Ana içeriğe atla

karikatür paylaştım diye davalık oluyorum!


bugün öyle bir mail aldım ki şok oldum..
mail Uğur Gürsoy'un (fırat karikatürlerinin sahibi) avukatından geliyordu, mail böyleydi:

Sayın yetkili,

Purut Avukatlık Bürosu olarak Uğur Gürsoy’un avukatlığını yapmaktayız.

Sahibi/yöneticisi olduğunuz internet sitesinde tüm yayın hakları müvekkilime ait karikatürler yayınlanmakta olup, aşağıda linki belirtilmiş karikatürlerin yayın ve kullanımına ilişkin tüm haklar münhasıran müvekkilime aittir.

Müvekkilimle aranızda, telif haklarının devrine ilişkin herhangi bir sözleşmesi olmamasına karşın, tarafınızca söz konusu karikatürlerin internet ortamında haksız ve izinsiz olarak yayınlanması, müvekkilimin mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil etmektedir. 

Açıklanan nedenle, sürdürülen yayına son verilmesi hususunda anlayış ve duyarlılık göstermenizi ve söz konusu içeriği bir an evvel yayından çıkartarak, hukuka aykırılık teşkil eden eyleminize son vermenizi talep ederiz.

Anlayışınız için şimdiden teşekkür eder, iyi çalışmalar dileriz.

İlgili link;
http://benimistanbulum-ella.blogspot.com/2012/05/frat-sen-naslsn-bir-cocuksun.html

Uğur Gürsoy
Vekili



şimdi benim anlamadığım, ben okuyup beğendiğim bir karikatürü blogumda paylaşamayacak mıyım???
facebookta ya da twitterda paylaşamayacak mıyım?
internet ortamında böyle paylaşımlar yapan yüzlerce binlerce insan var hepsine böyle atıyor mu avukatlar?
yani bu nasıl bir iş anlamadım, Uğur Gürsoy karikatürlerinin okunmasını, sevilmesini istemez mi ?
ben de severek okuyan bir takipçisiyim ya da takipçisiydim diyelim!
ben bu siteden para kazansam bir gelir elde etsem haklılar diyeceğim ama sevdiğim şeyleri paylaşarak mutlu oluyorum yani hepsi bu..
üzüldüm..


Yorumlar

  1. İlginç, dediğin gibi bir insanın karikatürünün paylaşılması hoşuna gitmesi lazım ismini de çizerini de belirttiysen. Herkes paylaşıyor. Bahattin, Fırat karikatürleri çoğu blog da görüyorum ben.

    YanıtlaSil
  2. Maalesef Fırat karikatürleri ile ilgili bu tarz bir durum söz konusu. Kullanım hakkıyla alakalı bir takım hukuksal işlemler gerçekleştirilmiş ve izinsiz kullanımlarda hapis cezası dahil her türlü hak talep edebiliyor.Ben de bunu bir arkadaşımdan öğrenmiştim. Saçma ama herkesin kendi düşüncesi yapabilecek çok da bir şey yok sanırım.

    YanıtlaSil
  3. Aaaa bu cidden çok ilginç bişey olmuş. Tamam hakkıdır adamın ama dediğin gibi Twitterda Facebooktada o kadar paylaşımlar oluyor. :/

    YanıtlaSil
  4. face deforme edilmiş baattinden geçilmiyor :P

    YanıtlaSil
  5. tişörtlardeki fırat tasarımların için de başın derde girmesin : ((

    YanıtlaSil
  6. Bende baattin karakterininin karikatürlerini koymuştum bloguma. Eee yasak mı yani. Çok ilginçmiş. Sonuçta biz yazdık demiyoruz ki beğenip paylaşıyoruz. Hakikaten çok şaşırdım.

    YanıtlaSil
  7. gördüğüm kadarıyla sadece benim şaşırdığım bir durum değil bu..
    hiç kimsenin böyle bir olaydan haberi yok.
    ben bir ara keçeden fırat yapıyordum, onları yapma deseler hadi anlayacağım ama onlar direk karikatür paylaştığım linki vermişler o postu kaldır demişler.
    artık keçe fırat yapmadığım için bu konuda bir sorun çıkacağını zannetmiyorum..

