Ana içeriğe atla

film önerisi ;)

çok sık olmasa da vakit buldukça evde sinema günleri yapıyoruz bu aralar..
tatilsiz çalıştığımız bu günlerde siz eğlenceye gidemiyorsanız, eğlence sizin ayağınıza gelsin modundayız..



*Benim Dünyam

Filmin yabancı versiyonu "Black" daha önce izlediğim bir filmdi, o yüzden pek izlemek istemiyordum bu filmi. Ama duygusala bağladığım bu günlerde hadi izleyelim dedik ve filmin sonunda ağlamaktan tıkanan burnuma fıs fıs sıkmakla meşguldüm :S
Kolay kolay ağlamam ama filmdeki öğretmen alzeihmer olunca  direk ananemi hatırladım ve aslında kendi geçmişimi hatırlayarak ağladım ...
Sonuç olarak izlenebilecek güzel bir film tavsiye ederim..









*Sihirbazlar Çetesi 2

Bu filmi de internetteki yorumlardan merak edip izlemiştik. Soluk soluğa izlenecek vakit kaybı olmayan filmlerden biriydi bence. Zaten sihirdi, akıl oyunlarıydı, vay be nasıl yaptılar bu numarayı derken su gibi geçiyor film..










Yorumlar

  1. İlk filmin orjinali bir hint klasiği olan Black'ten uyarlama tatlım, izlemediysen asıl onu izlemelisin bence. Ben ilk Black'i izlediğim için asla ve asla bu filmi izlemek istemiyorum çünkü o filmde resmen mahfolmuştum ağlamaktan...

    YanıtlaSil
  2. Black filmi beni de çok etkilemişti. Hatta "Benim Dünyam"ı henüz izlemedim kıyaslarım diye.

    Sihirbazlar Çetesi çok eğlenceli ve sürprizli bir filmdi. Özellikle haftasonu için gerçekten güzel bir tercih

    YanıtlaSil
  3. İzlenen flimlerden yapılan çıkarımlar da önemli. insanlığa ne vermek isteniyor.

    YanıtlaSil
  4. Benim Dünyamı izlemiştim.
    Beren Saat ve onun çocukluk halini canlandıran kızcağız harika oynuyordu.
    Uğur Yücel de harikaydı.
    Duygusaldı.
    Ne biliyim yaaa, çok duygulanmıştım:(

    YanıtlaSil
  5. Otantik filmleri seviyorum çoğu zaman. Biraz da şiirsel olmalı.

    YanıtlaSil
  6. Yeniler Kendini Hayat, " Black" filmini izlediğimi yazdım zaten canım, ben de sırf o yüzden önyargılı davrandım izlemedim, ama geçenlerde eşimle izledim ;)

    mor rimel, aynen canım, sihirbazlar çetesi her kesimin izleyeceği türden bir film ;)

    Profösör, özellikle insan kendinden bir şeyler bulduğu filmlere daha duygusal yaklaşıyor.. Otantik filmlerden bir kaç örnek verin ben de izleyim :)

    Beyza Aydın Baser, evet ya, beren neyse küçük kız nasıl yapmış o rolü .. şimdilerde aramızda kalsın dizisinde oynuyor o küçük kız, daha dikkatli izlemeye başladım onu ;)

    YanıtlaSil
  7. Beren saati ve küçüklüğünü oynayan oyuncuyu tebrik ediyorum muhteşem bir performans...önce türk benim dünyamı izledim ondan mıdır bilemedim daha sonra orjinalini hiç beğenmedim...Beren saat ve uğur yücel harkulade oyuncular...benim de babaannem aynı hastalıkla mücadele ediyor 10 senedir...dile kolay geliyor ama çok zor...filmin sonun da ağlamamk mümkün değildi zaten...ayrıca kız kardeşinin mektubu okuduğu sahne de duygusaldı...sevgiler...

    YanıtlaSil
  8. benim dünyam ı izleyemedim bir türlü,en kısa zamanda izleyeceğim,iyi ki aklıma getirdiniz :)

    YanıtlaSil
  9. Tülin Akın Ateşal, 10 sene mi? :( çok zor Allah bakana da kolaylık versin, öldürmüyor bu hastalık bu duruma alışın ve hayatınızı ona göre düzenleyin demişti bizim doktorumuz. Allah şifa versin.

    Minik Mini, izle canım, zaman kaybı değil kesinlikle ;)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…