su böregi tarifi verdim ^^

18:50:00 Merve Sevim 2 Yorum


küçük hanımın mutfağında geçenlerde anne evinde öğrenilmiş en lezzetli yemek pişti..
su böreği..
şimdilik eşimin işten gelme saatine kadar , ona ne gibi güzel yemekler yapsam aylarını yaşıyorum :)
bu yüzden yemek postlarını daha sık göreceksiniz blogumda,
vakit bol olunca size her aşamasını göstermek istedim su böreğinin..

ilk iş olarak hamuru yoğurmanız gerekiyor..hamur malzemeleri: 6 yumurta, 1 çay bardağı su , bir tutam tuz ve aldığı kadar un.. güzelce ezdiğiniz hamuru limon büyüklüğünde bezelere ayırıp üzerini nemli bir bezle örtün..


sonra tek tek hamurları oklavanızla açıp kuru bir yere serin..


geldik işin en eğlenceli kısmına ;) ocağa büyükçe bir tencere ile su koyun ve kaynatın.. kaynar suyun içine 7 yemek kaşığı tuz atın.. diğer yandan bir leğeni soğuk suyla doldurun.. böreğin içine ne koyacaksanız onu hazırlayın, ben peynirli yaptım.. son olarak da yaklaşık 200 gr tereyağını bir kapta eritin ve tepsinizi yağlayıp böreği hazırlamaya başlayın..

kaynar suyun içine hamurunuzu yavaşça bırakın, kevgirle alt üst ederek hamuru 10 saniye kadar kaynatın.. kevgirle sıcak sudan aldığınız hamuru hemen soğuk suyun içine atın ve elinizle hamurunuzu yavaşça yıkayın.. soğuk sudan çıkardığınız hamurun suyunu iyice süzün ve tepsiye yayın.. tepsiye her hamur yaydığınızda 2 yemek kaşığı tereyağ gezdirin üstünde.. böylece tek tek hamurları sıcak sudan soğuk suya ata ata tepsinize alın.. peyniri ben 5. kattan sonra koydum ve üzerine hamur yığmaya devam ettim.. son olarak böreğinizi bıçakla dörde bölün ve parça parça tereyağı atın üstüne..180 derecelik fırında üzeri kızarıncaya kadar 45-50 dk pişirin ;) anlatırken karışık gelmiş olabilir size ama görsellere bakarak ne demek istediğimi daha kolay anlayabilirsiniz.. şimdiden hepinizin ellerine sağlık, afiyet olsun canlar :)




2 yorum:

sizi sevi_yorum :)

çerçeve ile duvar dekorasyonu

13:20:00 Merve Sevim 4 Yorum

son bir yıldır moda olan çerçevelerle duvarları süslemek benim de aklımın bir köşesindeydi..
düğün telaşından böyle ince ayrıntılara zaman kalmıyor malum,
hem de içine girdiğimiz evimizin neresine ne koysak diye düşünmek daha kolay oluyor..
salonumuz küçük olduğu için vitrin, konsol tarzı mobilyalar almadık biz..
yemek masamızı gösterişli seçelim dedik..
duvarlara tablo mu çerçeve mi asalım derken,
the company mağazasında bu çerçeveleri gördük aldık..
inanın bunları tek tek hizalı şekilde duvara asmak resmen eziyet oldu eşime..
kağıt bantlarla metreyle ölçe biçe üç saatte astık hepsini..
tamam ev bizim olsa da duvara çivi çakmak çok acı verici oldu eşim için :)
gözleri doldu nerdeyse vazgeçelim asmayalım dedim..
evimizle çok uğraştı, çok ilgilendi o yüzden benden çok kolluyor dikkat ediyor herşeye..
velhasılkelam sonuç böyle oldu..
düğün fotoğraflarımızı alınca içlerine siyah beyaz fotoğraflar koymayı düşünüyorum..
ama bu haliyle bile çok şık duruyor bence ;)
sevgiler efenim..





