Ana içeriğe atla

mimlendim ;)


bir günde iki kişi tarafından mimlenince, ikisini de birleştirip yazmak istedim..
Ruhsuz Atmaca ve Esra'ya  teşekkür ediyorum :)
ikisi de 3 soru sormuş bazı sorular aynı olduğu için arka arkaya yanıtlayacağım..

1-  Neden bu blog adı?

blogumun adı tam beni anlatıyor , aynen evimde ve her yerde küçük hanım gibi davranırım ben. yemek yaparım, temizlikten anlarım, tutumluyumdur, hamaratımdır, biraz bilmişimdir her konuda bir fikrim vardır.. evde ara bulucuyumdur.. arkadaşlarımdan bazılar da bana küçük hanım diye seslenirdi o zamanlar, ben de bu ismi seçtim ;)


2- Hayat felsefeni belirleyen sözler nelerdir?

beğendiğim çok söz vardır bazılarını yazayım size..
"Rabbim beni öyle bir insana sevdir ki, o insanın kalbinde sen olasın... ki ben o insanın kalbine baktığımda seni bulayım... öncelikle bu söz benim için en kıymetli sözdür.. sevdiğimle tanışmama sebep oldu diyim siz anlayın;)

"beklenen gün gelecekse çekilen çile kutsaldır!" sözü de hayat felsefem diyebiliriz.. eğer bir şeyi istiyorsam , onu başarana kadar herşeyden ödün verip tüm gücümle sabrımla beklerim, uğraşırım..

son olarak bu alıntı parçayı da çok seviyorum...
"San ki…Kalabalık evim. San ki...Kalabalık yüreğim.San ki...Mutluyum San ki her şey yolunda.San ki... Param çok.San ki... Sağlıklıyım.San ki...Seviliyorum. San ki... Seviyorum.Sanki...Elimdeki şans taşım ısınmaya başladı. Gülümsüyorum...Biliyorum ki iyi şeyler olacak ve bekliyorum."

3- Kendinle ilgili 3'ü doğru 4 şey?

ay bu soru çok ilginçmiş :) ilk üçü doğru olsun sonuncu yanlış olsun ;)

*kalbimde olan dilimdedir.. senin eğrini de doğrunu da dan diye yüzüne söylerim..
*ben seçilmem seçerim lafı tam benlik.. sevdiğimi de ben seçicem, arkadaşımı da ben seçicem..
*çok çabuk samimi olurum.. kendimle ilgili herşeyi sevdiklerime anlatırım, hemen dökülürüm..
*bu da gerçek olmayan :D hiç kıskanç değilimdir ;)


4- En sevdiğin kitap ?

bu soruda dakikalarca düşündüm çünkü gerçekten gerçek bir kitap okur-sever değilim :( en sevdiğim kitabım Elif Şafak Aşk kitabı olmuştu diyebilirim..

mim için tekrar teşekkür ediyorum.. ben kimseyi mimlemek istemiyorum.. çünkü uzun zamandır blogları ziyaret edemedim.. okuyup da mimlenmek isteyen yorum yazsın ben de onunkini okuyayım ;) karar sizin a dostlar ..


Yorumlar

  1. Vuhuu ne hizli cevaplamissin , cok güzel cevaplar :)
    Elif Şafak'ı bi ben begenemiyorum herhalde (:

    YanıtlaSil
  2. teşekkür ederim safransarı :)
    aslına bakarsan 4 yıl önce okuduğum tek kitabıdır Aşk :) fazla kitap okumadığım için en beğendiğim kitap olarak onu yazdım ;)

    YanıtlaSil
  3. Felsefe güzelmiş ama he, :))) Teşekkür ederim :)))

    YanıtlaSil
  4. felsefeme laf yok :)) ben teşekkür ederim atmaca bey ;)

    YanıtlaSil
  5. maşallah hızlıca cevaplar verilmiş :)
    teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  6. testimi çözdüm postumu yazdım Esra :D hızlı oldu evet..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…