Ana içeriğe atla

gülü sevdim dikeni battı, öğretmenliği sevdim kpss'si yaktı!


öhüm öhüm nasılsınız arkadaşlar^^
sürekli aynı şeyleri yazmak istemediğim için çok sık yazamıyorum,
çünkü ders haricinde açıp da bir müzik dinleme olayım bile kalmadı ki size farklı yazılar yazayım :(
ne sinema, ne alışveriş, nerde hangi yenilikler var inanın boş geçen her an vicdan yapıyor bende.
çünkü çalıştıkça denemelerde netlerim artması beni mutlu ediyor..
insan hedefinden şaşmadan, onu çok isterse mutlaka kazanır! biliyorum..
bu yüzden suskunluğum..

***
bunun haricinde yaklaşan seçimlerde olmayacak olan vaadler bile veriyorlar ama bir Allahın kulu da çıkıp "kpssyi kaldıracağım" gibi bir vaad vermiyor..
dersaneleri kapatıyor birisi güya ama at gibi yarıştırıldığımız bir sınav dersanesiz nasıl kazanılacak bişi söylemiyor..
hani diğer memur olmak için sınava giren arkadaşlara böyle bir eleme sınavı yapılabilir,
ama zaten bin bir güçlükle öss zımbırtısını kazanıp, 4 yıl ÖĞRETMEN fakültesinde okumuş insanlara böyle ağır bir sınavı dayatmak hiç adil değil!
alım gücü az ise üniversite konteyjanlarını azalt mesela..
ya da konuları azalt mesela , bir biçimlendirme getir şu sınava da bu kadar insanlıktan çıkmayalım..
tarih ezber değil diyorlar, tamam size katılıyorum suç ben de .. 500 sayfalık kitabı anlayarak okuyamıyorum evet suç ben dee..
gördüğünüz gibi derdimi biraz deşince susmak bilmiyorum..
yapacak bişi yok ben yine soru çözmeye devam ediyorum :(
daha güzel eğitim sistemlerine kavuşmak dileğimle..



*foto: pinterest

Yorumlar

  1. Ben de bunu anlamıyorum madem diploma veriyorsun sınav neyin nesi, madem sınav olacak o diplama ne işe yarıyor? Allah kolaylık versin.

    YanıtlaSil
  2. Dilerim hakettiğiniz değeri alırsınız ve istediğiniz yerlere ulaşırsınız.

    YanıtlaSil
  3. sınav derdi çok zor canım kolay gelsin biz daha yeni birini atlattık . sına va bir kişi değil tüm aile giriyor sanki herkes strese giriyor

    YanıtlaSil
  4. kesinlikle kpss olayı çok saçma bu kdr insn öğretmenlik okuyup tekrar bunun için sınava sokmak..
    ahh güzel ülkemin saçmalarından biri o da..

    YanıtlaSil
  5. Atanmak için çırpınan bir Türkçe Öğretmeni olarak seni o kadar iyi anlıyorum ki.. Öğretmen olmuşsun ama hala dershaneye gitmek, babadan para almak o kadar zor ki.. Allah yardımcımız olsun ne diyeyim...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…