Ana içeriğe atla

kakaolu fındıklı kek ;)


nişanlandım diye pasta börek nasıl yapılır öğrenmeye başlamadım aman yanlış anlaşılmasın :)
börek açmayı zaten biliyorum , kekte biraz acemiydim onun da kıvamını deneye deneye buldum ;)
fındık memleketinde yaşamanın bir artısı evin her yerinden fındık çıkar bizim.. annem hepsini kırdı, rondodan geçirdi de mutfağa elimizin altına koydu baklava yaparız diye.. ben baklavadan anlamam kek için kullanıyorum fındık içini.. nacizane yaptığım bu kekin de tarifini vereyim belki denemek isteyenler olur..

malzemeler:
3 yumurta
1,5 su bardağı şeker
1,5 su bardağı yoğurt
yarım su bardağı sıvıyağ
1 kabartma tozu, çok az karbonat
1 paket kakao
dövülmüş fındık içi
ve un

malzemeleri yazdığım sırayla tek tek çırptım, ben sıvıları çırparım katı malzemeyi kaşıkla karıştırırım. ununu göz kararı koyarım ne çok sulu ne çok kuru olur.. yanlız kakao hamurun kıvamını koyulaştırdığı için ununuzu azar azar koyun ki katı olmasın.. sonra da orta boy bir kek kalıbına döktüm 180 derecede yarım saat pişirdim.. kekin üstü çatlamaya başlayınca fırını kapadım..

tadı browniye benzedi, tek farkı üzerinin ıslak sosu yok ;) hiç yapmadım ama karakız da sanırım bunun üzerine ıslak sos dökülmüş halidir..
bir stres atma araca olarak kek yapmayı önerebilirim son olarak.. hiç beceremeseniz bile yapın olmazsa kimseye göstermeden atarsınız tavuklara :) çöpe atmak yok biz köyde yaşıyoruz herşeyin gideceği yer bellidir burda ;)
afiyet olsun çokça^^


Yorumlar

  1. eline sağlık şekerim nefis görünüyor

    YanıtlaSil
  2. Ellerine sağlık canım benim de evimde fındıklı kakaolu kek var şu an kızlarıma yapmıştım. Hazır sende bahsetmişken bir dilim keseyim hemen :))
    Afiyetler olsun

    YanıtlaSil
  3. müthiş görünüyor..pufidik..deneyeceğim bende..ellerine sağlık..

    YanıtlaSil
  4. yonca mix, teşekkür ederim tatlım :)

    Juliette, tasadüfe bak sen :) aynı zamanlarda canımız çekmiş desene..senin de eline sağlık canım benim.

    yeşimdüşova, inşallah güzel sonuç alırsın yeşimcim :) ben kek kabartmayı öğrenene kadar çok keki heba ettim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…