Ana içeriğe atla

güle güle 2014 ;)



Bir ritüel olarak her senenin sonunda, bu sene benim için nasıl geçmiş postu girer olmuşum..
evet gelsin benim 2014 kısa filmim..
olaylar olaylar derler ya, hatırlamaya çalışıyorum da hayatımıza damgasını vuran bir yıl olmuş 2014..
ailenin iki kızı da aynı sene içinde evlenince annemle babam başladıkları yere döndüler,
yani bir başlarına kaldılar anlayacağınız..
2 tanışma, 2 söz, 2 nişan, 2 kına, 2 düğün !
iki kızın çeyiz hazırlığı, eşyası, evi, bitmek bilmeyen eksik listesi..
gelinliği, fotoğrafçısı, kuaförü,düğün mekanı,kına salonu..
ablamın düğününde ne giyeceğim, kardeşimin düğününde asıl ben ne giyeceğim!
anne en güzel yazmaları ablama verdin, bu patikleri ben alacağım, mor battaniye benimdir!
senin mobilyaların daha güzelmiş, yok benim halılarım daha güzelmiş!
anne şu kızına bir şey söyle! hep onun istediği oluyor..
anne ablamın kınasında oynadın benimkinde oynamazsan valla küserim!
eyvah annem ne giyecek!
yok benim düğünümde kırmızı giymedin kızının düğününde elbise aldın!
aman hem ağlarım hem giderim..
oy çok üzülüyorum ailemden ayrılacağım için abi bir pozda böyle çeker misin?
ablaaa ben annemi çok özlüyorum..
ablaaa çok duygusal oldum ben..
ablaaa bilet alsana bana istanbula geleyim...
ablaaa heralde hamileyim...
ablaaa sakın benimki doğmadan sen çocuk yapma..
enişte kızımıza isim düşünün..
sepet sepet yumurta sakın bizi unutmayın...
ne zaman trabzona geliyorsunuz..
...
:)
özet olarak tam da böyle bir yıl geçirdik ve şimdi minnak kızımızı merakla aramıza bekliyoruz..
teyze oluyorum!
anneden sonra sığınacağın en güvenli limandır teyze..
uzakta olsan, ayda yılda bir de görsen teyzen hep ordadır ve sen ne zaman onun yanına gitsen,
sevgisi hiç eksilmeden sever seni..
anne olmadan teyze oluyorum ve kendi çocuğum olacakmış gibi hissediyorum..
benim gözümde kardeşim hala çocuk, bir de o çocuğa nasıl bakacak, keşke orda olsam..
böyle zamanlarda insan keşke annemlere yakın otursaydım diyor işte..
ama herşey seçimlerimizden ibaret ve böyle olmasını da ben seçtim..
eşimi seçtim..
istanbulu seçtim..
hayat bu nereye sürükleyeceği belli olmasa da sağlıklı olsunlar uzaklık sorun değil diyorum..
insan sevdikleriyle mutlu, sevdikleriyle yaşadığını hissediyor..
hayatınızdan sevdikleriniz eksik olmasın..
sağlık, huzur, bereket dolu bir yıl olsun 2015...




*foto: pinterest.com

Yorumlar

  1. okurken ben yoruldum, güzel olduğu kadar yorucu bi yıl olmuş (:
    daha güzel yılların olsun inşallah.

    YanıtlaSil
  2. morumsubalon, sen okurken yoruldun biz yaşarken canım :) hepimiz için çok güzel bir yıl olsun inşallah ;)

    YanıtlaSil
  3. dolu dolu bir sene olmuş. bizde kardeşimle aynı sene evlenmiştik:) çok güldüm okurken:) ne güzel anılarız olmuş.. 2015 te daha güzelleri olsun.. bebişte sağlıkla aranıza katılsın..

    YanıtlaSil
  4. yeşimdüşova, amin canım teşekkür ederim :) kız kardeşin yeri başkadır her zaman, hem güldürür hem ağlatır :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…