Ana içeriğe atla

şaka maka evleniyorum..


* allaahımm bu nasıl bir susuzluktur, saatler geçmek bilmiyo boğazım kuruyor Ramazan geldi hoş geldiii :( ay ben başka bişi yazmak için gelmiştim..

şaka maka düğüne bir ay kaldı ve ben hala evlilik modunda değilim dostlar.. nikah tarihimiz 2 ağustos.. evet düğün değil nikah yapıyoruz.. damat beyin oyunla, çalgıyla uzaktan yakından ilgisi olmadığından anlayışlı eş olmak zorunda kaldım ve nikaha razı geldim.. acısını kınada çıkarmak için kına salonu tuttum.. artık orada dökülecek bütün kurtlar..
geçen hafta çeyizlerimi yolladık istanbula, yeni evimize.. annemin doğduğumdan beri biriktirdiği herşey paketlendi ve gönderildi..hiç duygulanmadım , sanki evden çıktılar da ferahladık modundaydık..

kpssye bir hafta kaldı malum, son tekrarları yapmakla meşgulüm.. sınav 5 temmuzda.. sınavdan sonra 7 temmuzda ben, kardeşim ve kuzenim istanbula çeyizimi yerleştirmeye, evi hazırlamaya gideceğiz.. ramazanın bitiminde de kısmetse temelli yerleşeceğim evimize..
evlenmek, çeyiz, eşya hazırlık bunlar dünyanın hem en gereksiz hem de en önemli şeyleri gibi.. o ayrıma henüz varamadım.. ama şunu söyleyebilirim, bir kızın evlenmesi ne kadar zorsa iki kızın aynı anda evlenmesi çok daha zor..

kız kardeşim de 27 ağustosda evleniyor benden bir ay sonra.. zor olmuyor mu diyor herkes evet annemin bize aldığı çeyizleri paylaşırken bir hayli zorlandık! pembe havlu benim olsun, mor çember bana yakışır, beyaz nevresimi ben severek almıştım... sonunda annemin olaya müdahale etmesiyle bölüştük çeyizleri..

az önce şu karikatürü gördüm ilk tanıştığımız zamanlar geldi aklıma.. iki yabancı insanın birbirini tanıması, huylarına alışması ne kadar zor birşey.. biraz sen susuyorsun biraz o, olur mu olmaz mı sonu gelir mi derken işler bu noktalara kadar gelebiliyor.. sonunda da kader deyip çıkıveriyorsun işin içinden.. Allah hepimizin yolunu, kaderini en hayırlısıyla çizsin inşallah.. hayırlı ramazanlar sınavdan sonra görüşmek üzere ;)





Yorumlar

  1. Allah bahtını, gönlünü, yolunu her şeyini açık etsin. Mutluluklar seninle olsun. Hayırlı Ramazanlar... :)

    YanıtlaSil
  2. Ruhsuz Atmaca, aminnnn :))) darısı senin başına olsun inşallah allah gönlüne göre versin..

    YanıtlaSil
  3. Bayadır bloguna uğramıyodum abla ama bu mutlu paylaşımını görünce bakıyım dedim :D hayırlı uğurlu olsun ablacım bir ömür boyu mutluluklar dilerim :) Allah bize de nasip eder İnşallah :) Gelemiyoruz ama kusura bakma abla ancak bu kadar :)

    YanıtlaSil
  4. ayyyyy çok bi sevdim bu yazıyııı :) mutluluklarrr

    YanıtlaSil
  5. ayy nikah en güzeli.. en iyisi en iyisi isabet olmuş, nikah isteyen taraf sen olmalıydın hatta :)
    hayırlı ugurlu olsun iki kız birden çıkacak evden ahh Allah annene sabır versin!
    kpssda başarılar yavrimu. Allah utandırmasın. hadi güzel haberlerle gel :*

    YanıtlaSil
  6. Sınav, ramazan, anneden ve evden ayrılma, evlilik meselesi, hepsi bir arada yormuş sanırım biraz;)

    YanıtlaSil
  7. Evliliğinizi Rabbim hayırlı kılsın inşaAllah.. :)

    YanıtlaSil
  8. Yalçın Güler, teşekkür ederim yalçınnn :) gelmiş kadar olsun gerçekten.. darısı başına olsun;)


    Şımarımtırak Çikolata, teşekkürler canım :)


    Seyhan Abla, öyle mi diyorsun, bakalım nasıl olacak :)) keşke sen de gelebilsen, güzel duaların için aminnn , darısı senin başına inşallah :))


    beyza aydın baser, aynen canım çok güzel özetledin :) yoruldum ve sıkıldım..


    saadeti müstesna, aminnn, çok teşekkür ederim :))

    YanıtlaSil
  9. hadi hayırlı olsuun. :) bi de sana bi ödül verdim blogumda, pazar günüü :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…