırlısıyla atanmanız dileğiyle ...

    YanıtlaSil
  2. Sen yaparsın Paçi yeter ki inan. İnşallah hayırlısı olur da seneye öğretmenler gününü kutlarız :) Dua et, elinden geleni yap ve inan olacaktır. Bende dgs yi böyle kazandım :)

    YanıtlaSil
  3. Mine, amin inşallah çok teşekkür ederimmm :)

    Ruhsuz Atmaca, verdiğin destek ve gaz için teşekkür ederim Abdurrahman :) olacak ,inşallah..

    YanıtlaSil

  4. Adımı atmışsınız öğretmen sayılırsın:))
    Öğretmenler günün kutlu olsun hayırlısı ile atanmanız dileğiyle

    YanıtlaSil
  5. Öğretmenler günün kutlu olsun, hayırlısı ile atanman dileğiyle..

    YanıtlaSil
  6. İnşallah atanırsın Mervecim. 4 yıl fakülte bitirip sonra işin bir sınava bağlı olması :( Hak, adalet,vicdan... herşeye açık bir konu
    Malesef aynı durumdayız seninle, 2 yıl sonra atandım iibf mezunu olarak. Tabii içimde öğretmenlik yapma isteği öyle çok kaldı ki...
    Öğretmenler günün kutlu olsun.

    YanıtlaSil
  7. Siyah Kuğu, doğru sayılırız :) inş atanmayı da nasip eder Allah.. çok teşekkür ediyorum :)

    Buket, çok teşekkür ederimm :) amin inş canım..

    Esra, hiç sorma ya :( üniversiteyi kazanana kadar canımız çokmıştı, şimdi bir de kpss çıktı.. herşeye rağmen öğretmen olmak istiyorum ama :) çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  8. Yanılmıyorsunuz...

    Dilerim en kısa sürede atanırsınız.
    Öğretmenlik çok kutsal bir meslek ama hakettiği değeri bulamıyor.

    YanıtlaSil
  9. Hamiyet Hanım çok teşekkür ederim, dediğiniz gibi kutsal meslek ama kıymeti bilinmiyor..

    YanıtlaSil
  10. Mervecim öğretmenler günün kutlu olsun, inşallah atanmanı tebrik ederiz yakında :)
    İlkokul 3. sınıf eğitimi için bir şeyler yazdımdı, bir eğitimci gözüyle merak ediyorum görüşlerini,
    bilgisayarın yanında eğitimle ilgili herşey sorabiliriz değil mi:)

    YanıtlaSil
  11. Sema, çok teşekkür ederim canım :) sen de mi öğretmendin, senin de öğretmenler gününü kutlarım :) tabiki sorabilirsin hemen okuyorum yazını.

    YanıtlaSil
  12. inşl sen ve senin gibi atamayı bekleyen yavruarımız atanır ama bu iktidarla çok zor canım seval

    YanıtlaSil
  13. Seval, amin çok teşekkür ediyorumm :) zor mor bu iş olacak.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…