    YanıtlaSil
  8. Aslında paylaştığımız her resim, fotoğraf için bu tür uyarılarla karşılaşabiliriz. Değiştirilen yasayla gündeme geldi bu facete o kadar çok ki nasıl takip edecekler orası muamma. İlk önce uyarı alıyorsunuz kaldırmanıza dair eğer uyarıya kulak asmaziseniz ikincisinde hukuki yaptırımlara başlanıyor. Free, ücretsiz fotoğraf sitelerinden fotoğraf ve görsel eklemeye çalışın yazılarınıza.

    YanıtlaSil
  9. Geçmiş olsun vallahi. Gerçekten artık blogumuz için internetten fotoğraf alıntısı yaparken daha dikkatli olmak lazım.
    Allahtan uyarı aldınız direkt mahkeme celbi de gelebilirdi .
    Ucuz atlaşmışsınız diyelim.
    Bizimle paylaştığınız için de teşekkürler.
    Umarım bir daha böyle bir durumla karşılaşmazsınız.

    YanıtlaSil
  10. ne kadar şaşırdığınızı tahmin edebiliyorum. ben de bloguma ait facebook sayfasında barış mançonun bir klibini paylaşmıştım (bir önceki ölüm yıldönmünde). facebooktan telif hakkını ihlalettiğime ve tekrar edersem sayfamın kapanacağına dair bir uyarı aldım. ne kadar kötü hissettiğimi anlatamam; sevgiyle anmamış, suç işlemiş gibi!
    şu an bile ne diyeceğimi bilemiyorum. sadece sizi anlıyorum demek ve üzüntünüzü paylaşıp yapabilirsem biraz hafifletmek istedim.
    sevgiler..

    YanıtlaSil
  11. nekadar enteresan.allah allah.yok artık.yani gerçekten ne diyeceğimi şaşırdım.sanki ben çizdim diye koymuşsunuzda ikaz alıyorsunuz.haklısınız burdan bir gelirde elde etmiyorsunuz tuhaf yani.çok can sıkıcı.yani ben hakikaten çok sinirlendim.bunu çizen kişi neden çiziyor ?insanlar okusun,sevsin,gülsün diye.anlamsız..
    ben keçeden lalalopsy bir bebek dikmiştim.üretici firmadan bir mail aldım çok hoşumuza gitti,size hediye göndermek isteriz diye ve kızıma iki tane bebek gönderdiler.ayrıca ben o bebeğimizi paylaştığımda firmanın görsellerinden birini paylaşmıştım.bu bebeklerden esinlendim diye.ben böyle bir olay yaşamışken,bu durum çok şaşırrtı beni.
    bu avukat beylerin işide bitmez,zira internet kaynıyor:) fıratla.
    sağlıklı,mutlu günler dilerim:)

    YanıtlaSil
  12. geçmiş olsun mervecim.
    ya böyle bişey olduğunu bilmiyodum,çok garip.

    YanıtlaSil
  13. salça yiyen çocuğu siz zirveye taşıdınız :)

    YanıtlaSil
  14. Yaptığın kesinlikle kötü bir şey değil, tam tersine Fırat'ın sevilmesine katkıda bulunmuşsun.
    Benim de aklım almadı kaldırılmasını istemelerine...
    Ve çooook yadırgadım....

    Kabak neden senin başında patlamış?
    Çünkü adınla soyadınla yazıyorsun ve iletişim adresin var...
    Geçmiş olsun..

    YanıtlaSil
  15. takip etsinler haklarını korusunlar tamam güzel ama yüz kızartıcı ne suçlar işleniyor nette bunların takibi yok
    ayıp valla hep fuzuli işler , onure edilmişin taktir etmiyorsun birde sitem ediyorsun
    kendi fotoğraflarımız dışında bişi kullanmamak lazım demekki :((((((((((((

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…