Ana içeriğe atla

küçük hanımın mobilyaları :)

selamlar arkadaşlar, nasılsınız görüşmeyeli..
ben iki arada bir derede istanbula geldim eşyalarımı alıp geri döndüm^^
tabiki bir haftada olacak iş değil bu olay..
ne istediğini bilerek gitmen gerekiyor alışverişe, 
özellikle binlerce çeşit ve renk arasında beğenemeyip yüzük atan çiftlere söylüyorum :)
internet bulunmaz nimet ki ben de öyle yaptım aylardır bilgisayarda istediğim tarz mobilya baktım..
hem hesaplı hem zevkli hem kaliteli olsun diye ..
ara sıra blog arkadaşım Juliette Koç'u rahatsız ettim..
kendisinden bir kaç fikir ve yardım aldım, onun yazılarını okumak bile fikir veriyordu bana..
ve istediğim tarza , tabiki nişanlıma danışarak karar verdim..
country yatak odası ve chester oturma grubu bizim seçimimiz oldu..
english home havasında açık renkli mobilyalarla çiçekli perdelerle süslemek istedik evimizi..
koltuklarımızın biri çiçekli biri pudra rengi..
yemek masamızın sandalyeleri ve bankı aynı çiçek desenli olunca..
perdede fon olarak çiçekli seçmedim..
nişanlımı ikna etmek zor oldu ama sonunda benim dediğim gibi fonlar sade renkli oldu :)
yatak odasında baza çok önemli bir ayrıntı ve country modellerde baza yok,
siz ayrıca baza alarak yatağın içine yerleştiriyorsunuz..
bizim evimiz fazla büyük olmadığı için vitrin almadık, eşyalar gelsin boş alan kalırsa belki ince uzun bir vitrin alırız diye konuştuk..
eşyaların eve gelmesi bir ay süreceği için erken gittim istanbula..
şimdi sınava girip evdeki çeyizimi alıp ramazanda evimizi donatmaya gideceğiz..
inş tamamlanınca gerçek görsellerle bloguma koyacağım evimizin fotoğraflarını..
görüşmek üzere şimdilik ben bir süre daha kaçıyorum ;)








 

Yorumlar

  1. mervoooşşş..
    ohh ohh işler tamamlanıyor. sınav da iyi geçti mi senden iyisi yok..
    Allah işini rast getirsin datlum!

    evlen de çaya gelelim hadi :*

    YanıtlaSil
  2. Ne tatlı uğraşlar bunlar:-)

    YanıtlaSil
  3. Çok ama çok hoş.. Güzel günlerde eskitin :)

    YanıtlaSil
  4. evleniyor musuuun ayy çok sevindim hayırlı uğurlu olsun canım beniim :)
    Ev de çok hoş olcak anlattıklarına bakılırsa :)

    YanıtlaSil
  5. Sınavın iyi geçsin bolca evinle ilgilen =) Ne güzel yaa çok sevindim çok hoşşşş

    YanıtlaSil
  6. Mervecim çok güzel seçimler yapmışsın. Güzel günlerde aşkla sevgiyle kullanın eşyalarınızı. teşekkür için de ayrıca teşekkür ederim :)) Seni seviyorum :))

    YanıtlaSil
  7. Pudra rengi hangi renk demekten kendimi alamıyorum :) Hayırlı olsun tekrardan. Allah mutlu mesut etsin.

    YanıtlaSil
  8. Hayırlısı canım benim Rabbim ağız tadıyla oturmayı nasip etsin

    YanıtlaSil
  9. Hayırlı olsun, beyazı ben de çok seviyorum. güzel günlerde kullan inşallah :)

    YanıtlaSil
  10. Güzel seçimler;)
    İyi günlerde kullanın inşallah.
    Televizyon ünitesi arıyorum bu aralar ve seçimin hoşuma gitti.
    Nereden bulduğunu paylaşır mısın? ;)

    YanıtlaSil
  11. beyza istanbulda bir çok firmada denk geldim bu mobilyalara.. "benim evim" isimli mağazadan aldık biz.. internet sitesi de var ordan bakabilirsin ;)

    YanıtlaSil
  12. Teşekkürler...
    Baktım da sitede sanırım senin üniteden yok:(
    Belki mağazada vardır;)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…