Ana içeriğe atla

kış hazırlığı part1 :)


Geçen sene tembellik yapıp, kışlık fasülyemi, bezelyemi trabzondan annemden istemiştim..
zavallı annem bir valiz doldurmuş gelmişti :)
bu sene fasülyenin kilosu 2 liraya düşünce kendim yapabilirim dedim ve doldurdum pazar çantasına..
pazar fiyatları, kilo olarak fasülye 2, köy patlıcanı 3, barbunya 3 liraydı..
fasülyeleri iki üç dakika haşlayıp soğuk suya attım ve bekletmeden poşetlere bölüştürüp dolaba attım..
barbunyayı haşlamadan çiğden poşetlere doldurdum..
patlıcanları ise ince çubuklar halinde doğrayıp haşladım ve poşetledim..
trabzonda mısır unlu patlıcan tava yaparız biz..
patlıcan aşığı biri olarak her çeşidini severek yiyorum ben, bir gün unlu kızartmasını da çekip koyarım buraya..
araya kaynamış pırasa ise tamamen özlediğim için dünkü akşam yemeğimdi :)
klasik zeytinyağlı havuçlu pirinçli yaptım..
ama biz üzerine limon sıkarak değil yoğurt koyarak yeriz pırasayı..
arkadaşıma söylediğimde çok şaşırmıştı, nasıl yani yoğurtla hiç yemedim demişti..
güzel oluyor valla deneyebilirsiniz :)
sağlıklı günler dilerim...












Yorumlar

  1. Ne güzel! Hep imrenmişimdir böyle kış hazırlığı yapanlara. Tembellik etmeyip kolları sıvama konusunda bana ilham verdin şu an! Kalkıp birşeyler yapasım geldi.. :)

    YanıtlaSil
  2. İpek, mutfağı seviyorsan üşenmiyorsun bence :) yap tabi çok eğlenceli oluyor..

    İki balık, ben de merak ediyorum gerçekten :)))

    YanıtlaSil
  3. Ben yapmaktan çok yemeyi sevenlerdenim :) Ellerine sağlık.Şimdiden afiyet olsun :)

    YanıtlaSil
  4. Ne güzel hazırlamışsınız, kışın afiyetle tüketmenizi dilerim :) Ben de bu sene ilkdefa turşu yapmayı düşünüyorum :)

    YanıtlaSil
  5. Domates ile biberi çiğden doğrayıp mı koydun?güzel görünüyorlar

    YanıtlaSil
  6. Büşra Kahveci, yapan olursa yersin tabi canım , yoksa nerden bulup yiyeceksin :)


    Gamze Esra Ersöz, çok teşekkür ederim, turşu hiç yapmadım deneyin püf noktalarını paylaşın bizimle :)


    ters pabuçlar, canım biber değil onlar, taze fasülyeyi bıçakla ikiye böldüm uzun uzun, bazılarını da klasik kırdım.. fasülyelerin poşetine birer domesi kabuğunu soyarak çiğden küp küp doğradım ;)

    YanıtlaSil
  7. beni de imrendirdin bu yıl yapmayı düşünmüyordum ama görünce çok hoşuma gitti ellerine sağlık

    YanıtlaSil
  8. Becerikli hatunun hali bir başka ^.^

    YanıtlaSil
  9. ay ev hanımı olmuş daaaa :)

    YanıtlaSil
  10. kışın çok iyi bir kurtarıcı oluyor, ellerine sağlık :)
    ben daha başlamadım :)

    YanıtlaSil
  11. Hem çalışırım hem mutfağımı ihmal etmem diyen hamarat bir küçük hanım mı varmış burada :)
    Devamını da bekliyorum, bakalım daha neler depolanacak kış için :)
    Enerjin hiç bitmesiiiin..

    YanıtlaSil
  12. Destina, yap canım kışın kıymetini anlarsın , keşke yapmışım dersin :)


    Yeniler kendini hayat, teşekkür ederim canım, estağfurullah :)


    deeptone, olduk valla :)


    maviye iz süren, özellikle çalışan kadınlar için çok çok önemli bir kurtarıcı oluyor aynen canım :) vakit geçmeden yapmalısın.


    Zeynep, part 2de kışlık melemen yapmak istiyorum ama hala enerjimi toplayamadım zeynep :D

    YanıtlaSil
  13. ellerinize sağlık, bende hazırlayacağım tez zamanda;)

    YanıtlaSil
  14. Feride, aman vakit geçmeden hazırla :) bunların faydasını kışın göreceğiz fazlasıyla ;)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…