Ana içeriğe atla

Melek&Nizam Nişan..

herkeslere merhaba :)
işler bitti kaşıklar dikildi hesabı oturdum yine blogumun başına ..
bu bir ekip çalışmasıydı diyerek başlıyorum kardeşimin sözünü nişanını anlatmaya :)
hani derler ya cenaze ve düğün adamsız olmaz diye buna yüzde yüz katılıyorum artık..
bir hafta içinde yapılanları sayıyorum şimdi size,
evimizi komple boyandı, halılar ve perdeler yıkandı, gece yarıları arabalarla eve sandalye ve servis sehbaları taşındı, baklava, börek açıldı, sarmalar sarıldı, semaverler getirildi, çanak çömlek eksikler tamamlandı, ev düzeni oturtuldu derken evimiz söz için hazırdı..
evin hazırlıkları bir yandan , ne giyeceğiz derdi bir yandan hesabı her gün çarşı, pazar gezdik!
ağırlık alışverişine çıktık söylemiştim bizde adettir diye..
sağolsunlar kardeşimin dolabını yeniden doldurdular..
iki ailenin tanışması , kaynaşması da ayrı bir yazı konusu olabilir :)
derler ya sadece kız erkek evlenmez aileler de evli sayılır diye..
başka ailelere karışmak, bu şekil akraba olmak da çok güzelmiş..
gelelim söz akşamına..
kalabalık bir tören oldu, söz akşamı erkekleri salonda hanımları bizim odamızda ağırladık..
akrabalarımızın yardımıyla herşey tıkır tıkır işledi..
kardeşim sözle nişanı bir arada istemedi, salonda nişan istedi..
hal böyle olunca uzaktan gelenler nişana da katılsın diye sözün ertesi gün nişan yaptık!
düğün gibi oldu yani..
kuaföre gidildi, dış çekim yapıldı derken maçkada çok güzel bir nişan töreni yapıldı..
yüz kişi ancak gelir dediğimiz nişana iki katı insan gelince yer sıkıntısı yaşandı..
kış boyu evlerde kalan karadeniz insanı beş dk oturmadı diyebilirim, horon oynamaktan canımız çıktı :)
velhasıl kelam kendi sözümden önce büyük deneyim oldu bana bu nişan olayları :)
ben söz nişan aynı anda evde yapacağım gerçi :)
bunlar da kardeşim ve eniştemizin güzel fotoğrafları :)






*fotoğraflar zağanos köprüsünde ve forum trabzonun altında çekildi ;)

Yorumlar

  1. Harikaaaa. pembe gitara bayıldım. darısı senin başına canım..

    YanıtlaSil
  2. Allah tamamına erdirsin :) Mutlu olsunlar inşallah bir ömür boyu :)

    YanıtlaSil
  3. cankuşum meleğe bir ömür mutluluklar canım, hayırlı olsun, darısı başına :)

    YanıtlaSil
  4. Allah tamamına erdirsin.
    ağzınızın tadı hiç bozulmasın tatlım :*
    hadi senin söz-nişan hberinde sıra :D

    YanıtlaSil
  5. Herşey gönlünüzce olsun :)

    darısı senin başına :D

    YanıtlaSil
  6. Zağnos Köprüsü'ne bayılmıştım bu yaz, tam yeri olmuş:-) Kardeşine mutluluklar dilerim.

    YanıtlaSil
  7. aman allahim o nasil bir yesillik isteeee karadenizim benim :) cok güzel bir cekim oldugu cok belli ve harika görünüyorsunuz masallah allah nazarlardan saklasin allah tamimini erdirsin (ins)

    Mein Blog/Blogum

    YanıtlaSil
  8. mutluluklar diliyorum kardeşinize..

    YanıtlaSil
  9. Hayırlı olsun, mutluluklar dilerim, her şey çok güzel olmuş, resimler harika, Allah tamamına erdirsin
    darısı bizim küçük hanımın başına:)

    YanıtlaSil
  10. hepinize güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim arkadaşlarımm :))
    iyi dileklerinizin hepsine amin amin amin ^^

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…