Ana içeriğe atla

anneanne


sevmiyorum bizim için paha biçilmez sevgisi olan insanlara bir gün ayırıp, 
sırf o gün hediye almayı,
sırf o gün onu mutlu etmeyi,
sırf o gün annem üzülmesin diye yanlış şeyler yapmaktan kendini alıkoymayı..
sadece bugün içimden geldi benim için anne değerinde olan ananeme özel şeyler yazmak istedim..
anne 1 seviliyorsa anneanne 2 sevilir bizim evde, neden mi?
ebeydi kendisi ve daha dünyaya gelirken onun eline doğmuşum..
ilk kıyafetlerimi makinesinde kendi elleriyle dikmiştir..
ineğini sağar sütünü il bize yollardı torunlarım içsin diye..
dedem eve güzel bişey getirse hemen bir parçasını bize saklardı..
evine gittiğimizde yedirir içirir, üç beş kuruş koynumuza sokar gönderirdi..
okul kazandım bilgisayar paramı o verdi..
ilk çeyizimi yine kendisi alıp benim için sakladı..
dikiş dikmeyi bana o öğretti..
sürekli nasihatleriyle bizi eğitti, öğretti..
bilhassa ben fizik olarak kendisine benzediğim için beni daha farklı sevdi..
hem sevdi hem de sevdirdi kendini..
bir şey itiraf etmeliyim ki ailemizin dağılmasını bile anneannem engelledi..
bir kızı evinde tutan, evliliğini yürüten annesidir derler, haklılar..
her seferinde elini üzerimizden çekmedi..
şimdi adımı bile hatırlamaması çok ağrıma gidiyor..
sanki onca yıldır hiç bir şey yaşamamış gibi tek odanın ortasında bebek gibi oyun oynuyor..
Allah en sevdiklerimizle bizi imtihan edermiş diyorlar..
şimdi dünya tersine dönmüş, anneannem bizim elimize doğmuş gibi..
yemeğini bebek gibi biz yediriyoruz,
altını biz değiştiriyoruz..
asla odada yalnız bırakmıyoruz..
sevdiklerinizin kıymetini zamanında bilin tek tavsiyem..
okula, evliliğe, kariyere kendinizi kaptırıp aman size muhtaç yaşlılarınızı yalnız bırakmayın..



Yorumlar

  1. Ne güzel bir anneanne ne çok şanslısın. Gerçi düşündüm de benim anneannem de böyle değilmiydi zaten. Önce torunlar ve çocuklar, tüm fedakar anneler gibi.
    Dilerim bu güzel günleri sende yaşarsın tatlım. Sevgiler..

    YanıtlaSil
  2. Benim anneannem de öyle olmuştu. Bir yandan yanımdaki anneanneme sarılırken bir yandan da onu çok özlüyordum. Çok zordu çok.

    YanıtlaSil
  3. Benim de babannem alzemhier olmuştu son zamanlarında. Benim adım onun adıyla aynı olduğu için beni farklı severdi. Hep dua ederdi bana. Bana onu hatırlattı yazınız. Allah yardımcınız olsun.

    YanıtlaSil
  4. Ne güzel böyle bir torun sahibi olmak :) Bu arada seni mimledim :)

    YanıtlaSil
  5. Benim de anneannem alzemhier olmuştu.. Çok zor birşey, yazınız çok güzel ve anlamlı. Yüreğinize sağlık..

    YanıtlaSil
  6. juliette :) amin ne güzel bir dua o öyle.. önce hayırlısıyla anne olalım da anane de oluruz inşallah ..


    Handan, başına gelmeyen pek anlayamaz çok doğru.. hafızamız meğer günümüzü güzel yapanmış..

    Kadriye, dua etmeyi hiç unutmuyor ananem.. zaten derler ya akıl çıksa da iman çıkmazmış.. meğer ne çok böyle hastası olan varmış, ben bilmiyormuşum..


    Ms. Grumpy, :) teşekkür ederim , hemen bakıyorum canım..


    Es Life, çok teşekkür ederim.. ne kadar yaygınmış meğer bu hastalık.. bizim ailede ilk kez görüldüğü için hepimizi çok etkiledi..

    YanıtlaSil
  7. benim hiç yaşlım kalmadı üzüldüm şimdi :(

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…