4 yorum:

sizi sevi_yorum :)

küçük hanım mutfakta :)

17:18:00 Merve Sevim 6 Yorum


küçük hanımın mutfağından herkese merhaba ^-^
minnak evimde evcilik oynamaya devam ediyorum, tabiki en sevdiğim yer evimin mutfağı oluyor..
birilerini doyurmak fikri bile güzelken,akşama kadar sizin için çalışan eşinize yemek yapmak çok daha zevkli.
yıllardır özene özene aldığım çeyizlerimi kullanmak ayrı zevkli :)
düğünüme katılamayan arkadaşlarımdan akrabalarımdan ufak hediyeler almaya başladım bu sıralar..
fincan takımları, süs eşyaları geliyor tam da beğeneceğim türden ;)
şimdilik evimizde hiç kimseyi ağırlamadık diyebilirim, 
kız kardeşimin düğünü için bu hafta trabzona gideceğim geldikten sonra davetler başlar sanırım..
internetten tarifler araştırıyorum, merak ediyorum ne yapabilirim diye..
dün incirli muhallebili tatlı yatım, yukarda tabakta gördüğünüz şey  yani :)
ilk kez zeynep ablamın evinde yemiştim çokça beğenmiştim..
bir yemek blogu olmasamda güncemde ara sıra yaptığım değişik tarifleri yazacağım..
ne de olsa günümün büyük çoğunluğu artık mutfakta geçecek :)
tarifi internetten aldığım kadarıyla buraya yazacağım artık yapmak isteyenler olursa diye..

incirli muhallebili tatlı

Kek Malzemeleri:
3 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı un
1 tatlı kaşığı tarçın
1 kabartma tozu
5 tane kuru incir
1 su bardağı çekilmiş ceviz

Kuru incirleri biraz ılık suda bekletin ve  küçük küçük doğrayın, ceviz ile birlikte kek karışımına en son ekleyin, orta boy borcamın içini yağlayın ve malzemeyi dökün, 170 derecelik fırında yarım saat pişirin. (kekin içinde sıvıyağ ve süt tarzı şeyler yok dikkatinizi çekerim^^)

Muhallebi Malzemeleri:
1 litre süt
2 yemek kaşığı mısır nişastası
2 yemek kaşığı un
5 kaşık şeker
1 kaşık tereyağı ya da margarin
1 paket kremşanti

Tereyağ ve kremşanti harici bütün malzemeyi karıştırın orta ateşte kaynayana kadar pişirin, kaynayınca tereyağını ekleyin kapatın ve biraz soğutun. soğuyan muhallebiye kremşantiyi dökün ve mikserle biraz çırpın. pişen keki fırından alın biraz dinlenince 1 su bardağı ılık suya azıcık şeker şeker ekleyip bütün keki ıslatın (isteyen ılık suya 1 kaşık granül kahve koyabiliyor) . son olarak soğuyan kekin üzerine muhallebiyi dökün ve hindistan ceviziyle süsleyin.

görüntüsü normal bir tatlı gibi olsa da lezzeti on numara bir tatlı oluyor :) şimdiden yapacak olanların eline sağlık^^ görüşmek üzere ;)


6 yorum:

sizi sevi_yorum :)

evlenmek ne demekmiş..

21:52:00 Merve Sevim 11 Yorum


Melih Cevdet'e sormuşlar "evlilik nedir" diye:
- Eskiden demiş, kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi biraraya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü, tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi.. o yüzden buna "evlenmek" denirdi..
Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik "katlanmaktır" demiş."

evlilik nedir sorusunun kısa ve net cevabı gerçekten de KATLANMAK mı sevgili dostlar..
hı hı,ben bu lafı çok sevdim, nacizane çiçeği burnunda evli olarak iki kişinin karşılıklı olarak birbirinin herşeyine katlanması gibi geliyor bana..

