Ana içeriğe atla

yaprak sarması :)

bunların hepsi bazı zor işleri kolaylaştırmak için ,
yoksa işten eve gidip sarma sarmayı kimse iple çekmez :)
hadi merve fotoğraf da çekersin, bloga da koyarsın diye diye oturdum masanın başına..
Trabzonda üzüm yaprağı değil karalahana sarması yaparız biz..
üzümü istanbula gelince yapıp yemeye başladım ve çok sevdim..
hatta fazla fazla yapıp buzdolabı poşetine koyup dondurucuya bile attım..
acil misafir olduğunda hemen elimin altında olsun diye..
ama siz yine de bana gelecekseniz önceden haber vermeyi unutmayın :))
sarmanın iç malzemesinde, pirinç, soğan, limon, nane, kuş üzümü, pulbiber, maydonoz ve tuz var...
tabi hem içine hem de pişerken üzerine döktüğüm sıvıyağ..
sizin deneyip beğendiğiniz farklı içler varsa yazın onu da denerim ;)
sağlıcakla kalın..






Yorumlar

  1. Ben domates, pirinç, pul biber, nane, maydanos, tuz ve birazda salça ekleyip pişirirken limon suyu ekliyorum. Ellerinize sağlık :)

    YanıtlaSil
  2. Bol soğan, rende domates, nane, kekik, pul biber, tuz ve bolca zeytinyağ ile kavurup yapıyorum bende :) limon hiç denemedim, bir daha ki sefere deneyeceğim, elinize sağlık..

    YanıtlaSil
  3. Eline sağlık.

    Ben en çok etli lahana sarmasını severim, nam nam :) On kişi saracak bir kişi yiyecek :)

    YanıtlaSil
  4. Biz içinde; pirinç ve biraz bulgur, domates, biber, soğan, sarımsak, maydanoz, karabiber, pulbiber, tuz, biber salçası, zeytinyağı konur ve karıştırıldıktan sonra sarılır.. Üzerine de kuru nana, sarımsak, limon ve yağ ile hazırlanan sosu dökeriz.. ( çok yazdım :))

    YanıtlaSil
  5. bizde domates rendeliyoruz biraz da salça bol zeytin yağı :)
    nefis gözüküyor ellerine sağlık kızım çok seviyor bende sık yapıyorum :)

    YanıtlaSil
  6. Karalahana sarmasının yeri ayrı Tabii:)) Ellerine sağlık..Üzüm yaprağı da çok lezzetli oluyor..

    YanıtlaSil
  7. Ben senin bardaktaki maydanozunu yiyim emi! :))

    YanıtlaSil
  8. Elinize sağlık, afiyetle yiyiniz. Bizde yoğun bulgur az pirinçli ve baharatlı yaparız.
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  9. ay ay ayy maşallaaahh kızımıza tütütütü :*

    YanıtlaSil
  10. güzel yorumlarınız için teşekkür ediyorumm :)) değişik tarifler varmış onları da deneyeceğim merak ettim..

    YanıtlaSil
  11. açlığın üzerine kendime bunu yapmamalıydım ama yapmış bulundum artık:) neyse bir gün yollar kesişir size gelirsem haber ederim çokça buzluktan çıkartırsınız :p

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…