Ana içeriğe atla

Kova kadınıyım ben!



Burçları severim ben, günlük falım ne olacak, jüpiter beni nasıl etkiliyor gibi bir sevgi değil bu asla!
burcumun özelliklerini merak ederim, beni nasıl tarif ettiği, kaba taslak beni anlatması hoşuma gidiyor sadece bu..
astrologlar arasında da sadece Zeynep Turan'ı takip ederim..
bilmiyorum diğerlerine göre daha samimi buluyorum paylaşımlarını..
bu arada 9 şubat doğumlu kova burcuyum ben  yükselenim de kova!
hani hepimize olur,bir burçtan arkadaşımız olur hiç anlaşamayız sonra o burçtan hep kötü bahsederiz..
tabi bunun tam tersi de olabilir..
şimdi burcumu duyunca ıyyy kovaymış! deyip sayfayı kapatanlar olabilir, ya da aaa kova mı çok severim diyen de olabilir :)
ilk tanıştığım insanlara hemen burçlarını sormayı sevmem..
biraz konuştuktan sonra tahmin etmeye çalışırım bu bana zevk verir..
çünkü az çok bir kovanın kimlerden hoşlandığını anlayabiliyorum artık..
Zeynep hanımın sayfasında bu sefer farklı bir burç yorumuna rastladım aslında amacım onu paylaşmaktı..
Kızılderili Burçlarından siz hangisisiniz diye sormuş? burada 
ben su samuru burcuymuşum ve özelliklerim işte tam olarak cuk diye oturmuş şekilde burada:

Su Samuru(20 Ocak-18 Şubat)
Sevimli, cana yakın, iletişimi yüksek bir yardımsever! / soyadımda Sevim'di zaten çok sevimliyimdir çok öhüm :)

Arkadaşları tarafından sevilen, sayılan bir kişilik /sevilirim ve severim doğrudur..
Duygularını saklamaya meyilli / anneme , kardeşime dahi sarılıp mıç mış sevgi sözcükleri söyleyemem çok doğru bu..
Karşı koyulması zor / istediğimi alırım arkadaş :)
İştahlı, yemek yemeyi seven / dikkat etmezsem yüz kilo olurum, ama yemiyorum! artık evliyim dikkat etmem lazım ;)
İyi bir baba, iyi bir eş / iyi bir anne olacağıma eminim, mikemmel bir eş olma yolunda ilerliyorum :D
Akıllı, cesur / estağfurullah amaöyle söylerler doğrudur..
Esnek ve yardımsever / Esnek derken her duruma çok çabuk adapte olurum onu demiş zaar..
Sosyal yardımlaşma konularına eğilimli / bi yaşlıyı karşıdan karşıya geçirmişliğim yok ama o yaşlıyı evine götürüp, işlerini yapıp iki sohbet etmişliğim var ;)
Güvenilir bir dost / hep sır dinlerim, bazen bu sır kime aitti lan diye düşünürüm :D
Dalgın ve hayalci / alzeihmer olma yolunda ilerliyorum, bazen çok dalgın oluyorum..
Uzak ülkelere gitmeye eğilimli / tek başıma amerikaya gidicem dedim gittim valla!!
İyi bir dert ortağı / güzel dinlerim, iyi dinlerim ;)
Hassas nokta: Sinir sistemi /ani çıkışlarım var benim, kontol edemiyorum bu büyük bir sıkıntı evet :(
Affedici / zaman geçtikçe unutup affediyorum ;)
Özgürlüğüne düşkün / eskiden öyleydi şimdi evlendik bir yere kadar özgürlük ;)

Herkesle dost! / valla güzel final olmuş, herkesle dostum niyeti bozuklardan kaçarım ;)


*Foto alıntıdır.

Yorumlar

  1. Bir insanın kendini tanıması da güzel bişey :)

    YanıtlaSil
  2. bende bi kovayım kiiii :D
    burcumu da seviyorum =)

    YanıtlaSil
  3. Kahve tadında, evet aynrn, nr mutlu kendini tanıyana :))


    Ceylis, sen nerelerdeydin? baya seneler olmuş yazışmayalı ;)

    YanıtlaSil
  4. En cicili bicili en şeker mi şeker bayramlar sizinle olsun :) Mutlu bayramlar..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…