Ana içeriğe atla

bir varmış bir yokmuş..

fotoğraflar da olmasa insanlar nasıl evlendiklerini hatırlamakta güçlük çekecekler..
su gibi geçen bir gün..
herkes sana bakıyor ve gülüyor..
doğal olarak bütün gün gülümsemek zorunda olduğun bir gün..
yalnız değilsin der gibi elini bütün gün hiç bırakmayan sevdiğin..
ağlamaklı kız tarafının karşısında tam tersi sevinçle dolaşan erkek tarafı..
iki evet bir alkış..
şipşak kornalarla bitirilen bir gündü anlayacağınız..
o gün evlendiğimin farkında değilmişim meğer..
şimdi fotoğraflara baktıkça daha da belirginleşiyor herşey..
umarım ömür boyu bu fotoğraflardaki gibi hep güldürür bizi hayat...













02.08.14
Mekanlar: Trabzon Faroz Limanı, Trabzon Atatürk Köşkü




Yorumlar

  1. Allah bir ömrü o gün ki gibi umut, mutluluk ve huzur içinde geçirmenizi nasip etsin. Çok güzel çıkmışsınız maşallah :)

    YanıtlaSil
  2. Hamiyet Akan, çoook teşekkür ederim Hamiyet hanım aminnn :))

    YanıtlaSil
  3. maşallah size, bol hengameli, telaşlı bir gün oluyor ama geriye baktığında pek çok ayrıntıyı görebiliyorsun, dilerim bi ömür ilk günki gibi heyecan ve mutluluk dolu olursunuz ;)

    YanıtlaSil
  4. cecilia, hem giderim hem ağlarım modunda geçen bir gündü :) amin canımmm, aynı şekilde sana da eşinle bir ömür mutluluk, huzur , sevgi , aşk dilerim ;))

    YanıtlaSil
  5. O günün nasıl geçtiğini hiiiç anlamıyor insan cidden.
    Bir koşturmaca, bir telaşe... :)

    YanıtlaSil
  6. Gamze Esra, amin canım çok teşekkürler :))


    morumsubalon, teşekkürler efendim :)))

    YanıtlaSil
  7. Mutluluğunuz daim olsun.:)

    YanıtlaSil
  8. Hep böyle mutlu olun:-)

    YanıtlaSil
  9. Mutluluklar dilerim çok güzel bi gelin olmuşsunuz

    YanıtlaSil
  10. beyza aydin baser, bizimki nikahtı extra kısa sürdü sanki aynen canım :))


    bahçeperisi, amin canım inşallah :))


    Handan, amin canım :))


    Şerife Şeker, teşekkür ederim canım :))

    YanıtlaSil
  11. harika çıkmışsınız, maşallah :)
    bir ömür boyu mutluluk huzur hep sizinle olsun..

    YanıtlaSil
  12. maviye iz süren, teşekkürler canımm :)) amin güzel duan için ;)

    YanıtlaSil
  13. ayyyy bayıldım koycam bloguma bu fotoları yaaa :)

    YanıtlaSil
  14. depptone,koycam derkennnn :)) tüm hakları gizlidir heee :p :D

    YanıtlaSil
  15. bakm koydum kiiiii baş köşeyeeee :)))

    YanıtlaSil
  16. deeptone, aaa gerçekten yaptı kız :D bunlar reklam kokan hareketler gibi geldi bana.. senin böyle bir köşen mi vardı yahu... ne zamana kadar orda kalacağım peki :D

    YanıtlaSil
  17. Mutluluklar çok yakışmışsınız, Atatürk Köşkü'nü de özlemişim..

    YanıtlaSil
  18. Reyhane, çok teşekkür ederim :) Atatürk Köşkü hep aynı bembeyaz gelin gibi yaz kış..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…