nazına katlanmak..
huysuzluklarına katlanmak..
sinirine katlanmak..
hastalığına katlanmak..
parasızlığa katlanmak..
derde, sıkıntıya katlanmak..
ömür boyu seninle aynı yolda yürüyen eşinin iyi, kötü, güzel çirkin herşeyine amenna diyip katlanmak..

tabiki evlilik sadece bundan ibaret değil, sen bunlara sabrettikçe katlanan farklı şeyler de var..
o bitip tükenmeyen sevgin katlanıyor..
bağımlılığın katlanıyor..
huzurun katlanıyor..
mutluluğun katlanıyor..
çoğalıyorsun yani aileniz ikiye katlanıyor..
derdini senden önce düşünen, yorulduğunda seni sırtına alıp yoluna devam eden, gözünü yumana dek başının yanında seni koruyup kollayan birinin varlığı ömrüne ömür katıyor..

yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama birbirini gerçekten seven, evliliğin tadını sonuna kadar çıkarmak isteyen insanlar evlensin.. kendine güvenmeyen insanlar asla kimsenin hayalleriyle oynamasın, evliliğe hakettiği kıymeti veremeyen insanlara sitemim.. Allahım herkesin karşısına hayırlı insanlar çıkarsın ;)

üniversitede 4 yıl öğrenci evinde kalmıştım ya hani o yüzden alışmak zor olmadı evliliğe.. sanki mekanlar değişti, bir de yanıma beni çok seven bir erkek koydular , mutlu mutlu burda yaşayın dediler sanki :) şimdilik evlilik hakkındaki düşüncelerim bunlar tabi ilerde fikirlerim değişir mi bilemiyorum :D ama umarım değişmez ^^



11 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Mutlu Son :)

16:36:00 Merve Sevim 17 Yorum

Selamlar arkadaşlar, uzun bir aradan sonra yoğun bir tempodan çıkıp bloguma kavuştuğum için çok mutluyum :) artık düzenli olarak yazılarımı girmeye başlayabilirim.. ara ara da evlilik hazırlıkları hakkında tecrübelerimi sizinle paylaşırım.. biliyorsunuz 4 yıl istanbulda üniversite okumuştum ve bu şehre çok çok alışmıştım.. şimdi temelli olarak buraya yerleşmek nasip oldu bana, bakalım ilerde nelerle karşılaşırız.. henüz düğün fotoğraflarım elime geçmediği için arkadaşlarımın çektiklerinden bir iki tane paylaşmak istedim sizinle..


gelinliğimi avcılarda Bahar Gelinlik'de diktirdim.. kapalılar için fazla seçenek yok zaten abartmaya da gerek yok diyerek hakim yaka etekleri tüllü bu modeli tarif ettik.. normalde benim bildiğim gelinlik için yüz bin prova isterler ama ben sadece bir prova verdim ve trabzona gittim :D bir ay sonra gelinliğim bu halde bana teslim edildi.. trabzonda 2500 olan gelinlik fiyatları istanbulda 1500 olunca burda diktirmeye karar vermiştim..

saçımı da türbanla kapatmak yerine duvakla bu şekilde kapatmak istedim.. olur mu olmaz mı derken çok beğendiğim bir saç yaptı bana kuaförüm.. Trabzonda olanlar için kuaförün adını da vereyim Samyeli Kuaför Uzun Sokakta..

Nihayetinde nikahımızı yaptık ve evimize geldik.. hani bir yazımda düğün istiyorum demiştim ya, yok nikah gerçekten en temizi oldu :) çok yorucu işler bi de bu yorgunlukla hiç 4 saat düğün yapılmazdı bence.. bu arada sonunda benim de instagram hesabım oldu :) takip etmek isteyenler burdan takip edebilir
kucuk_hanimin_guncesi ;)  şimdilik hoşçakalın.. ^^


17 yorum:

sizi sevi_yorum :)